Milli Saraylar Genel Müdürü iken, Türkiye Büyük Millet Meclisi Sekreteryası içerisinde farklı bir göreve atanan Cemal Öztaş zaman zaman ilimize gelerek, haftasonları oynanan Sakaryaspor maçlarını kaçırmaz.
Gerek İstanbul'da gerekse Başkent'teki görevi sırasında karşılaştığı her Sakaryalı'ya sahip çıkışı, hemşehri anlayışı, hoşgörüsü O'nu daima aranılan ve sevilen bir bürokrat yapmıştır.
Denizlispor maçını da bu anlayış içerisinde izledi heyecanla...
Yeşil siyahlıların ligin alt sıralarında bulunmasına üzüldüğünün altını çizen Cemal Öztaş, alınan tek puandan dolayı buruk bir sevinç yaşadı.
Maç sonrası sınıf arkadaşı ve kadim dostu Rahmi Sak ile Çark Divan'da buluşup hasret gideren Cemal Öztaş, ülkenin içinde bulunduğu son tablo üzerine görüş alış verişinde bulunarak ayrıldı şehrimizden...
O, her ne kadar diyar-ı gurbette olsa da, gönlü sılada olan bir Sakaryalı olarak bilinir.
Bu duygularla uğurladı dostları O'nu Başkent'e...
Cemal Öztaş'a, Bizim Bahçe'den de bir demet "Manolya" gitsin istedik bu nedenle...

PASTIRMA YAZI VE BAYRAM HAFTASI
Kurban Bayramı gelip dayandı kapıya...
Bu bayramın diğerlerinden ayıran özellikleri saymaya kalksak, sütunlar yetmez.
Öylesine farklı ve anlamlı, bir büyük bayrama koşuyoruz heyecan içerisinde hep birlikte...
Hayır kurumları yarış içerisinde, böyle günlerde mutfağına ve kursağına et girmeyenlere ulaşmak adına...
Bunun yanında çarşı ve pazarlara bereket ve hareket getirmesiyle de, bayramların yeri ve önemi farklıdır.
İşte böyle günler arefesinde, çarşı-pazar, sokak-semt heryerde bir ticari faaliyet, bir alış veriş ortamı oluşmuş durumda...
Küçük-büyük tüm esnafın böyle günlerde yüzü güler daima...
Şehrin merkezi caddeleri olan Uzunçarşı, Çark Caddesi ve benzeri alış veriş merkezleriyle AVM'ler dolup taşıyor adeta.
"Bayram bizim için kurtuluş oldu" diyen çok sayıda esnafa rastlıyoruz.
Bize bayramı bayram gibi yaşamak düşüyor bu ortamda.
Bu duygularla bayramı kutlamaya hazırlanan esnafımızın, istiyoruz ki keseleri dolsun, yüzleri gülsün.
Bu şehirde oturan, suyunu içen, havasını tenefüs eden herkesin alış verişini de şehrimizden yapması gerekir ki, topyekün ve birlikte kalkınalım.
Pastırma yazı alış veriş için uygun bir ortam oluşturacağa benziyor.
Bu duygularla hareket edeceğine inandığımız Sakaryalılar'ın bayramlarını şimdiden kutlamak adına, Bizim Bahçe'den "Mimozalar" gitsin istedik, demet demet...

 

 

DAĞ-TAŞ İNŞAAT...
Asrın afeti sayılan 17 Ağustos 1999 depreminin üzerinden 12 yıl geçti.
Bu süre içerisinde inşaat sektörü durgunlaştı, müteahhitler frene bastı.
Son bir yıl içerisinde bu düşünceyi değiştirecek çarpıcı gelişmeler var ilimizde.
TOKİ'nin yapılaşmadaki tercihi Yenikent ve civarı oldu.
Buna karşın özel yapılaşmada tercih edilen yer, deprem sonrası keşfedilen Serdivan ve özellikle tepeler oldu.
Nereye bakarsan bir inşaatın yükselişi çarpar insanın gözüne...
Deprem, özellikle yüksek yerlerin keşfine yaradı.
Manzara dağ-taş inşaat görünümünde...
Yüksekte yaşamanın ve şehre kuşbakışı bakmanın havası da keyfi de bir başkadır deyip yola çıkan Adapazarlılar, sitelere de ağırlık veriyor.
Bu durum, inşaat sektörünün yeniden ön plana çıkmasına yol açtı.
Yüzlerce çeşit malzemeyi barındıran sektörün canlılığı, ildeki tüm iş kollarını da harekete geçiriyor hiç kuşkusuz.
Havaların inşaat için müsait olması, çalışmaları da hızlandırmış bulunuyor.
Depremlerden ders alınarak ve ölçülere riayet edilerek, yani her yönüyle özen gösterilerek yapılan konutlarıyla ayağa kalkıyor ilimiz.
Bu doğrultuda hizmet veren, işini sağlam yapan, depremlerde ayakta kalacak binalara imza atacak kurum ve kuruluşlara kolaylıklar dileğiyle Bizim Bahçe'den "Şakayıklar" gidiyor.

KÖSEMUSUL'UN ISRARI
SATSO Başkanı Mahmut Kösemusul, sanayici kimliği yanında otomotiv sektörü ile de yakından ilgilenen bir işadamı olarak bilinir.
Üstlendiği sorumluluğun bilinciyle hareket ederek, bu şehre birtakım kazanımlar sağlamak adına yola çıkmış bulunuyor.
TİGEM için verdiği mücadele, olumlu bir sonuç vermese de o doğrultuda tamamen ümitlerini yitirmiş değil.
Bunun yanında, Başbakan'ın gündeme getirdiği yerli otomobil konusunu, ilin gündeminde sıcak tutmaya özen gösteren bir anlayışla yürütüyor çalışmasını.
Her fırsatta bu konuda ısrarcı olduğunu gösterir bir tutum sergiliyor.
İstiyor ki ülkemizde yapılacak ilk yerli otomobilin yeri, ilimiz olsun.
Tutar mı, demeyin.
Zira bu konuda yapılaşmayı sağlayacak geniş alanlara sahibiz.
Sadece SATSO ve Başkanı Kösemusul değil, bu konuda sözü olan siyasetçi bürokrat, sanayici sanatçı, büyük harfle konuşur ve sesini gür çıkartırsa ilimiz yerli otomobil üretim üssü olabilir.
Aksi halde kuş yuvadan uçar, bize de arkasından bakmak düşer, trene bakar gibi...
Kösemusul'a ve O'nun figanına kulak verecek herkese ve kesime Bizim Bahçe'den "Siyah Laleler" gönderiyoruz, şimdiden.