İnsan ve kurban, iki ayrı varlık tek bir gayede birleşiyor. İkisi de kulluk teslimiyeti göstermektedir. Biri olmadan diğeri olmaz. İnsan kurban eden, diğeri ise kurban edilendir. Her iki için de şartlar vardır. Kurbanlık hayvanın yaş ve sağlık özellikleri eksik olursa, ondan kurban olmaz. Bunu bilmeyen veya sorup öğrenmeyenimiz yoktur.
Asıl özellik kurbanı eda edecek/kesecek/sunacak insanda olması gerekmez mi? Maalesef bu konunun üzerinde yeterince soran ve düşünen yoktur. Veya azın azıdır. Kısacası ben kurna kesmek istiyorum, şartlarım nelerdir sorusu diğer hayvana ait sorulardan önceliklidir. Gelgelelim çoğumuz hayvana ait fıkhı önemserizdir, kabul şartı olan İslam ve takva üzerinde yeterince durmayız.
Benim Müslüman olarak bir hayvanı kabul etmemin şartları varda acaba, kurbanlık hayvan beni kabul eder mi.? Ben onda her yönden kusursuzluk ararken, ben ki birçok günah kusuruyla doluyken o beni kabul eder mi.? Onun azaları kusursuzken benim başta kalbim olmak üzere azalarım günah kusurlarıyla doluyken nasıl olur da o sapsağlam hayvanı kusurlu halimle kurban edebilirim?
Takva kusurlardan korunmak olduğuna göre, bu sadece hayvana ait bir fıkıh değil, insan ait de bir özellik olmalı değil mi?
KURBANIN DİNİ HÜKMÜ
Kurban kesmenin fıkhî açıdan değerlendirilmesi hususunda fakihler arasında görüş farklılıkları vardır. Dinen aranan şartları taşıyan kimselerin kurban kesmeleri Hanefî mezhebinde ağırlıklı görüşe ve bazı müctehid imamlara göre vâcip, fakihlerin çoğunluğuna göre müekked sünnettir.
Hanefîler, Kur'an'da Hz. Peygamber'e hitaben "Rabbin için namaz kıl, kurban kes" (el-Kevser 108/2) buyrulmasının ümmeti de kapsadığı ve gereklilik bildirdiği görüşündedir. Ayrıca Hz. Peygamber'in birçok hadisinde hali vakti yerinde olanların kurban kesmesi emredilmiş veya tavsiye edilmiş, hatta "Kim imkânı olduğu halde kurban kesmezse bizim mescidimize yaklaşmasın". (İbn Mâce, "Edâhî", 2; Müsned, II, 321), "Ey insanlar, her sene, her ev halkına kurban kesmek vâciptir". (Tirmizî, "Edâhî", 18; İbn Mâce, "Edâhî", 2) gibi ifadelerle bu gereklilik önemle vurgulanmıştır. Öte yandan kurban kesmeyi Hz. Peygamber hiç terk etmemiştir.
Bu ve benzeri delillerden hareket eden fakihler gerekli şartları taşıyanların kurban bayramında kurban kesmesini vâcip görürler. Sünnet olduğunu ileri sürenler ise, Kur'an'da bu konuda açık bir emrin bulunmayışından, Hz. Peygamber'in devamlı yapmış olmasının kurbanın sünnet olmasıyla da açıklanabileceği noktasından hareket ederler.
-----------------------------------------------------------------------------------------------
SİZE KURBAN GEREKİR Mİ?
Bir kimsenin kurban kesmekle yükümlü sayılması için bulunması gereken şartlara kurbanın vücûb şartları denilir. Kurban kesmenin sünnet olduğunu söyleyenlere göre ise bunlar sünnet oluşun şartlarıdır.
Bir kimsenin kurban kesmekle yükümlü olabilmesi için dört şart aranır:
1. Müslüman olmak. (En anlamlı ve en temel özellik budur)
2. Akıllı ve bulûğa ermiş olmak. (Akıl; kullanılıp değeri bulunursa var hükmündedir)
3. Mukim olmak, yani yolcu olmamak.
4. Belirli bir mali güce sahip olmak
(85 gr.) altına, ya da buna denk bir paraya veya mala sahip olmasıdır. Bu miktar bir mala sahip olan kimsenin kurban kesme imkânına sahip olduğu düşünülmüştür.
Not; Kurban kesmek sadece erkeğin hakkı değil, Müslüman ve varlık sahibi kadın ve erkeğin hakkıdır.
KURBANLIK HAYVAN
Kurban kesmekle mükellef olan kimsenin bu ibadeti geçerli olarak yerine getirmiş sayılabilmesi için gerek kurbanlık hayvanla gerekse bu hayvanın kesimiyle ilgili bazı şartlar vardır. Bunlar kurbanın sıhhat şartlarıdır.
1. Dinen kurban olarak kesilmesi kabul edilmiş hayvan türleri şunlardır: Koyun, keçi, sığır, manda ve deve.
2. Koyun ve keçi cinsinden hayvanlar bir yaşını doldurduktan sonra kurban edilebilir.
Sığır ve manda cinsinden hayvanlar iki yaşını, deve ise beş yaşını tamamladıktan sonra kurban olarak kesilebilirler.
3. Kesilecek hayvanın kurban olmaya engel bir kusurunun bulunmaması gerekir. Kurban edilecek hayvanın sağlıklı, düzgün, âzaları tamam, besili olması hem ibadetin gaye ve mahiyetine hem de sağlık kurallarına uygun düşer.
4. Kurbanın sahih olabilmesi için belirlenmiş vakit içinde kesilmesi gerekir. Kurban, kurban bayramının ilk üç günü yani zilhicce ayının 10, 11 ve 12. günleri, bayram namazının kılınmasından, 3. günün akşamına kadarki süre zarfında kesilebilir. Şâfiî mezhebine ve bazı fakihlere göre bu süre, bayramın 4. günü akşamına kadardır. Bayram namazı kılınmayan yerlerde sabah namazı vaktinden itibaren kesilebilir
5. Kurbanın ibadet niyetiyle kesilmesi şarttır. Kur'an'da, kesilen kurbanlık hayvanların et ve kanlarının değil bu kesimi yapan müslümanın niyet, takvâ ve bağlılığının Allah'a ulaşacağı bildirilmiştir (el-Hac 22/37). Esasen kurbanı diğer hayvan kesimlerinden ayıran da budur. Niyette aslolan kalbin niyetidir, dil ile açıkça söylenmesi gerekmez.
Bir kimse tek başına kesmek üzere aldığı büyük baş hayvana, sonradan altı kişiye kadar ortak kabul edebilir.
ÇATMA KURBAN OLAYIM ÇEHRENİ EY NAZLI HİLAL M. AKİF ERSOY
---------------------------------------------------------------------------------------------
NECİP FAZIL KISAKÜREK
Her şey şu tek müjdede;
Yoktur ölüm "Allah" diyene..
Canım kurban başı secdede,
iki büklüm "Allah" diyene..!
BAYRAM NAMAZI’NIN TARİFİ
Bayram namazının diğer namazlardan kılınış bakımından farkı, bunun her rek`atında üçer fazla tekbir olmasıdır.
İlk rek`atta iftitah tekbirinden sonra eller bağlanır ve "Sübhâneke" okunur. Bundan sonra imamla birlikte zâit tekbirlere geçilir. İmamın tekbiri diğer tekbirlerde olduğu gibi sesli, cemaatin tekbirleri ise alçak sesle olur. Allahüekber denilerek eller kaldırılır ve yanlara salınır, üç kere "sübhânellah" diyecek kadar beklendikten sonra yeniden tekbir alınır; aynı şekilde eller kaldırılır, yanlara bırakılır ve biraz beklendikten sonra bu rek`attaki zâit tekbirlerin sonuncusu olan üçüncü tekbir alınır ve bu defa eller bağlanır. Cemaat susar, imam gizlice eûzü ve besmele çektikten sonra açıktan okumaya başlar. Fâtiha'dan sonra bir sûre daha okur, rükû ve secdeden sonra ikinci rek`ate kalkılır.
İkinci rek`atta imam, Fâtiha ve arkasından bir sûre okuduktan sonra üç defa tekbir alınır ve eller yanlara salıverilir. Dördüncü tekbir rükûa geçiş tekbiri olup bu tekbirle rükûya gidilir ve namaz tamamlanır.
BAYRAMINIZ HAKKA YAKINLIĞA VESİLE OLMASI DİLEĞİYLE MÜBAREK OLSUN.
DİKKAT! YARIN TEŞRİK TEKBİRLERİ VAR
Peygamberimizin, kurban bayramının arefe günü sabah namazından başlayarak bayramın 4. günü ikindi namazına kadar, ikindi namazı da dahil olmak üzere farzlardan sonra teşrik tekbirleri getirdiğine dair rivayetler bulunmaktadır. Kadın erkek ve seferî mukim ayırımı olmaksızın her mükellefe vâciptir.
Ebû Hanîfe'ye göre ise bu tekbirler, kurban bayramının arefe gününden 1. gün ikindi namazına kadar sekiz vakit, cemaatle kılınan farz namazlardan sonra vâciptir. Dolayısıyla bu vâciplik cemaate katılması gerekmeyen seferî ve mukim kişiler için söz konusu değildir.
Teşrik tekbirleri, Şâfiî ve Hanbelî mezhebine göre sünnet, Mâlikî mezhebine göre ise menduptur.
BAYRAM NAMAZI PAZAR GÜNÜ SAAT 07:16