Bu haftaki konumu, son yazımı gönderdikten sonra belirlemiştim aslında. “Sevmek” eylemini ikinci defa anlatarak hakkını vermek istiyordum. Fakat güzel ülkemde yaşanılan en kibar ve oluru olan tabirle yazıyorum “gariplikler silsilesi” beni iki çift söz söylemeye itti…

Olayları yazmadan önce en zor ve abuk ihtimali yazalım ve sevmek konusuna uzaktan bağdaştıralım… Züğürt tesellisi gibi olacak ama inandıkları kutsal maneviyatı fazla sevmekten yaşanılan durumun ciddiyetini ve vahametini kavrayamamış insanlardan dolayıdır diyelim, inanalım…

Fazla uzadığının farkındayım o yüzden konuyu anlatalım ve öyle yorumlayalım. Zaten gündemi biraz takip ederseniz bilirsiniz muhakkak. Tokat Müftülüğü Kutlu Doğum Haftası vesilesiyle bir garip kutlama yapıyor. Ve “Kuran-ı Kerim” dizaynlı pasta kesiyor, fotoğraflar çekiliyor.

Bu nasıl bir şuur kaybıdır. O toplantıda bir tane bilinçli inanan yok mu biz ne yapıyoruz diyecek? Bunu yapanlar hoca, vaiz, müftü. Cemaatin durumu nasıl acaba? Umarım atasözünün doğruluğu yoktur…

Peygamber Efendimiz ’in (s.a.v.) yıkmak için mücadele ettiği Cahiliye Dönemi gülünç âdeti yaptıkları putu yemeyi hatırlatıyor. Tarihte ve toplum olarak dönemler değişiyor ama görüyoruz ki bir yerlerde hala o dönemde olanlar kalanlar var…

Bazen bana neci olmak gerekir. Herkesin günahı kendine denmeli amazaten İslam düşmanları inançlarımızı küçük düşürmek için malzeme ararken siz niye buna fırsat tanıyorsun. Sadece sizin inancınızla değil Kutlu Doğum Haftası yaptığın Peygamber Efendimiz ’in (s.a.v.) inancıyla da dalga geçilecek; siz bunun vebalini sahiplenecek misiniz?Cevap korkarım hayır olacağı için, size gösterilen tepkileri doğal karşılamalısınız.

Ağır konuşmaktan korkulur ama kızgınlığımı dindiremiyorum. Kendimi alim ulema olarak görmüyorum ve o raddeye gelmek için kırk değil, kırk milyon fırın ekmek yemem lazım biliyorum ama bazı sözüm ona büyüklerin yaptığı davranışlar aklım almıyor.

Sadece inanç meselesi değil son cümlem. Gördüğüm, yaşadığım her alanda karşıma çıkan olaylara ben böyle yapmazdım demiyorum, niye böyle yapmışlar diyorum. Arada kalın bir çizgi var. Fikir ayrılıkları olması doğal ama insanlarda akıl ayrılığı olunca, fikirleri doğal olmuyor ne yazık ki.

Belki biraz mütevazılıktan uzak biraz da kibre yakın ama yaşadığım bir olay sonrası sosyal medyada yazdığım bir cümleyi ilave ederek sizinle paylaşmak istiyorum. “Bazı insanlar benden büyük değil sadece benden daha önce doğmuş” ve “benden daha akıllı değil sadece daha fazla okumuş”…

Yazımın veda kısmını yazarken Tokat Müftülüğünün açıklamasını okudum ve pastayı öğrencilerin yaptığı ifade edilmiş. Peki, öğrencileri eğiten kim? Onu da geçtim öyle bir vahim olayda gülerek fotoğraf kestirmek niye?

Lütfen bir cümleyi söylemeden, işi yapmadan önce biraz düşünün. Önceleri bir şey olmaz sanıyoruz ama o cümle ve işle beraber şuurumuzda gidiyor yavaş yavaş…Allah’a(c.c.) emanet olun...