Okurlarım hatırlayacaklardır yerli otomobil Sakarya’da üretilsin ve adı SAKARYOTO olsun diye yazmıştım. Aslında yerli otomobilin ismini koyarken Japonların şivesini de düşünmedim değil hani. Benim düşüncelerimi Bilim ve Teknoloji Bakanımız Sayın Nihat Ergün de düşünmüş sanırım. Japonya’yı ziyareti sırasında Toyota Dünya Başkanı Fuijo Cho’nun konuğu olmuş. Ve kendilerinden Sakarya’da ürettikleri otomobil modellerinden birinin adını SAKARIA koymalarını istemiş. İşin enteresan tarafı isimleri tutturamadık ama eğer böyle bir çalışma yapılırsa Sakarya adına olumlu bir gelişme olacaktır. Seat genelde otomobil markalarını İspanya’daki şehirlerden oluşturur. Ibiza ve Cordoba gibi. Bu aslında şehirlerin tanıtımında önemli bir rol oynar. Yani ilin ismini anımsatacak bir adın araba modeline verilmesinin olumsuz hiçbir tarafı yok.
Toyota, Sakarya’daki fabrikasında 180.000 araç üretim kapasitesine sahip fakat bu kapasitesinin yarısını kullanabiliyor. İlk etapta onların bu kapasitesini kullanmaları için farklı modelleri de ilimizde üretmelerini sağlayacak çalışmaların ve alt yapının oluşması lazım. Bu kapasitenin artması demek iki kat istihdam sağlanması demek. Toyota’nın ürettiği otomobiller içerisinden en iyi işçiliğin Sakarya’da olduğunu da düşünürsek aslında kazan-kazan politikası gibi de düşünebiliriz.
Üretim kapasitesinin artması için 2 öneri sunabilirim:
Birincisi, Toyota’nın ticari araç üretimine yönelmesi ve bu üretimi Sakarya’da yapması ki bunu Sayın Nihat Ergün’de kendilerine öneri olarak sunmuş. Bir öneri de benden olsun; Dünyada üretilen 3 hibritle çalışan arabadan 2 si Toyota tarafından üretiliyor. Hibritle çalışan araba üretimi yapan firmalara ya da hibrit ile çalışan araba alan alıcılara vergisel indirim konusunda çalışma yapılırsa en azından hibritli araç üretimi için Toyota’yı ilimize çekme şansını yakalarız hem de çevreye duyarlı bir yaklaşımda sergilemiş oluruz diye düşünüyorum.
Bakanlığın ilimiz ile ilgili bir isim önerisinde bulunması akıllarının bir köşesinde Sakarya olduğunun bir göstergesi olabilir mi? Neden olmasın?
Sayın Nihat Ergün’ün aklının bir köşesinde Sakarya’nın olması neden önemli? Aklınızdan geçeni hemen yazıya dökeyim. “Yerli otomobil üretimi”. Bu konuda başarılı olmak için yetkililerden doğru hamleleri bekliyoruz. Son dönemde her ne kadar fazla gündemde olmasa da Sakarya’nın ekonomisi için yerli otomobil üretim merkezi olması Kocaeli’nden, Bursa’dan çok daha fazla ilimiz için önemli.
SATSO 25 Mayıs- 05 Haziran tarihleri arasında Yerli otomobil üssünün Sakarya olması için bir çalış tay düzenliyor. Önemli firma temsilcilerinin katılacağı bir çalış tay olacak. Aslında beni sevindiren konulardan biri de proje ve hibe işlerine gönül vermiş bir kişi olarak bu çalış tayın bir MARKA projesi ile gerçekleşiyor olması.
Umarım faydalı olur. Umarım yapılan lobi çalışmalarına ciddi bir katkı sağlar. Ben kesinlikle bu etkinliği desteklediğimi söylemek istiyorum. Fakat şunu da unutmayalım yerli otomobili üretecek firmalar bu işlerde o kadar profesyoneller ve o kadar iyi AR-GE birimleri var ki Sakarya’nın ne kadar elverişli olduğunu biz Sakaryalılardan daha iyi biliyorlar. Tabi ki biz düzenleyeceğimiz çalış taylar ve seminerlerle ilimizin tanıtımını yapalım. Bunlar yapılması gereken faaliyetler ama sanırım doğru adres Ankara gibi geliyor bana. TİGEM’de olduğu gibi olmasın doğru bir güç birliği ile adrese teslim bir iş yapmak konunun çözümü açısından çok önemli.
Hafta sonu evimde değildim. Klasik Eskişehir ziyaretindeyim. Arkadaşlarımın tabiri ile deplasmandaydım. Yana yakıla da derbi maçını izlemek istiyorum. Bulunduğum yerde de Lig TV yok. Dışarda bir mekan da izlemek işime gelmedi işin açıkçası. O zaman sadece bu maçı satın alalım Digitürk’ten izleyelim diye düşündük.
Düşünmez olaydık bir maçı izleme bedeli 80 TL. . Ne kadar fırsatçıyız değil mi? Deprem olmaya görsün hemen yağmalarız. Play Off olmaya görsün Lig TV abonesi olmayanı adeta cezalandırırız. Play Off oynanmasını eleştiren arkadaşlara pek anlam vermezdim ama haklılarmış. Meğerse niyet farklıymış!
Edebiyat ile ilgileniyorum bu aralar. Oğlum Yalın’dan ve işten fırsat bulursam okumaya çalışıyorum desem daha doğru olur. Paulo Coelho’nun şu sözü dikkatimi çekti. Hoşuma da gitti sizlerle paylaşmak istedim.
“ Hayat bazen insanları, birbirleri için ne kadar çok şey ifade ettiklerini anlasınlar diye ayırır.”
Sözün özü kıymet bilmek sanırım! Sağlıcakla kalın. Haftaya tekrar buluşmak dileğiyle.
