Türkiye Fırıncılar Federasyonu ve Adapazarı Fırıncılar Odası Başkanı Halil İbrahim Balcı İl Genel Meclisi’nin önceki günkü toplantısının konuğu oldu.
Ülkenin en önemli ve üzerinde durulması kaçınılmaz sektörleri arasında yer alır ekmekçilik…
Balcı burada konuşmada, yer yer gündeme taşımaya özen gösterdiğimiz bir konunun altını çizmiş bir kez daha…
Esasen bu sektörde kalite yanında, üzerinde durulması gereken en önemli konudur ekmeğin çöpe gidişi…
Karne ile ekmek alınan kıtlık yıllarını yaşamamış bir neslin çocukları olarak, ekmeğin kıymetini bilmediğimiz bir zaman dilimi içerisindeyiz.
Halil İbrahim Balcı gibi konuya duyarlı yetkili, etkili, ilgili her vatandaşın dilinden düşmez oldu, özellikle son çeyrek asırdaki aşırı ekmek israfı…
Ülkemizde bir yılda yapılan ekmek israfının getirdiği maliyetle 60 adet tam teşekküllü hastane ve 180 adet de okul yaptırmak mümkünmüş…
İşin tüyler ürperten böyle ağır maliyeti yanında, bir de manevi boyutu var, insanı düşündüren…
İnsanlar bundan habersiz ya da duyarsızdırlar ne hikmetse…
Şair Cahit Sıtkı “Hava, su, ekmek” üçlemesinde ekmeği ayrı bir yere koyarcasına mübarek kılmıştır.
İnsan böylesine mübarek bir yiyeceği nasıl olur da çöp bidonlarına fırtatıp atar, buna akıl erdirmek mümkün mü?
Balcı’nın konuşmasının en can alıcı bölümü de burası olmuş.
Üniversite sıralarında İstanbul’da bir günde, ayda ve yılda çöpe atılan ekmeğin maliyetini dile getiren iktisat hocamız ile Balcı’nın yaptığı bilanço benzerlikler taşıyor.
Bu konu sadece Fırıncılar Federasyonu Başkanı Balcı’nın değil, başta belediyeler olmak üzere, tüm sivil toplum örgütlerinin, siyasetçilerin ve okulların gündeminden düşmemeli ki, israfı haram kılmış bir dinin mensupları olarak, bu kötü alışkanlıktan vazgeçilebilsin.
Balcı’ya, bu toplumsal arızayı İl Genel Meclisi’nde ülkenin ve ilin gündemine taşıyan sözleri nedeniyle kutluyor, “Laleler” gönderiyoruz…