Tarihteki başarılı kişilikler -bir Napolyon, bir da Vinci, bir Mozart- her zaman kendilerini yönetmişlerdir. Bu, büyük ölçüde onların başarılı olmasını sağlayan etmendir. Fakat bunlar nadir insanlarda rastlanan istisnai kişiliklerdir ve sıradan insanların yaşam sınırlarını aşan olağan dışı yetenek ve başarılara sahiptirler. Artık çoğumuzun, hatta doğuştan mütevazı yeteneklere sahip olanlarımızın bile kendimizi yönetmeyi öğrenmesi gerekecek. Kendimizi geliştirmeyi öğrenmek zorundayız. Yönetim biliminin dehası Peter F. Drucker " Managing Oneself" isimli bu makalesinde kendini yönetmeyi anlatıyor. Makale çok uzun bu yüzden sadece yazı başlıklarını kısaca alıntılayabildim bu alanda. İnsanın kendi farkındalığına varması açısından mükemmel bir yazı. Yazının tamamını internette bulabilirsiniz ve mutlaka okumalısınız. İş hayatında fark yaratmak, değişim, gelişim gibi kelimelerin önemine vurgu yaparken bu vurguyu kendimize de yapmamız gerektiğini hatırlatıyor Drucker.
Şirketler ve kurumlar, SWOT analizi ile var olan güçlü yönlerinden ve fırsatlardan en üst düzeyde yararlanmak, tehditlerin ve zayıf yanlarının etkisini en aza indirmek için plan ve stratejiler geliştirirler. Drucker’in makalesi de bir nevi bireysel swot analizi.
Güçlü Taraflarım Neler? Nereye ait olduğumuzu bilmemiz için güçlerimizin fakına varmamız gerekiyor. Güçlerinizi ortaya çıkarmanızın tek yolu, geribildirim analizidir. Ne zaman kilit bir karar alırsanız ya da kilitli bir eyleme geçerseniz, sonuçta ne beklediğinizi bir kenara not edin. Dokuz veya on iki ay sonra asıl sonuçları beklentilerinizle karşılaştırın. İkincisi, güçlü yanlarınızı geliştirmeye çalışın. Üçüncüsü, akıl açısından kendini beğenmişliğinizi yetersiz kılan bir cehalete nerede sebep olduğunu keşfedin ve bunun üstesinden gelin. Bir İşi Nasıl Yerine Getiririm? Okur Mu, Yoksa Dinleyici Miyim? Nasıl Öğrenirim? Yazarak öğrenen insanlar vardır. Bazı insanlar çok fazla not alarak öğrenirler bazı insanlar ise konuşarak öğrenirler. Değerlerim Nelerdir? Bu ahlaki bir soru değildir. Bir işin, kısa vadeli sonuçlar için mi yoksa uzun vadeye odaklanarak mı yürütülmesi gerektiği de bir değerler sorunudur. Nereye Aidim? Nereye ait olduğunu bilmek, sıradan bir insanı – çalışkan ve yeterli –ama gerçekte vasat – seçkin bir çalışana dönüştürebilir. Katkım ne olmalıdır? Buna yetmek için, üç farklı öğeye yönelmelidirler: Durum neyi gerektiriyor? Güçlerim, işleri yerine getirme yöntemim ve değerlerime dayanarak, yapılması gereken neyse ona en büyük katkıyı nasıl yapabilirim? Ve son olarak, bir fark yaratmak için hangi sonuçlar elde edilmelidir? Sonuçlar anlamlı olmalıdır. Bir fark yaratmalıdır ve görünür olmalıdır, eğer mümkünse, ölçülebilir de olmalıdır.
İlişkilere Dair Sorumluluklar; kendinizi yönetmek, ilişkilere dair sorumluluk almayı gerektirir. Bunun iki kısmı vardır. İlki, diğer insanların da sizin kadar birey olduğu gerçeğini kabul etmektir. İkincisi ise, iletişim için sorumluluk almaktır.
Artık dünya çok farklı. Teknoloji sayesinde de günden güne küçülmekte. Aynı insanlara aynı ürünü, hizmeti satmaya çalışan, şirketler/bireyler olmamak için işimizi geliştirmek, fark yaratmak, kendimizi ve rakiplerimizi tekrardan kaçmak için hepimizin kendimizi yönetmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Kendini yönetme ihtiyacı insan ilişkilerinde bir devrim yaratmaktadır.
Gençler ve yaşamlarında fark yaratmak isteyenler Drucker’in bu makalesinin bütününü internetten okuyun kendinizi ve niş alanlarınızı keşfedecek başarı yolunda önemli mesafe kat edeceksiniz eminim.