Yurdumuzda, Afrika'da kıtlıkla boğuşan halka yardım konusu bir başka ülke ile mukayese edilmeyecek duygusallıklar taşıyor...
Somalililer bu kıtlıktan en fazla etkilenen ülke olarak biliniyor...
Açlık ve susuzluk alıp başını giderken, Türkiye gibi pek çok ülke de yardıma koşuyor, bu geniş çaplı drama...
Olaylara farklı bir pencereden yaklaşanlar, emperyalist ülkelerin gönderdiklerini yardım olarak değil de, borç ödeme olarak yorumluyorlar...
Diyeceksiniz ki; ekmek bulamayan, suyu olmayan fakir halkın ne alacağı olabilir zengin ülkelerden?
"Yıllarca Afrika kıtasının doğal zenginliklerini sömürü yoluyla alıp götürenleri bu yardımlar kurtarmaz" diyenlere hak vermemek mümkün mü, işin içerisine girip, meselenin aslını öğrendikten sonra?
"Somalili korsanların yaptığı iş; hakkını söke söke almak iken, onların üzerine asker gönderenlerin yaptığı yardımları hayırlı bir iş gibi kabul etmek doğru mudur?" sorusuna gel de cevap ver, göğsünü gere gere, bakalım...
Bu pencereden bakıp da Aden Körfezi'nde fidye için tanker kaçıranlara korsan mı diyelim, yoksa haklarını illegal yollardan da olsa almaya kararlı gruplar mı?
Dün Afrika'yı acımasızca sömürüp, her türlü zenginliğini alıp götüren emperyalist ülkelerin, bugün yardım konusunda iyi niyetli olduğu söylenebilir mi?
Buna rağmen yapılan yardımların yerini bulması ve halkın bir ölçüde de olsa yüzünün gülmesini olumlu bir gelişme olarak görmek mümkün...
İbretle izleniyor yardımlara rağmen, orada yaşanılan insanlık dramı...
Dileğimiz; kansere yakalanmış insanları aspirin tedavisine tabi tutmak gibi bir şey olan geçici yardımların, mazlum ülkeleri güçlü ve özgür hale dönüştürecek uyanışa vesile olmasından yanadır...
Bu duygularla ve iyiniyetle karınca kaderince yardıma koşan insanlara, ülkelere Bizim Bahçe'den bir demet "fesleğen" gönderelim istedik, yine de...
CUMALI'NIN GAZABI!
Serdivan Kızılay Şube Başkanı Mehmet Fatih Temel'in ihtiyaç sahibi bir hanıma yaptığı yardımı dolamış haberine...
Sadece dolamakla kalmamış, adamcağızı bir dövmediği kalmış...
Temel ne yapmış?
Yardım yaptığı kadınla birlikte fotoğraf çektirip medyaya servis etmiş...
Hoş değil Temel'in yaptığı anladık da, bunu ona hatırlatmanın yolu, yöntemi böyle saldırgan bir tutum olmamalıydı...
Adam yardım yapıyor mu?
Yapıyor...
Bunu Allah rızası için mi, yoksa reklam amaçlı mı yapıyor?
Tercih ona ait...
O ikinci şıkkı seçmiş...
Neticede bir yaşlı hanımın büyük bir sıkıntısını gidermiş...
Fena mı olmuş?
İşin kârı da, zararı da ona ait...
Yardım yapanı illaki uyaracaksan bu hoş olmayan tavrı nedeniyle, onu yardım arzularını tamamen törpüleyecek dingillik yerine, olumlu ve ılımlı bir yol seçilse daha iyi olmaz mı?
Bizim moral değerlerimizde makbul olan "sağ elin verdiğini, sol elin görmemesi"dir...
Aslolan da bu değil mi?
"Böyle yapılsaydı yardım daha yerine oturmaz mıydı?" demek varken, adamı yardımlardan soğutacak bir uslup kullanmak, yılların tecrübeli habercisine hiç yakışmadı...
Cumalı'nın dingilliği, Mehmet Fatih Temel'in hoş olmayan yaklaşımından farksız...
"Kaş yapayım derken, göz çıkarmak" diye buna derler sanırım...
Bilinir ki; hiçbir kalbe kapısı kırılarak girilemez, Cumalı...
Daha zarif, daha nazik bir dil kullansaydın, yaptığın haberi taçlandırırdın, oysa!
Ama bil ki, yardımı böyle yapmayı tercih edenin yaptığından, çok daha kötü bir iş yapmışsın, eski Müftü Şark'ın deyimiyle "Tingilleşerek"...
İnsanların yardımlaşma, yardım etme duygularına saldırmanın da bir ölçüsü olduğunu hatırlatarak Güngörzade Cevdet'in yetiştirmesi yerli Savaş Ay'a Bizim Bahçe'den iri dikenli "kaktüsler" gönderelim istedik, ustasını pas geçerek...
ALİ DÜNYA'YA
ACİL ŞİFALAR...
Demokrat Parti Genel İdare Kurulu üyesi, sevilen siyasetçi Ali Dünya'yı Irak'taki işleri hayli yormuş olmalı ki, yürürken zorlanır olmuş...
Muayene için gittiği doktoru acil ameliyat önermiş...
Belinde fıtık oluşmuş...
Bir an önce iyileşip partisini toparlamak ve Irak'taki işlerinin başına dönmek isteyen başarılı iş adamı Acıbadem Hastanesi'nde bugün ameliyat oluyor...
Dünya Kardeşler'in, bu arada dostlarının duası kazasız, belasız ve kolay bir operasyonla sancılarından kurtulması içindir...
Ali Dünya'ya şimdiden acil şifalar ve kolaylıklar dileğiyle Bizim Bahçe'den "ıtırlar" gitsin istedik, bu nedenle...
DÜZELTME...
Geçtiğimiz hafta Pazar Filemiz'de "Çöplük yer değiştiriyor" başlığı altında Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yılmaz Güney’i içine alan bir habere yer vermiştik...
Sevmemiş şair ruhlu Hocamız Yılmaz Güney, bu haberi...
Düzeltmesini istemiş haberin kaynağı olan "Bu Şehrin Müfettişi"nden....
Yılmaz Hoca hassas duyguları olan değerli bir eğitimcidir...
Onun üzülmesi, bizi de üzer...
Bu nedenle "Şehrin Müfettişi" adına düzeltme yapalım istedik, üzüntüsünü paylaşarak...
"Sakarya Üniversitesi’nde geçmişte bir şekilde bulunmuş, şimdi hükmü kalmamış, tarihin tozlu sayfalarına tevcih edilmiş, miatlarını doldurmuş ve tarihteki yerlerini almış (eski) sâbık ve sâkıt mebus, nâzır, bürokrat veya kendilerini kalburüstü sayan, vatan kurtarma uğruna kendilerini feda etmiş zevat giremeyecek şeklindeki sözler tarafımdan ifade edilmemiştir, ‘Bu Şehrin Fahri Müfettişi’nce ‘vebali söyleyenin boynuna’ yüklenen yukarıdaki sözler bana ait değil" diyen Doç. Dr. Yılmaz Güney'e Bizim Bahçe'den iri bir demet "orkide" gönderelim istedik, üzülmemesi dileğiyle...