Komşufırın ilimizi tercih eden tanınmış markaların sonuncusu olarak Çark Caddesi eski Kığılı mağazası yerinde faaliyete geçti.
Açılış gününe rastlayan bir tepkiyle Fırıncılar Odası Başkanı Halil İbrahim Balcı'da işletmeye karşı olduğunu belirtir açıklamalarda bulundu.
Haber dün gazetemizin manşetinde 'Komşa kavgası' başlığıyla gündeme taşındı.
Her iki tarafta olayı kendi zaviyesinden değerlendirdi.
Burada haklı olan tarafın kim olduğunu anlamak adına sorup soruşturup, gidip görüp inceleme yapmak gerekirdi, bizde öyle yaptık.
Konşufırın'ın her köşesini inceledik.
Aşağıda iki soğuk hava bölümü oluşmuş.
Soğuk hava depolarının biri meşrubat ve içeceklere, diğeri eksi 18 derecede zincirleme yöntemle şehrimize gelen ürünlerin depo edildiği bir buzhaneye ayrılmış.
Hamurla uğraşan yok, fırın yok.
Gelen mamul yada yarı mamulü ısıtacak ki, şehrin muhtelif yerlerinde, pek çok kafeteryada rastladığımız elektrikli ısıtıcı var.
Depodan alınan ürünler burada ısıtılıyor ve yenecek hale getirilerek sıcak sıcak servis yapılıyor.
Komşufırın marka tescili bir isimden ibaret. Sattığı fırın ürünleri olduğundan bu ismi markalaştırmışlar sanırım.
Mamüllerini beğendim, kaliteyi ön plana almışlar. Çeşitlerinin albenisi var. Bu sahada rekabeti ve kaliteyi arttıracak bir yeni konsept oluşmuş eski Kığılı'nın yerinde.
Yani ortada Fırıncılar Odası Başkanı Halil İbrahim Balcı'nın iddia ettiği gibi bir durum yok. Onun ileri sürdüğü argümanlar bu yerleşimde geçersiz.
Kendisi de gidip inceleyebilir.
Hal böyle iken Sakaryalının her yönüyle güvenebileceği türde gıda maddesini yeme, tüketme hakkına karşı gelmek doğru mudur?
Neyi eksik diğer illerden ilimizin.
Balcı, yeni ve tanınmış bir markanın ilimize gelmesini teşvik etmeli ki başkanlık yaptığı oda üyeleri de aynı kalitede üretim yapabilsinler.
Sanırım gidip görüp incelediğinde aceleyle yapılmış itirazlarının ne derece yanlış ya da doğru olduğunu görecektir.
Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı'ya bu bilgiler ve incelemeler ışığında elini vicdanına koyup düşünmesi adına Bizim Bahçe'den yeni mahsül fulya çiçeği gönderelim istedik.
§§§§§§§§§§§§§§§§§§§§§§
SERDİVAN'DA BİR ÖRNEK İNSAN
Saygın, hoşgörülü, yardımsever insanların neslide sayısı da giderek azalıyor ne hikmetse.
İyi insanların Diyojen misali elde fener, gündüz gözüyle arandığı günler, aylar, yıllar yaşanıyor ne yazık ki.
Kimi güler yüzüyle, kimi tatlı diliyle kimi de davranışlarıyla iyi insan olduğunu gösterir. İşte buna çarpıcı bir örnektir bugün Bizim Bahçe'ye düşen fotoğraf.
Serdivan Tekel yokuşunda Karşıyaka Camii'nin cadde tarafında oturan bir Serdivanlı vatandaş evinin önüne bir çeşme yaptırmış.
Üzerine yazmış, 'Hayrat'
Hep dikkatimi çekmişti. Ne güzel bir davranış diye geçiririm her defasında içimden, o yokuşu tırmanırken. Şimdi bu tür hareketlere rastlanılmaz oldu.
Mezarlıklar haricinde hayrat kelimesine rastlamak mümkün değil nerdeyse.
Onun için Serdivanlı amcanın bu güzel tavrı hep dikkatimi çeker.
Bu defa hayratı daha anlamlı kılan yenilikler eklemiş. Fotoğraflayıp amcaya bir çiçek göndermek düştü gönlüme. Bir kova su koymuş altına çeşmenin.
Bu sıcakta kavrulan sokak hayvanlarını düşünmüş anlaşılan. Çeşmenin yanına da ellerin yıkanması için sıvı sabun koymuş.
Bu davranış istedim ki gelsin gündeme. Ve örnek olsun insanlarımıza.
Bakarsınız hayrat sahiplerinin çoğalmasına yol açarız birlikte.
Bu duygularla Bizim Bahçe'den 'orkideler' gönderiyoruz Serdivanlı Amcaya bu anlamlı davranışı nedeniyle...
YAVUZ DENİZ'İN AĞABEYİ VEFAT ETTİ
Şehrimizde en eski celeplerden biri olarak tanınırdı Fikret Deniz bir zamanlar.
Uzun süredir İstanbul'da kasaplık yapıyordu.
Yenicami'nin eski ve ünlü büyüklerinden Bahriyeli Mustafa Amca'nın çocuklarından biriydi.
Aynı zamanda Bonsuvar Yavuz'un ağabeysi olan Fikret Deniz yıllar sonra dönüp geldiği ilimizde emeklilik günlerini yaşarken rahatsızlandı.
Geçen hafta sonu 84 yaşındayken de hayata veda edip yalancı dünyaya konup göçenler kervanına katıldı.
Cenazesi Salko Cami'nde kılınan namaz sonrası Erenler'de toprağa verildi.
Fikret Deniz'e Yüce Mevla'dan rahmet, Deniz ailesine acılarını paylaşır, sabırlar diliyoruz.
AHMET NERGİZ'E GEÇMİŞ OLSUN
İzmir'in efesi Altay futbol takımının eski oyuncularındandır Ahmet Nergis.
Bu nedenle daima sporun içinde olmuştur. Yıllar önce yerleştiği şehrimizi çok sevdi.
Boya ticaretiyle iştigal ediyordu.
Kısa sürede büyük atılımlar gerçekleştirdi. Ünlü markaların bayiliğini alarak işlerini genişletti.
Sakaryaspor'u sever, ancak Fenerbahçe deyince akan sular durur onun dünyasında.
Sakarya Fenerbahçeliler Derneği Başkanı oldu bu nedenle.
Sosyal etkinliklere katılımı sevindirici boyutlardadır.
Renkli ve farklı bir kişiliğe sahiptir.
Beklemediği bir rahatsızlıkla karşılaşmış.
Soluğu Amerikan Hastanesi'nde almış. Doktorlar derhal operasyon gerekir deyince ameliyata alınmış. Başarılı bir operasyon geçirmiş.
Sağlığı giderek düzelmiş. Sıkıntılar sona ermiş. Eski neşeli haline dönmüş.
Biz yine de Ahmet Nergis'e Bizim Bahçe'den geçmiş olsun dileğiyle iri bir demet şifa çiçeği ıtır gönderelim istedik.
AKŞAHİN YENGE VEFAT ETMİŞ
Gazetemizin uzun süre Spor Müdürlüğü'nü yürüttü Yaşar Akşahin.
Futbolun içinden gelmedir. Kapanan Gençlerbirliği'nde güvenilir bir savunma oyuncusu olarak tamamladı futbol hayatını.
Ailesine, işine ve eşine bağlı bir emekli maliyeci olarak yürütüyor hayatını şu sıralarda.
Duyduk ki kaybetmiş değerli eşini.
Kriz gelince Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılmış hasta.
Yoğun bakımda yer olmayınca o da alıp hastasını Gebze'ye götürmüş.
Orada yapılan tüm müdahalelere rağmen yalancı dünyaya konup göçenler kervanına katılan Akşahin Yenge'ye Yüce Mevla'dan rahmet, Yaşar Akşahin'e acısını paylaşır, sabırlar diliyoruz.
