Akıl sorumlu olmanın vazgeçilmez unsurudur. Bu değişmez bir kaidedir. Aklı olmayanın sorumluluğu yoktur. Akıl öyle bir araçtır ki veya öyle bir hammadedir ki kullanmak için gene ona ihtiyacınız vardır. Doğduğumuzda akılla beraberiz. Sorumluluk ilerideki yaşlarda akilbalik denilen çağda başlıyor. Yani o yaşa gelinceye  kadar aklın yardımcısı olan duyu ve duygularımızın toplamı  veya topladıklarımız   bizleri sorumlu yapmaktadır. Belki de eskiler eğitimin  adını marifet diye bundan koymuşlardır. Çoğulu olarak da maarif demişlerdir. Bu aklı akıllı olma durumuna getirmek için yol gösterici olarak neyi seçmemiz lazım?  Bu kadar kitap belki de bunun için yazılmıştır. Akıllı olmanın yolları bir bir gösterilmiş.  Saptırıcı da bize yaptıklarımızı akıllı insan ameli diye göstermiyor mu?  Yeni bir laf çıktı üst akıl diye. Bir şeyin üstü varsa altı.sağı,solu kuzeyi ,güneyi vardır. Pek iyi üst akıl varsa altı akıllı olur mu?  Olursa üst aklın kölesi olmaz mı ?  İnsan başkasının suçuyla cezalanabilir mi?  Başkasını misal gösterilenin dışında akıllı kabul edip  bütün hayatını onun izniyle geçirirse başkasının suçu kendi suçu olur  İnsan üst aklın dediklerini değişmez olarak kabul ederse kendi ne  olur?  Oysa ki bize akıl etmez misiniz ?  Diye bir sual de var .  Akıl etmek için ne gibi kıstaslarımızın olması gerektiği hakkında köklü donatılmamışsa  ve nasıl kullanması gerektiği hakkında birileri yol gösterici ise o ancak aslını yaşatan bir kukla olmaz mı?  Bizler bu düşüncenin içine aklıselimi koyabilir miyiz?  Yani doğruyu eğriden ayırabilme yeteneği. Diyanet aklıselim i şöyle tarif etmiş

Terim anlamı itibarıyla de duyu algılarını kavramlar altında toplamanın yanı sıra metafizik çıkarımlar da yapabilen çok işlevli bir yetidir

Aklın görevi yalnız algılamadır. İyiyi kötüden ayırt etmenin dışında ahlaki bir görevi  yok mu dur? Burada aklıselim girmez mi?  Akıllı hareket etmek demek aklıselim ile hareket etmek demek değil midir?

Pek iyi bu yeteneği ne ile elde edeceğiz?  Bu bizim dünyadan neler beklediğimizle orantılı.  Eğer derdimiz bu dünyayı sahiplenmekse kimseye kalmadığı ayan beyan ortada.

Yeteneği o mükemmel insanın dediği gibi “nefsini kontrol altına alıp ölümden sonrası için çalışan kimsedir” diye anlayıp aklıselim olmaktan başka çaremiz kalmadığının anlaşılmasını dilemekten başka çaremiz yok. Kerameti kendinden menkul sananların bir şey olmadıklarını ne zaman göreceğiz?

Onlara hidayet dilemekten başka yapılacak bir şey yok.