Sevgili okurlar,
Sizlerle aşağıda yazar arkadaşlarımdan gelen son iletileri paylaşmak istiyorum.
Yurt dışında yaşamanın da, bir bedeli olduğunu unutmayalım!. Bunları ekteki resimlere bakarak daha iyi değerlendirebilirsiniz. Bu resimler 24 Nisan 2015 Cuma günü Türkiye Cumhuriyeti Brüksel Büyükelçiliği önünde çekildi.(Bakınız PKK ile Ermeni Taşnak zihniyeti nasıl da kol kola girmişler ve ellerinde ne tür objeler var?)
Eskiden bu büyükelçilik önüne terör örgütü PKK’nın yurtdışı militanları gelir, Türkiye’ye, Türk Milleti’ne hakaretler yağdırır, cam çerçeve indirip giderlerdi..
Bu son Oslo sürecinden sonra PKK’lı militanların temsilcileri meclise(TBMM) de girince, bu eylemlerine ara verdiler..
Bakınız ‘ara verdiler’ diyorum..
Zira daha önceki yazılarımda da bunu sıkça vurguladım:
‘Terör ile anladığı dilden konuşmak ve pazarlık yapmak gerekir!’
Terör ile anladığı dilden konuşmazsanız, Türkiye’de olduğu gibi terör örgütü ‘ size daha, daha’ diye diretir, diş biler!
PKK terör örgütü gibi Avrupa’da yaşayan ve adına ‘Diaspora Ermenileri’ denilen gurup ise tam 100 yıldır Türkiye’nin yurtdışı imajına saldırıda bulunmaktadır..
Bu saldırılar bazen Türk Milleti’nin manevi şahsına da dönük olmuştur. Ellerinde ‘Ermenistan’ bayrakları ile büyükelçilik ve konsolosluklarımız önüne gelen Taşnak zihniyeti mensupları,’ Katil Türkiye! Katil Türkler! Soykırımcı Türkler..’diye bağırmaya, atalarımızı, dedelerimiz, insanlarımızı karalamaya devam ediyorlar..
Brüksel’de her yıl,24 Nisan tarihlerinde, bu sataşmalara, hakaretler maruz kalıyoruz..
Siz o konsoloslukta, o büyükelçilik görev yapanların ruh halini tahmin edebiliyormusunuz?
Türkiye, tam 100 yıldır bu Taşnak zihniyetinin saldırılarına maruz kalıyor.
Sadece bu tür saldırılar olsa, biliyorsunuz Ermeni Terör Örgütü ASALA’nın şehit ettiği tam 34 diplomatımız mevcut!.
Türkiye Cumhuriyeti adına yurt dışında görev yaparken, şehit olan bu diplomatlarımızın aileleri yerinde olmak istermisiniz?
Türkiye,bu Ermeni Diasporası’nın beslediği katiller ve tetikçiler nedeni ile tam 34 vatan evladını şehit verdi..
Bakınız bunlardan biri de Dursun Aksoy idi..
Bir Anadolu çocuğu olan ve yurt dışında ülkesini temsil etmek için sabah evinden çıkıp işine giderken, Dursun Aksoy’u ASALA canileri şehit etti.
Ne mi oldu?
Katil yakalandı..
Mahkeme süreci başladı..

Siz Asala militanları tarafından evinden çıkıp işine giderken,katledilen Dursun Aksoy’u tanırmısınız?(14Temmuz 1983 –
 Brüksel (Belçika) Dursun Aksoy: Türkiye’nin Brüksel Büyükelçiliği İdari Ataşesi Dursun Aksoy, Ermeni teröristlerce katledildi.)
Dursun Aksoy’un katili yakalandı.
Güya mahkeme edildi.
Nerede mi? Belçika’da tabii!
Bu cinayeti takip eden gazeteci arkadaşımız Sıtkı Uluç(Tercüman Gazetesi), bu davanın en canlı tanığı olarak bilinir.

Maalesef katil, düzmece bir yargılama sonucu serbest kaldı. Ve Fransa’nın yolunu tuttu..
Diğer şehit diplomatlarımızı hatırladınız mı?

* * *
Sevgili okurlar,
Türkiye Çanakkale Zaferi’nin 100.Yılını idrak ederken, bu güruh ise yurtdışında ve Ermenistan’da düzenledikleri törenler ile Türkiye’ye, Osmanlı’ya ve Türklere hakaret edip saldırmayı kendilerine ilk ettiler..
Bunlar kabul edilir şeyler değil.
Peki bizler bu konuda neler yapıyoruz?
Neler yapmalıyız?
Devletimizin yapması gereken şeyleri, siyasi erk yapabiliyor mu?
Üzülerek söylüyorum, maalesef, dün ülkesini savunanlar kadar, bu gün ülkemizi savunduğumuzu söyleyemem!
Keşke, ülkemizi, milletimizi, bayrağımızı savunduğumuz söyleyebilseydim..
Ama madalyonun bu yüzü, bize acı ve gerçekleri haykırıyor..
zaten resimlere bakınca gerçeği görüyorsunuz..
Adamlar size hakaret ediyor, kol sallıyor, parmak atıyor!(Çok af edersiniz!)
Bir de bizleri ‘Soykırımcı’ ilan ediyorlar.. Bu yönde çeşitli ülke parlamentolarında düzmece kararlar aldırıyorlar..
’Sözde Soykırım Anıtları’ diktiriyorlar..
Evet o şiir aklıma geliyor,’ Hala ne diye oyunda oynaştasın?
Fatih’in İstanbul’u fet ettiği yaştasın!’
Birde,’ Ak Tolgalı beyler beyi haykırdı ilerle..
Bir yaz günün geçtik Tuna’dan kafilelerle!’
Hey gidinin günleri!?





Sevgili okurlar,
Türkiye, yurt dışında görev yapan tam 7 büyükelçisini çeşitli sebeplerden ötürü geri çekti..

Türkiye’de gelinen durumun özeti, aşağıda daha güzel anlatılıyor..
Genç nesiller için açıklayalım; Belçika’da yaşayan (Bir zamanlar) bu konu(Sözde Ermeni Soykırım iddiası) hakkında toplantılar, konferanslar, paneller, bayrak yürüyüşleri düzenlenir, ziyarette bulunurlardı..
Çok iyi hatırlıyorum..
Sevgili BADD Başkanı Mahir Pala ile birlikte, bir Sosyalist Parti Grup Başkanı’nı meclis çalışma odasında ziyaret ettik..
Türk Toplumunun hassasiyetlerini kendilerine arkadaşlarımız aktardı..
Milletvekili gülerek, oradakilere, ‘ Siz Belçikalı değilmisiniz’ dedi?..
Bizimkiler, tek, tek ‘ evet’ cevabı verdiler..
Bir tek BADD Başkanı Mahir Pala,’ Ben konuşurum, zira, ben Belçikalı değilim. Türk oğlu Türk’üm’ dedi..
Tecrübeli siyasetçi,’ Sana sözüm yok!..Ama bilmelisin ki, Belçika Devleti’nin de bir devlet politikası var. Biz onu uyguluyoruz’ dedi..
Arkamıza bakmadan, odadan çıktık ve Schaerbeek’in yolunu tuttuk..
Bir şey öğrenmiştik..
Belçika’nın Devlet politikasını..

***

Sevgili okurlar,
Yaşadığımız ülkeFederal Parlamentosu’nda, ‘Sözde Ermeni Soykırım’ iddiası, 1998 yılında 38 milletvekili ile alel- acele geçirildi. Sonra bir inkar yasası çıkarılmaya çalışıldı.
Olmadı..

Brüksel İxelles İlçesi’ni bir sözde soykırım anıtı dikildi..
İkinci anıt bir hafta önce,Mechelen’de açıldı..
Üçüncüsü de 10 Mayıs’ta Brüksel’in Jette İlçesi’nde açılacak..
Sıkı durunuz, bu İxelles İlçesi’nde açılacak anıt önünde Belçika’da yaşan insanımız, sıkça eylem yaptı..
Anıtın kaldırılmasını istedi..

Hatta orada polis ile itiş-kakışlar oldu..
Bir arkadaşımız mahkemeye verildi.

Bu arkadaşın davasını bile,  Türkiye  takip etme gereği duymadı!?..
Arkadaşımız, bu davadan zor kendini kurtardı, ama büyük üzüntüler yaşadı.
Şu yaşadığımız günlerde, tekrar ‘ sözde Ermeni soykırım’ iddialarına maruz kaldık.
Anıt açılışları, kilise ayinleri, gösteriler, yürüyüşler, paneller, konferanslar ile toplu olarak Türkiye’ye Türk Milleti’ne hakaretin haddi hesabı yok!



İster istemez, bayrak aşkı, millet aşkı, yurtseverlik duygusu sizi bir şeyler yapmaya zorluyor.
İşte, 24 Nisan 2015 Cuma günü Brüksel Bölge Parlamentosu’nda alınacak karar ve saygı duruşuna Türk kökenli genç bir siyasetçimiz tavır koydu.(Adını vermek istemiyorum)
‘Bize ve atalarımıza kimse  katil diyemez ‘diyerek, yapılacak etkinliklere tavır koyan bu siyasimizin tutumu Belçika basınında da çokça yer aldı..
Sonunda Brüksel Bölge Parlamentosu’nda ‘Sözde Soykırım mağdurları’ için değil, 1.Dünya Savaşı’nda hayatlarını kaybedenler ile Akdeniz’in ortasında ölüme topluca terk edilen mülteciler için yapıldı.
‘Sözde Ermeni Soykırım’ oylaması ise yapılamadı..
İşte böyle mert, Türkiye sevdası ile yanıp tutuşan insanlarımız var..
Öncekileri unuttuk ve yaptıklarını görmezden geldik..
Bari bu yiğit vatan evlatlarını unutmayalım..
Zira parlamento oturumunu takip eden Ermeni ve ASALA zihniyetli militanlar ile göz göze gelişini bakınız siyasetçimiz nasıl anlatıyor?
‘Bir ara üç Türk kökenli ile birlikte resim çektirmek istedik. Tam o sırada Brüksel’de ‘Türk ve Türkiye düşmanlığı ün salmış’ bir zatı muhterem ile göz göze geldik. Yanında ise diğer militanlar vardı. Bana sert gözler ve sert yüz ifadeleri ile bakıp dişlerini gösterdiler..
Medanetimi bozmadım, gülümsedim..
Aklıma Sakaryalı futbolcu Bülent Uygun geldi. Hani gollerini attığı zaman, tribünlere dönüp asker selamı veren Bülent var ya, o aklıma düştü..
Onlara döndüm, bir asker selamı verdim..
Cevabı almışlardı..
Gülümseyerek, yerime oturdum..
O an,o göz göze geliş anını hayatım boyunca unutamam..’




Sevgili okurlar,
Daha dün,bu cinayetleri yapanlar,100 Yıl önce yaptıklarını bugün bir,bir anlatmalı ve tehcire neden olanları,bugünün gençliği, bilmelidir..

Kimse, kimseye durup dururken sataşmaz!
Türkiye’nin, dünden bugüne konuyu sahiplenememesi, siyasilerin günübirlik çözüm ve savunma atakları,yurt dışında yaşayan insanlarımıza büyük yükler getiriyor..
Konuyu önce biz öğrenmeli ve sonra gerekeni yapmalıyız!
Onların diaspora Ermenileri varsa, bizim de Diaspora Türklerimiz var..
Bizlere ‘katil’ diyene, öfke ile bakana güler yüz gösterecek halimiz yok!
Ama siz bunları yaparken, devletinizde ‘dik duruş’ sergilemeli..
Her şeyin elbette b.ir bedeli var..
Bedel ödeyenler unutulmamalı!
Hatırlanacaksa, tek başına değil, milletçe hatırlamalı ve vatan için, bayrak için, bu millet için toprağa düşenleri, hep birlikte, ama hep birlikte anmalıyız..

İŞTE BANA GELEN SON MESAJLAR

İyi akşamlar Yusuf Bey,

Bu akşam, 23 Nisan, italyan TV’ sinde ana haber bülteninde (TG 1 ) , bir Ermeni konuştu (isim : Kesisoglu) ve tabii ‘genocide’ ten (Soykırım)bahsetti.

Bunun ardından bir Tük konuşmadi, konuşturulmadı, cevap verilemedi. Verilmedi ?!!!!!!!

Soru :  1) TC B. Roma B. Elçiliği ve Dışişleri Bakanlığı, bu konuda ne yapacak ?

              2) Bu durum yarın ve gelecekte tekrar ederse, TC Roma B .Elçiliği ve Bakanlık ne yapacak ?

            3) RAI ve italyan hükümeti,  gene ‘basın hürriyeti var’ deyip , olayı kapatacak mı ?

Sevgi ve selamlar..

Sevgili Yusuf Bey kardeşim,

Brüksel’de 15 gündür, hatta bir aydır tüm basın ve TV ver yansın ediyor Türkiye’ye !!!
LE SOIR, RTL, RTBF,  LE VIF/L’EXPRESS…
Yine bugün  LE SOIR’da kocaman iki sayfa ‘génocide’ (Soykırım)hikayesi!
Yarın 15 STK  ( Ermeni, Süryanı;  Komünist Türk, Kürt….) birleşip önce bir kilise ayini, sonra da yürüyüş yapacaklar …

Evet haklısınız!
Biz fazla sesimizi çıkartamıyoruz!
Zaten bizi dinlemek istemiyor, Avrupa basını da …

Ancak buradaki bazı Türk kökenli siyasiler parlamentoda yarın bu konuda SAYGI DURUŞUNU annulé (iptal)ettirmişler!
Bu da TV’lerde büyük gürültü çıkardı…

Velhasıl bu konu boğazımızda bir kılçık gibi rahatsız edici !
 

Sayın Yusuf Bey,
İyi aksamlar
Galiba şimdilik kazandılar….
Ancak, tarih ebedidir…
İnşallah aklımız gelir sonunda !!!!..
Allahtan buralarda(Portekiz) hiç kimse bunları bilmiyor ve ilgilenmiyor.
Bu şekilde daha az acı  ve  ızdırap duyuyorum!!!…..
Allah sizlere sabır ihsan etsin !!!!…………
Selamlarlar……….

Avrupa’nın genelinden bana ulaşan mesajlardan bir ikisini sizlerle paylaştım..
Aslında, söylenecek çok şey var.. Seçime giderken, tüm bunları da düşünmeyi unutmayanız! Hele de sevgili futbolcu kardeşim Bülent Uygun’un asker selamı..
Ben de o aşer selamını hatırladım..
Hani kahraman Mehmetçiklerimizin, polislerimizin oğulları ve kızlarının şehit cenazelerinde verdiği o selamları unutmadınız değil mi?
Unutmadınız!
Sandık başına giderken de unutmayınız!
Pazarınız sağlıklı güzelliklere vesile olsun!