SATSO Başkanı Mahmut Kösemusul ile geçen Pazar akşamı Çark Divan’da yaptığımız sohbette, haber niteliği taşıyan konuları aralıklı olarak ilin gündemine taşımaya koyulduk…
Bugün “Ayet değil ki değişmesin” başlığı taşıyan otomobil test pistinin Bursa’ya kaptırılmasına yönelik haber yer alıyor manşetimizde…
“Çıkmadık candan ümit kesilmez” derler ya…
Kösemusul’un yaklaşımı da böyle…
“Evet, otomobil test pistini Bursa kaptı ama henüz yol yakınken karar değişebilir. Koca Boğaz Köprüsü ihalesi bir kalemde iptal edilebiliyorsa, test pisti için ülkenin en ideal köşesi olan Sakarya’ya niye dönülmesin.
Yeter ki Vilayet, belediyeler, sivil toplum örgütleri, milletvekilleri, tüm siyasetçiler konunun önemini bilip, birlikte hareket edecek bir güç oluştursun”
“Böyle çıkılırsa yola, pistin dönüşümü bir ihtimal de olsa gerçekleşebilir” diyen Kösemusul’a, bu zorlu yolda destek verilmesi dileğiyle, Bizim Bahçe’den “Kardelenler” gönderelim istedik…
ARAPOĞLU’NA OPERASYON
Gazetemiz genel yayın koordinatörü, sevilen gazeteci Engin Arapoğlu, özellikle uyku saatlerinde kendisini zorlayan nefes sorunu nedeni ve doktorlarının tavsiyesi ile burun ameliyatında karar kıldı.
Dün saat 16.00’da Çark Kulak Burun Boğaz Hastanesi’nde bıçak altına yatan Arapoğlu, Opr. Dr. Ömer Öncü tarafından başarılı bir operasyona tabi tutuldu.
Arapoğlu, üç günlük istirahat sonrası görevi başına dönecek.
Önemli bir sağlık sorunundan kurtulması adına, Engin Arapoğlu’na Bizim Bahçe’den geçmiş olsun dileğiyle “Leylaklar” gönderelim istedik.
BİR MUTLULUK VE BİR TEŞEKKÜR
Bizim fahri müfettişin yolu, emlak vergisi ödemek için gittiği Serdivan Belediyesi’ne düşmüş bu defa…
Diyor ki:
“Beni hep yaptığım eleştirilerle kamuoyuna tanıttınız.
Hâlbuki eleştirilerimde bile bir iyi niyet var.
Dün ilk defa, bir süredir önünden gelip geçtiğim Serdivan Belediyesi yeni hizmet binasına girdim.
Amacım emlâk vergimi yatırmak...
Otomatik cam kapılar açıldı, girdim içeri…
İlk intiba harika…
Hemen yakınımda bir de numara-fiş veren alet var.
Bir delikanlı ne iş yapacağımı sorup sıra fişimi verdi. Bekleme salonu oldukça ferah...
Dışarıda ise hava hayli sıcak…
İçerisi serin…
Havalandırma mükemmel…
Rahat koltuklarda oturmuş, sıra bekliyorum…
Bir çay servisi başladı…
Sandım paralı…
Merak ettim kaç lira isteyeceklerini…
Aklımdan kötü şeyler geçirmeye başladım…
Meğer başkanın emriymiş; işi için gelip bekleyenlere çay servisi yapılması…
Gel de buna memnun olma…
Ülke nereden nereye gelmiş…
Çekine çekine gidilen devlet dairelerinde, belediyelerde ve rahat bir ortamda, şöyle tavşankanı bir bardak çay yudumlamak da mümkünmüş demek…”
İnanmayanlar gider oturur, görür gerçeği kendi gözüyle…
Sonra hak verir bizim fahri müfettişe deyip, Alemdar Yusuf Paşa’ya ve yönetimindeki belediye personeli ile bu şehrin fahri müfettişine, Bizim Bahçe’den “Fulya” gönderelim istedik…