“Akşam yemeğimi yedim ama yine de canım bir şeyler istiyor.”

“Tokum ama televizyonun karşısına geçince mutlaka bir şey yiyorum.”

“Gündüz diyetime çok dikkat ediyorum, bütün düzenim akşam bozuluyor.”

Danışanlarımdan en sık duyduğum cümlelerden bazıları bunlar. Aslında akşam saatlerinde ortaya çıkan yeme isteği, çoğu zaman yalnızca “iradesizlik” ile açıklanabilecek bir durum değil. Bunun altında gün içerisinde yeterince beslenmemek, alışkanlıklar, stres, uykusuzluk, duygusal ihtiyaçlar ve çevresel uyaranlar gibi pek çok farklı neden bulunabiliyor.

Peki akşam yemeğimizi yedikten sonra neden hâlâ mutfağa gitmek istiyoruz?

Gün içerisinde çok az yemek akşamı zorlaştırıyor

Akşam saatlerindeki yeme isteğinin en önemli nedenlerinden biri, gün içerisinde gereğinden fazla kısıtlamaya gitmek.

Sabah kahvaltısını geçiştirmek, öğle öğününü küçük tutmak, “Akşam nasıl olsa yemek yiyeceğim” düşüncesiyle gün içerisinde kendini fazla sınırlandırmak, akşam saatlerinde artan açlıkla sonuçlanabiliyor.

Vücudumuz gün boyunca yeterli enerji alamadığında akşam saatlerinde daha yoğun bir yeme isteği ortaya çıkması şaşırtıcı değil.

Bu nedenle sağlıklı beslenmek, gün içerisinde mümkün olduğunca az yemek anlamına gelmiyor. Tam tersine, kişinin ihtiyacına uygun ve dengeli bir beslenme düzeni oluşturmak akşam kontrolünü de kolaylaştırıyor.

Peki gerçekten aç mıyız?

Akşam yemeğinden sonra mutfağa yöneldiğimizde kendimize şu soruyu sormak oldukça önemli:

“Gerçekten aç mıyım, yoksa canım sadece bir şeyler mi istiyor?”

Fiziksel açlık genellikle yavaş yavaş ortaya çıkar ve farklı yiyeceklere karşı daha esnek olabilir. Duygusal veya alışkanlığa bağlı yeme isteğinde ise belirli bir yiyeceğe karşı yoğun istek duyabiliriz.

Örneğin “Ne varsa yerim” şeklindeki bir açlıkla “Şu an mutlaka çikolata yemeliyim” şeklindeki istek aynı şey değildir.

Bazen bedenimiz yemek istemez; beynimiz alıştığı davranışı tekrar etmek ister.

Televizyon karşısındaki otomatik atıştırmalar

Akşam yemeğinden sonra koltuğa oturuyoruz, televizyonu açıyoruz ve birkaç dakika sonra elimiz kendiliğinden mutfaktaki atıştırmalıklara gidiyor.

Burada açlıktan çok alışkanlık devreye girebiliyor.

Beynimiz belirli ortamları belirli davranışlarla eşleştirebilir. Televizyon = çerez, film = cips, kahve = çikolata gibi bağlantılar zaman içerisinde otomatikleşebilir.

Üstelik ekran karşısında yemek yerken ne kadar tükettiğimizin farkına varmak da zorlaşır. Birkaç parça diye başladığımız yiyeceklerin miktarı fark etmeden artabilir.

Bu nedenle özellikle akşam saatlerinde ne yediğimiz kadar, nerede ve nasıl yediğimiz de önemlidir.

Akşam yemeğinden sonra ne yapabiliriz?

Öncelikle akşam yemeğinin yeterli ve dengeli olduğundan emin olmak gerekir. Yeterli protein, sebze ve kişinin ihtiyacına uygun karbonhidrat içeren bir öğün, tokluk sürecine yardımcı olabilir.

Yemekten sonra hâlâ bir şeyler yeme isteği varsa kısa bir yürüyüş yapmak, dişleri fırçalamak, şekersiz bir içecek tüketmek veya mutfaktan uzaklaşıp farklı bir aktiviteye yönelmek işe yarayabilir.

Ancak burada amaç kendimizi sürekli aç bırakmak veya her akşam “hiçbir şey yemeyeceğim” diye katı kurallar koymak değildir.

Gerçekten fiziksel açlık varsa bunu görmezden gelmek de doğru değildir. Önemli olan açlık ve isteği birbirinden ayırt etmeyi öğrenmektir.

Küçük bir farkındalık testi

Akşam yemeğinden sonra mutfağa gitmek istediğinizde kendinize üç soru sorun:

1. Karnım gerçekten aç mı?
2. Şu anda belirli bir yiyeceği mi istiyorum, yoksa herhangi bir yiyecek yeterli olur mu?
3. Şu an yemek istememin nedeni açlık mı, yoksa stres, sıkıntı, alışkanlık veya yorgunluk mu?

Bu üç sorunun cevabı, aslında ihtiyacınız olan şeyi anlamanıza yardımcı olabilir.

Bazen ihtiyacımız olan şey bir parça çikolata değil; günün stresinden uzaklaşmak, biraz dinlenmek, uyumak ya da sadece kendimize zaman ayırmaktır.

Unutmayalım; akşam yemeğinden sonra bir şeyler yemek istemek tek başına sağlıksız beslendiğimiz anlamına gelmez. Önemli olan bunun ne sıklıkta olduğu, ne kadar tükettiğimiz ve bu davranışın altında hangi ihtiyacın bulunduğudur.

Kilo kontrolü yalnızca “Ne kadar yedim?” sorusundan ibaret değildir. Bazen asıl soru şudur:

“Neden yedim?”

Bu sorunun cevabını bulabildiğimizde, beslenme düzenimizi değiştirmek çok daha kolay hale gelir.

Kaynak: Yeni Sakarya gazetesi