Öncelikle, özür dilerim. Hem ülke gündemi hem de kendi gündemim bu kadar yoğunken sırf disiplinsizliğim yüzünden bu hafta nitelikli bir yazı oluşturamadım. Gerçi ülke gündemi ile ilgili pek de konuşulabilecek bir şey yok. Çünkü ülke gündemi maalesef, bizim çok ötemizde gerçekleşiyor. En ufak bir bilgi kırıntısı bile yok ortalıkta. Olamamasına da belli ki dikkat ediliyor. Milliyet gazetesinin yaptığı haber dışında( ki o da Milliyet ile özdeşleşmiş Hasan Cemal’in gazeteden kovulmasına sebep oldu) haber yok. Muhalefet partilerinin de bu süreçte bilgilendirmeği, parti başkanlarının yaptığı açıklamalara yansıyor. Hâlbuki bilgilendirilmemiz gerekmez mi? Bir haktır bu. İmralı ile yapılan görüşmeler ile İsrail’in özrü arasında bir bağlantı olduğu gün gibi aşikâr iken, biz sadece neden tahmin yapmak zorunda kalalım ki? Ama bir şeyler çözülecek ise ben bu hakkımdan feragat ederim. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmamak, diyorum ve bu kadar dokunma yeterli diye düşünüyorum.
Kendi gündemim de ise, Varlık Gençlik Ödülleri var. Kazanmak elbette güzel olur, ama kayıp olmaz kazanamamak. İşte o dosyadan isimsiz bir şiir ile bu haftaki disiplinsizliğimi telafi edeceğimi umuyorum.
X
hem ne çok kaçtım denizi çekilmiş sularımı
oysa ne sularımı bildiniz ne de kaçtığımı
görmediniz üzerimde kocamandı
kocaman kaçmışların telaşı
C
vardı bir ben ya bu kaçıncı ben
sarartılmış sokakların ortasında
kim çiziyor beni böyle sonsuzlukla
ki hâlâ durur gibi kaçıyorum
-bitmiyor ki
sonsuzluk da
II
hem görmedim
bu kan
nerden bulaştı adıma