Gölün serinlettiği, yıldızların selama durduğu bir gecede kutladı Sapanca 11. Şiir Akşamları'nı...
Kalabalık bir şiirsever topluluğun doldurduğu İnsan Hakları Parkı'nda, birbirinden hisli yüreklerden fışkıran dizelerle coştu Sapancalılar ve konuklar...
Vali Mustafa Büyük, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Mustafa İsen, eski-yeni milletvekilleri Ali İhsan Yavuz, Erol Aslan Cebeci, Emniyet Müdürü Ali Bilkay, Sapanca Kaymakamı Osman Sarı ve Belediye Başkanı İbrahim Uslu'nun takip ettiği bu anlamlı gecenin düzenlenmesinde emeği geçen İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Yorulmaz'ın yanında Fahri Tuna, Müjgan Zaman gibi görünmeyen kahramanların da adının altını çizmek gerekir...
Tanınmış edebiyatçı ve şair Hilmi Yavuz'un da bir süre izlediği bu duygu dolu gece, her yıl bir öncekinden daha canlı ve dinamik bir şekilde yürüyor geleceğe...
Azerbeycanlı hanım şairin kendine has şivesiyle okuduğu şiir yanında Zaman gazetesi yazarı ve "Dağların ardına bakmak" kitabının yazarı, şair Bejan Matur'un okuduğu şiir de hayli alkış aldı, ilgi çekti...
Gecenin geç vaktine kadar süren program, Lale Otel'de verilen resepsiyonla sona erdi.
Bir yeni "Sapanca Şiir Akşamları"nda buluşmak ümidiyle gölün sihirli manzarasından kopup giden şairler unutulmaz anılarla ayrılıyordu ilimizden...
Bu güzel geceye uluslararası bir marka değer katma uğraşı içerisinde olan tertip komitisine ve tüm emeği geçenlere istedik ki Bizim Bahçe'den iri bir demet "orkide" gitsin...
BARO BAŞKANININ İNADI
Sakarya Baro Başkanı Nihat Nalbantoğlu, engin mesleki tecrübesi yanında saygın bir hukukçu olarak bilinir ilimizde...
Uzun süren politika yaşamını noktalayıp, mesleğine sarılınca dört elle, popüleritesi ve saygınlığı da o nispette artmış oldu...
Sapancalı olmanın ve burada oturmanın hazzıyla doludur her zaman...
Avukatlık bürosu ile Yenikent Adliye Binası arasında hafta boyunca mekik dokuyan Nalbantoğlu, bir acele günde yakalanır trafik polisine...
Normal bir seyir içerisindedir...
Polis memuru arabanın içine bakar ve "Beyefendi devam ediniz" der...
Bir anlam veremez buna Nalbantoğlu... Sorar: "Niye durdurdunuz?"
Memur aynı nezaketle, bir daha, "Devam ediniz efendim" der...
Damarı kabarmıştır bir kere...
"Suçum yoksa niye durdurdunuz, varsa nedir?" Israr eder inatla...
Memurun verdiği cevap karşısında şoka uğrar...
"Baro Başkanı'na kemer takma uyarısı yapmak zor geldi bana."
Nalbantoğlu, "Bundan sonra beni emniyet kemerini takmadan görürsen durdurmak bir yana, ceza bir yana, ehliyetimi yırtmazsan sana hakkım helal etmem" der ve devam eder yoluna...
Bazı olaylar vardır "sonucu insan hayatı üzerinde derin izler bırakır..."
Nalbantoğlu da böyle bir intiba uyandırmış. O gün bugündür emniyet kemersiz yola çıkmaz, araba kullanmaz olmuş...
Bu olaydan çıkardığı ibretlik ders nedeniyle Baro Başkanı Nalbantoğlu'na insanlar adına uyarı olması dileğiyle Bizim Bahçe'den bir demet "mimoza" gönderelim istedik...
HER KELİN BİR BERBERİ
Türk İş Mali Sekreteri ve Demiryol İş Sendikası Genel Başkanı tanınmış sendika lideri Ergün Atalay'ın bir özelliği var... Tüm ihtiyaçlarını hafta sonları geldiğinde ilimizden karşılamaya özen gösterir genellikle...
Bu konuda son derece milliyetçi duygular taşır...
Buna Sakaryaspor'a olan ilgisini de katmak gerekir...
Böyle bir zamanda yakaladık Serdivan yolu üzerindeki Star Erkek Kuaförü'nde tıraş olurken...
Berberi, terzisi, ayakkabıcısı şehrimizde olunca her gittiği yerde sohbetin sazına vurur gönlünce...
Sakaryaspor'la başlar; ölenle kalanla, düğün dernek, spor siyasetle devam eder sohbeti Atalay'ın...
Bu defa öyle olmadı. AK Parti'nin aldığı oy ve buna paralel ilimizden yükselen bakan talebi aldı önceliği...
Malum olay sonrası hassa bir terzi gibi ölçerek, biçerek konuşuyor... Onun için ağzından baklayı kapmak hiç de kolay olmuyor...
İşçiler açısından zor bir döneme girildiğini belirten Atalay, hükümetle başlatılacak çetin pazarlıkların hesabıyla şimdilik bir başka şey düşünemez olmuş...
"Sakarya'dan başkente gidip de Ergün Atalay'ı görmeden gelmek Roma'ya gidip de Papa'yı görmemeye benzer" diyen çok sayıda Sakaryalı'ya da yardımcı olmayı görev kabul eden bir anlayışı büyütür sinesinde daima, bu yaman sendika lideri...
İstedik ki ona da bir demet "leylak" gitsin Bizim Bahçe'den...
MUHAMMED YUŞA'NIN SÜNNETİ
İlimizin güçlü iş adamlarından Bülent Karaaslan Prensi Muhammed Yuşa'yı kalabalık bir davetlinin iştirak ettiği düğünle sünnet ettirdi...
Dün 13.00-17.00 saatleri arasında Sapanca Özkum'da gerçekleşen sünnette kirveliği Arif Öztürk yaptı...
Delikanlılığa ilk adım gününde Muhammed Yuşa'nın sevimli ve sempatik hali konukların da ilgisini çekti...
Emine - Bülent Karaaslan'a Muhammed Yuşa'nın damat olacağı yılları da görmesi ve yaşadıkları bu ilk mürvet gününe renk katması adına "kuşkonmazlar", günün kahramanı Muhammed Yuşa'ya ise pembe "güller" gidiyor, geçmiş olsun dileğiyle Bizim Bahçe'den...