Bu öyle bir oyun ki yeryüzündeki katliamların, isyanların, vahşetlerin ve zulümlerin tek sebebi…

Bildiğiniz tüm komplo ve senaryoları da unutun…

Size Habil’in yere yıkılışından,zulümlerin ana sebebinden bahsedeceğim...
Rivayet odur ki insandan önce yaratılmış, insana benzeyen ama Âdemfıtratında  olmayan canlılar yaşarken yaratıcılarına isyan etmişler...
Yaratıcı Azazil’i yani sonradan İblis olacak hizmetlisini gönderirve bu canlıları helak ettirir...
Buraya kadar ister hikâye, ister efsane deyin ama sonrası açık ve net...
Sonrasında yaratıcı bir insan yaratacağını söyler ve malum hadise cereyan eder...
Melekler, “Yine bozgunculuk yapacak birini mi yaratacaksın” diye sorduklarında Allah, “Benim bilmediğimimi  biliyorsunuz? Ben tüm isimlerin bilgisi kendisinde olan bir Âdemoğluyaratacağım” der ve o yaradılışa secdeyi emreder...
Malum Azazil, yeni adıyla İblis olarak huzurdan kovulurken bir şey ister ve şöyle der: “Madem bir Âdemoğlu Rabbim’le arama girdi; bana müsaade et ben de onlarla senin arana gireyim...”
Nisa Suresi 118 ve 119. Ayetlerde şöyle buyuruluyor:

“Allah o şeytana lanet etti. Ve o da: ‘Elbette senin kullarından belirli bir pay alacağım, onları mutlaka saptıracağım, onları boş kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar, onlara emredeceğim de Allah'ın yaratışını değiştirecekler’ dedi. Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost edinirse, şüphesiz o, apaçık bir ziyana uğramış olur…”
Bu ayet başlı başına ahir zamanı anlatıyor…
Ama ben özellikle“Hayvanların kulaklarını yardıracak ve yaratılışlarını değiştireceğim” sözüne nazar edeceğim…
Şeytan, Âdem yüzünden kovulmuştur ve tek gayesi insanı Ademlik’ten çıkarıp hayvanlaştırmaktır...
Bütün savaşlar, tuzaklar, hırslar şeytanın insanı insanlıktan çıkarma amacına yöneliktir…
Üst akıl, derin devlet, Siyonizm’in dünyayı yönetmesi, para, savaş; bunların hepsi göz boyama taktiğidir…

Esas amaç Âdem’i canavar ve isyankârbir hayvana çevirmekve Ademlik’ten  çıkarmaktır…

“Peki, çıkmış mıdır insan Ademlik’ten, olgunluktan ve kulluktan” derseniz işte size birkaç haberden örnek:
Japonya'da adam ailesini kıyma yapmış dolapta saklayarak arada bir ziyafetçekiyormuş...

Çin’de cenin yemek lüks bir meziyet...

Anne yeni doğan çocuğunu yemeye kalktı…

Adam kızına ve kendi öz annesine tecavüz edip yedi...

Elli bıçak darbesi ile eşini öldürdü...

DAİŞ koyun keser gibi insanları kesti...

Hindistan'da dört kollu altı gözlü çocuk doğdu...

Bunlar sıradan hadiseler mi?
Dikkat edin ilk klonlama olayı hayvan kulaklarınınarkasındaki hücrelerden yapılmayabaşlandı…

Üstün ırk, ölümsüz, hastalanmaz, yıkılmaz savaşçılar üretme çabasının başlangıcını bize bilim olarak sundular...
Testler bile yapılmadan genetiği değişmiş gıdalar piyasayasürüldü…

Biyologların dediğine göre daha fazla verim alınsın ve uzun süre dayansın diye domatese akrep geni, patatese köpekbalığı geni, hububata insan embriyosu katıldı…

Her türlü gıdanın genetiği ile oynanıyor ve bunların bizde yansıması acımasız insanlar, merhametsiz adamlar ve isyankârruhlar şeklinde oluyor...
Bu durum bize yeme içme düzensizliği ile azar azar veriliyor…

Dikkat edin fıtratımız bozuluyor, insanlıktan uzaklaşıyoruz ve İblis gerçek arzusunu dahada aşikârbir şekilde gerçekleştirmeye başladı…

Peki, neyapacağız, ne yapmalıyız?

Şunu iyi bilelim ki bizden yenidünya kurmamız istenmiyor; yememizle, içmemizle, edebimizle adam gibi Âdem ve kul olmamız isteniyor…

İşte o kadar...