Sakaryaspor’un içinde bulunduğu durumun vahametini dile getirme açısından bundan daha çarpıcı bir ifade bulmak mümkün olamazdı. 
Dün gazetemizin spor sayfasına asılan manşette Serkan Köse, “Ölmeden mezara giren insana” benzetti Sakaryaspor’u…
Haklı değil mi…
“Sakaryaspor bu hale nasıl geldi” deyip geriye dönsek, ne kırılmadık kafa ne de koparılmadık dil kalır.
Peki ne faydası olur…
Kocaman bir hiç!
O halde geçmişin yanlışlarından ders alıp, geleceği buna göre tanzim etmekten gayri yapacak başka bir şey yok.
Her zaman söyleriz ve de yazarız, maziyi karalayarak geleceği kurtaramayız.
Sakarya’da spor camiasının da bunu bilmesi ve ona göre hareket etmesi gerekir ki, sağlıklı bir düşünce ortamı oluşsun kurtuluş yolunda…
Takımla “Oyuncak” misali oynayan “biraz da biz gezip görelim” anlayışıyla yöneticiliğe soyunanların yeşil siyahlı dünyaya yararı değil, her defasında görüldüğü gibi zararı olmuştur.
Dünkü kongre de göstermiştir ki, önceki yönetim anlayışı bu defa da değişmemiştir.
Ciddi bir yönetim ve başkan adayı çıkmamıştır ortaya…
Yine günü kurtarmak adına ortaya çıkan bir yönetim anlayışı hakim olmuş kongreye …
Koca Sakaryaspor, ne günlere kaldı, görüyorsunuz ya…
Ak saçlı eski kulüp müdürü ve Sakaryaspor kongrelerinin vazgeçilmez takipçisi Adan Şeker’in de içi kan ağlıyor olmalı, bu ilgisizlik karşısında…
Sanırım O, salonlara sığmayan bir kalabalığın rekabetinde geçen nice muhteşem kongrelere tanık olmuşluğun getirdiği hicranı yaşamaktadır, oyuncak haline gelen kongrelere katılırken…
Bu kongre de göstermiştir ki bazı işgüzarlar ortaya çıkıp bir varız demekle Sakaryaspor’u “Ölmeden mezara” koyma adına ellerinden gelen ne varsa, onu yapıyorlar.
Oysa çekseler Sakaryaspor’un yakasından ellerini, bulunur kurtaracak bahtı kara maberini…
“Biz varız” deyip ortaya çıkanlar, bir kez daha benzer anlayışla Sakaryaspor’un amansız hastalığını aspirinle tedaviye kalkacak.
Bunun sonucu Sakaryaspor, Serkan Köse’nin manşetinde olduğu gibi diri diri ve ölmeden mezara konulacak…
Bu oyuna katılmayanlara “karanfiller”, katılanlara “iri dikenli kaktüsler” gitsin istedik Bizim Bahçe’den…
GRİP VE BOZA
Kış günlerimizin tarihsel özellikli içeceğidir boza…
Ülkede Vefa, Sakarya’da ise Ali Koka bozası bu açıdan çok tercih edilir.
Hakkı verilerek yapılmış bol tarçınlı ve bol leblebili bozanın tadına doyum olmaz, soğuk kış gecelerinde...
İnanılmaz besleyici özelliğe sahip olduğu söylenir, bilinir ve yazılır.
İyi bir boza bağışıklık sistemi için bulunmaz bir nimettir.
Son günlerde bozanın bilinmeyen çarpıcı bir özelliği çıktı ortaya…
Yukarıda da değindiğimiz gibi, kıvamında yapılmış tarçını ve leblebisi bol bozanın, gribe karşı en etkili içeceklerden biri olduğu üzerine yapılıyor yorumlar…
Kış gecelerinin lezzetli besin kaynağı bozanın ilimizdeki üreticilerine Bizim Bahçe’den kolaylıklar dileğiyle, “Laleler” gönderelim istedik.
CEBECİ’NİN İKLİMİ
Sakaryalı ve Kocaelili yazlıkçıların ilgi gösterdiği, son yıllarda sağlıklı hava ve denizi ile farklı bir iklime sahip olduğu keşfedilen Cebeci, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi sınırlarına geçtikten sonra başta altyapı ve su sorunu olmak üzere, yolları parke taşlarla kaplanarak cazip bir tatil köyü haline getirildi.
Sahil bandına yeni bir şekil verme çalışmalarıyla dikkati çeken Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Cebeci’ye “Mavi bayrak” dikme konusundaki kararlılığı gözlerden kaçmıyor.
İyot zengini bir tatil köyü olması yanında, havasının mentol içermesi Cebeci’ye farklı bir vizyon katıyor.
Bu nedenle tercih edilir bir tatil köşesi olma özelliği taşıyan Cebeci’nin sağlık turizminde de önemli bir yer edineceği üzerinde duruluyor.
Köyün bir dönem ihtiyar heyetinde de görev yapan İşadamı Hüseyin Bozturgut’un anlatımlarından yola çıkarak elde edilen bilgiler böyle…
Cebeci’yi yeniden ve farklı bir yaşam alanı haline getirme gayretleri nedeniyle, yaz mevsimini orada geçiren Sakaryalılar adına, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’na “Güller” gitsin istedik Bizim Bahçe’den...