Fenerbahçe ve Sakaryaspor, yönetim ve başkan değişikliği yanında teknik komite ve teknik direktör seçiminde bir anlamda “kader birliği” yapacak benzer bir yönetim anlayışıyla sezona girdi…
Yıkılmaz sanılan yılların başkanından görevi devralan Ali Koç ile yeni sezona giren Fenerbahçe nasıl ki artık yerli-yabancı ayırımının geride kalmasıyla ulusaldan uluslararası boyutlara ulaşan ve futbol piyasasını tanıyan ünlü menajerle işe başladıysa, Sakaryaspor da göreve devam edeceği izlenimi veren Başkan İsmail Gürses’ten sonra yepyeni ve spor kamuoyunun tanımadığı bir başkanla aynı yol ve yöntemle transfer sezonuna girdi…
Geçen yıldan kalma birkaç oyuncu yanında yepyeni bir teknik heyet ve teknik direktörle lige hazırlanan takım hakkında şu aşamada yorum yapmak yanlış olur…
Ancak şu var ki, içinde bulunduğumuz grubu en iyi bilen yılların emekli futbolcusu Murat Hacıoğlu ve yeni hoca Ahmet Yıldırım’a güven duymaktan gayri yapacak ve yapılacak hiçbir şey yok…
Tercih olarak yönetimin, transferleri iki teknik adam ve iki futboldan sorumlu yöneticinin inisiyatifine bırakması doğru ancak yapılan işin pratikte takıma ne kazandırıp ne kaybettireceğini görmek için maçların başlaması şart…
Erkan Sezgin gibi futbolun içinden gelen bir yönetici ile işini hayli seven Cumhur Genç bu büyük sorumluluğun altından kalkmak adına gereken titizliği gösteriyor olmalı…
Tanımadığımız futbolculardan kurulu yeni kadronun uyum sağlayıp başarıyı yakalaması, sanıldığı gibi kolay olmaz…
Ekip bütün olarak önce ve ivedilikle bu sorunu giderip “uyumlu bir kadro” sahaya sürmek zorundadır...
Geçen yıl son maçta kaçan şampiyonluğun acısı sıcaklığını korurken, yangını söndürecek sonuçlar alacak, çıtası yüksek bir beklenti olduğunu hatırlatmak isterim…
Sakaryaspor taraftarının beklentisini, şampiyonluk dışında hiçbir başarı karşılayamaz...
O nedenle yönetim ve kadro, ateşten bir gömlek giydiğini bilmek ve ona göre hareket etmek zorundadır…
Bu duygularla başta yeni Başkan Cevat Ekşi, sonra teknik ekibe ve tüm futbolculara “Sakaryaspor formasının ağır olduğunu, taşımanın herkese nasip olmayacağını” hatırlatır, zoru kolay kılacak bir çalışma ortamında başarılar diliyoruz, Bizim Bahçe’den giden “Yeşil siyah laleler” eşliğinde…