“Mayıs hayatımız gibiydi. Doyasıya âşık olduğumuz, tekrar tekrar sevişsek de o hep özlediğimiz yere bir türlü ulaşamadığımız, bu yüzden acı çektiğimiz, acı çektikçe hasretle bağlandığımız sevgilimiz gibiydi mayıs ayı...” CEZMİ ERSÖZ
Mayıs; tabiat coşkusunun tavan yaptığı, bolluk ve bereketin hüküm sürdüğü, turfanda meyve ve sebzeleri, muhteşem güneşin tatlı tatlı içimize akıttığı enerjisi ile kışın ve bahar yorgunluğunun tamamen geride bırakıldığı enerjisi yüksek bir ay. Bedenle ruhun inceden inceye didiştiği zıtlıkları içinde barındırması nedeniyle de en sevdiğim aylardan biridir.
Hayatta her şeyin, her insanın, bitkinin (enerjisi ile buzlaşmış karı delip çıkması çiçek açması ona kardelen denmesi) ağaçların, hayvanların (kedileri okşarken negatif enerjinin yok olması) eşyaların (bazı eşyalardan niye vazgeçemeyiz) bir enerjisi vardır.
Çekim Yasası da bir enerji yasasıdır. İstenileni de istenmeyeni de hayatımıza çeker. İşte korktuğum şey başıma geldi deriz ya istenmeyeni hayatımıza çekmişizdir o an. Bunu çok istiyordum oldu dediğimiz şeylerde aynı. Kendimizi mutlu, heyecanlı, başarılı hissettiğimizde etrafa pozitif enerji yayarız. Kendimizi üzgün, kızgın, incinmiş hissettiğimizde etrafımıza da negatif enerji yayarız. Evrene ne gönderiyorsak iyilikse iyilik, kötülükse kötülük o misli misli bize geri dönüyor. Bu evrenin bir yaratanı olduğunu, enerjinin sebebini asla unutmamak lazım. Kaderimiz bizim elimizde olmayabilir ama bize bahşedilen enerjiyi doğru kullanmak elimizde. Aşağıda Nil Gün’ün Çekim Yasası kitabından alıntılar var. Enerjimizi verimli kullanabilmek için rehber olabilir.
- Evren her şeye “evet” der. Ben başarabilirim, dersen başarırsın.
- Söz, düşünce, duygu ve davranışlar bizi etkiliyor. Sadece niyet yeterli olmaz. Davranışların ile niyetini göster. Olumsuz şeyleri duygusal yatırım yapmadan dile getirebilirsin. Aksi takdirde uzak dur. Değerlendir ama yargılama. Yargıladığımızda, yargıladığımız özelliği kendimize çekiyoruz.
- Kıskançlık ile Evren’e “o bende yok” mesajını veriyoruz. Evren bunu onaylıyor. Ne yaparsak kendimize yapıyoruz.
- Hayatınıza gelen olaylara dikkat edin. Mesajı aldığınızda tekrar eden olaylar biterler. (bu gerçekten doğru ben yaşadım mesajı aldığınızda olay bitiyor -mesaj rüya ile- de gelebilir)
- Bu dünyadaki öncelikli amacımız kendimizi tanımak olmalı.
- Sen enerjini artırdığında, eskiler, düşük frekanslar hayatından çıkar.
- Enerjisi yüksek insanlar ile bir arada olmak için enerjini yükseltmen gerek!
- Enerjini yükseltmek için: Aktif teslimiyet içinde ol, Olumlu Düşün, Ver-Paylaş. Neye ihtiyacın varsa, onu ver. Para ver, sevgi ver, zaman ver.
- Tohum ek ki, çiçek açılsın. Doğada her şey önce veriyor, insan hariç.
- Şükran duy, Şükret. Düşün, hiç teşekkür etmediğin bir arkadaşın sana ne kadar süreyle vermeye, yardım etmeye devam eder? Hayatında nelere şükran duyuyorsun? Evin, yiyebildiğin yemek, ailen, arkadaşların? Şükür duymayınca bir şey gelmez.
- Kızgınlık içinde isen yumruğunu sallıyorsan, avucun kapalı demektir. Almaya hazır değilsin demektir. Avucun açıksa almaya hazırsın.
- Niçin değil nasıl diye sor. Nasıl çözebilirim diye sor. Olduğun yerden bir basamak üste çık ve bak. Belki o zaman daha rahat görebilirsin.
- Bil ki, hayatımıza giren her insan bir armağan getirdi. Armağanı görürsen sen gelişirsin. Her insan bir özelliği gösteriyor. Biz birbirimiz eğitmeye geldik. Kimse bizi mutlu etmek için gelmedi. Mutlu insan sen ol ve yay. Mutluluğun iyileştirici gücü var.
- Bu yaşamı cennete çevirmek için ne yapabilirsiniz ve cennet için cehennemden geçmek gerekmiyor. - Hayatınızın mimarı sizsiniz. Enerjimiz devasa ama biz kırıntılar ile yaşıyoruz. Saraydayız ve sarayın bodrumunda bir tek odada yaşıyoruz.
- Kendinizi sevmek anahtar. Kendinizi sevmeye söz verin.