Bahçeli'nin Formülü ve Türkiye'nin Yeni Dengeleri…
Siyasette bazı cümleler bir dönemi kapatır, yeni bir dönemin kapısını aralar.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 6 Ekim’de ortaya koyduğu “Yürütmede Erdoğan, yasamada MHP; Türkiye’de Cumhur İttifakı, dünyada Türk Asrı” formülü işte böyle bir cümledir.
Bu sadece bir ittifak tarifi değil; 2028’e uzanan bir yol haritası, açık bir irade beyanıdır.
Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden adaylığını desteklerken, MHP’nin Meclis’teki ağırlığını artırma hedefini ortaya koymaktadır.
Bu formül Türkiye’ye ne söylüyor ve nasıl işlemelidir? İşte yeni paradigmanın 5 sacayağı;
1. GÜÇ İSTENİYORSA, SORUMLULUK DA ÜSTLENİLMELİDİR
MHP’nin yasamadaki ağırlığını artırma hedefi, beraberinde tarihi bir sorumluluk getirir.
Meclis’te güçlü olmak, sayısal çokluk değildir.
Güçlü Meclis şu demektir;
• Kanun yapma kalitesini artırmak;
Torba yasalar yerine, ihtiyaca yönelik, uygulanabilir yasalar.
• Denetim işlevini işletmek; Yürütmeyi frenleyen değil, dengeleyen ve hatadan döndüren bir denetim.
• Bütçe hakkına sahip çıkmak; Kamu kaynağının her kuruşunun hesabını sormak.
Yol Haritası; Yeni dönemde Cumhur İttifakı’nın vaadi, “daha çok vekil” değil, “daha etkin Meclis” olmalıdır.
2. ANKARA’NIN HESABI, ANADOLU’DA KARŞILIK BULMALIDIR
Siyaset 2028’i konuşuyor.
Fakat millet bugün yaşıyor.
Emekli geçim derdinde, gençler gelecek arayışında, esnaf ayakta kalma, üretici maliyet hesabında.
Hiçbir siyasi formül, milletin mutfağındaki yangını söndürmedikçe tek başına başarılı olamaz.
Yol Haritası; Siyasi istikrar, toplumsal refahla taçlandırılmak zorundadır. Ankara’da kurulan her denklem, 3 somut soruya cevap vermelidir;
1. Bu karar emeklinin, asgari ücretlinin cebine ne katıyor?
2. Gence ülkesinde kalmak için nasıl bir umut veriyor?
3. Üreticiyi ve esnafı nasıl ayakta tutuyor?
İttifakın bekası, Anadolu’daki karşılığı kadardır.
3. DEVLETİN İTİBARI ADALETLE KORUNUR
Kamu kaynakları, makam sahiplerinin değil, 85 milyonun emanetidir.
Yeni paradigmanın en hayati eşiği burasıdır;
• Yolsuzluk iddiası varsa, kimden gelirse gelsin sonuna kadar araştırılmalıdır.
• Ne siyasi kimlik dokunulmazlık sağlamalı, ne de siyasi aidiyet peşin hükme gerekçe yapılmalıdır.
• Devletin imkânı şahsi menfaate, kamu görevi ayrıcalığa dönüşmemelidir.
Yol Haritası; Güçlü devlet, karar alma hızıyla değil, hukuku herkese eşit uygulama kabiliyetiyle ölçülür. Adalet gecikirse, güven sarsılır.
4. YENİ PARADİGMANIN MERKEZİNE MİLLETİ KOYMAK
Türkiye’nin ihtiyacı sloganlar değil, standartlardır.
Aranan yeni paradigma;
Güçlü Devlet, Etkin Meclis, Hukukun Üstünlüğü, Hesap Verebilir Yönetim ve Müreffeh Millettir.
Yol Haritası; 2028’e giden yolda başarı ölçüsü seçim aritmetiği değil, milletin hayatındaki değişim olmalıdır.
Adalet yerini buldu mu?
Liyakat esas oldu mu?
Gelir adaleti sağlandı mı?
SON SÖZ; ÖLÇÜ MİLLETTİR
Bahçeli’nin formülü önümüzdeki dönemin tartışmasını başlatmıştır. Önemli olan bu formülün içinin nasıl doldurulacağıdır.
Siyasi ittifaklar değişir, dengeler yeniden kurulur. Değişmeyen iki ihtiyaç vardır; Devletin adalete, milletin güvene olan ihtiyacı.
Unutulmasın; devletin gücü makamlarla, siyasetin itibarı sloganlarla ölçülmez.
Yeni paradigma aranıyorsa adres bellidir;
Güçlü Devlet, Adil Düzen, Müreffeh Millet.
Selam ve Dua İle
Ne Zaman İnsan Oluruz?
“Devlet Ebed Müddet Olduğunu Anladığımızda”
KAYNAK: YENİ SAKARYA GAZETESİ