Nerede kalmıştık?
Bildiğiniz gibi Sakarya’mızın gündemi yoğun. Şöyle bir başlıkları alt alta yazalım takdiri siz değerli okurlara bırakalım. İçinden seçin seçebildiğinize
1-Sedaş
2-At eti rezaleti
3-Tefeciler ve utanmadan keyifçiyim diyen uyuşturucu satıcıları
4-Sakaryasporlu futbolcuların tartaklanması
5-Otomotiv üssü mevzusu
6-Nazım İmar Planı ile ilgili yapılan şikayetlerin değerlendirilmesi
Bu altı madde geçen haftanın en çok dikkat çeken haberleri oldular. Aslında teker teker hepsi hakkında söyleyecek cümlemiz var ama yüksek müsaadenizle ben 5 nolu şık üzerinden yorum yapmakta fayda görüyorum. Çünkü bu şehrin ekonomisinin gelişmesi gerekliliği, istihdam sorunu bizimde ilgi alanlarımıza daha yakın olması sebebiyle öncelikli ele alınması gereken bir konu. Zaten yukarıdaki maddeleri teker teker incelediğinizde SEDAŞ haricinde sorunların temel noktalarından bir tanesinin ekonomi olduğunu açıkça göreceksiniz. Sedaş mevzusu ile ilgili milletvekillerimizin bile kafasında soru işaretleri varken biz ne yorum getirebiliriz ki? Marketten artık mum da alır olduk. Alışveriş listemize Sedaş sayesinde bir kalem daha eklendi hadi hayırlısı.
Dolayısıyla biz dönelim mevzumuza. Yerli otomotiv üssünün Sakarya olması konusunda SATSO Başkanı Mahmut Kösemusul’un yoğun bir şekilde çalışma yaptığını yakından biliyorum. Hatta tahminim, geçen hafta Yalova’da TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile yaptığı görüşmeler sırasında bu konuya tekrar değindiği yönünde ki zaten TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun yerli otomotiv üssünün Sakarya olmasını desteklediği yönündeki ifadesi geçen hafta yerel medyamızın sayfalarını süslemişti.
Niyet ve beyanlar her ne kadar olumlu ve güzel olsa da hepimiz biliyoruz ki Sakarya’ya yatırım çekmek istiyorsak topyekün hareket etmek zorundayız. Protokol listesine baştan aşağıya bir bakın işte olayın kilit noktasının bu liste olduğunu göreceksiniz. Lobi denen kavramda tam da burada karşımıza çıkıyor. Yerli otomotiv üssü Sakarya olmalı. Toyota’nın sıfır hata ile üretim yaptığı yer Sakarya. Tamam, hemfikiriz fakat şu bir türlü yapamadığımız birlikteliği, Sakarya ile ilgili hususlarda tek beden olmayı harekete geçiremediğimiz sürece siz istediğiniz kadar sıfır hatalı olun onlar bir kulp takacaklardır.
5 Mart 2013 Salı günü otomotiv sektörü için son derece önemli bir tarih. Bu tarihte uluslar arası Cenevre Fuarı gerçekleştirilecek. Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan bu tarihte Cenevre de otomobil sektörünün devlerine Türkiye’deki yeni teşvik sistemini anlatıp bu devleri yatırım için ülkemize çekmeye çalışacak. Doğuş Holding patronu Ferit Şahenk’in de iştirak edeceği bu fuarda hedef de belirlenmiş gibi gözüküyor. “Volkswagen”. Türkiye’de en çok satan marka olan Volkswagen’in ülkemizde de üretim yapması için ikna çabaları başlamış durumda ve önemli bir adım atıldığını da medyadan takip ediyorum. Bu fuar sürecinin çok iyi izlenmesini tavsiye ediyorum. Çünkü Cenevre dönüşünde Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın ağzından Volkswagen’in Türkiye’de üretim üssü kuracağının haberini alabiliriz.
İşte buradan hareketle Ford’un yeni üretim yerini Kocaeli’ye kaptırmışken milletvekillerimize, ilimizin kanaat önderlerine köşemizden bir çağrıda bulunalım:
Yerli otomotiv üretim üssü olamıyorsak bile Volkswagen’in üretim üssü olalım. Türkiye’nin en çok satan otomobilinin Türkiye ayağının Sakarya olması hem istihdam hem de ekonomik güç olarak Sakarya’ya çok şey kazandıracaktır.
Son dönemde kötü haberlerle Sakaryamızın isminin duyulması bizlerin de şevkini kırıyor ve derinden üzüyor ama artık “Volkswagen Sakarya’da” haberiyle ülke gündemini meşgul etmeye ne dersiniz? Kulağa hoş geliyor değil mi?