Gazetemizin neredeyse çeyrek asırlık okuyucusundan gelmeseydi haber, “pek ilgi görecek türden değil” deyip atılırdı kenara, bir ihtimal…
Deniliyor ki, “Kandil günlerinde lokmalar yapılır, konu komşuya ikram edilir tabak tabak…
Aynı duygu ve benzer uygulamalarla aşureler pişirilir aşure gününde, yine konu komşuya dağıtılır…
Şimdi bu güzel geleneği devam ettirmek isteyen aileleri, böyle özel günlerde bekleyen bir tehlike var...
Neredeyse her evin bahçesinde bir köpek var şimdilerde…
Hem de en acımasız saldırgan cinsinden…
Bu doğrultuda bazı istenmeyen olaylar yaşanmadı değil…
Gel de bu tehlike karşısında lokma dağıt, aşure ikram et, helva lezzeti sun!
Analarımız, bacılarımız bundan rahatsız…
Bu konuya değinmeniz mümkün mü acaba!
Eğer sürüp giderse bu durum, konu komşuya ikram da tarihe karışıp gidecek...
Evlerimiz, kızlarımız, analarımız, bacılarımız köpek korkusundan dağıtım yapamayınca ne lokma, ne aşure, ne de helva istenilen miktarda yapılıp dağıtılacak konu komşuya...”
Gerçekten de öyle çocuk sevgisini evlerinde köpek beslemekte bulan Batılılar’da olduğu gibi evlerde bahçelerde köpek beslemenin ülkemizde de alışkanlık haline gelmesinin böyle bir sıkıntısı var...
Şikayet de bunu işaret ediyor…
“Köpek beslenmesin” demiyoruz elbette ama usulüne uygun bir şekilde beslensin istiyoruz…
Keyfiyeti gündeme getirelim, talep doğrultusunda…
Böylece hem okuyucularımızı memnun edelim, hem de soruna çare arayan vatandaşlar mutlu olsun…
Bu düşünceler ışığında sıkıntıya kayıtsız kalmayacak herkese ve herkesime Bizim Bahçe’den “Mor sümbüller” gönderiyoruz…
PARDONU OLMAYAN KARŞILAŞMA
Sakaryasor’un yarınki rakibi, usta oyuncu Murat Hacıoğlu’nun da forma giydiği Başkent’in Etimesgut Takımı…
İlk yarıda kendi sahamızda 3-1 öne geçip de beraberliği zor kurtardığımız o kâbus dolu maç gelince aklıma, ter basıyor beni hâlâ…
Zira beraberlik bile bizi yoldan çıkaracak bir sonuç olacağı için, kazanılması kaçınılmaz bir maç olacak yarın Ankara’da oynanacak karşılaşma…
O nedenle yeşil siyahlı ekip ne yapıp edip eğer şampiyon olmak istiyorsa, “Pardonu olmayan maçı” mutlaka kazanmak zorundadır…
Rakibimizin küme düşmek gibi bir risk taşıması, maçın hayli zor olacağını gösteriyor...
6-2’lik Van morali ile sahaya çıkacak olan yeşil siyahlı ekibimiz maçın 90 dakika olduğu bilinci ile rakibi kontrol altına alacak akıllı bir oyun sergilemeli…
Galip gelmek için paldır küldür rakibin üstüne gitmektense, kontrollü, dengeli ve kontratak anlayışıyla sonuca gitmelidir…
Bu maçın kazanılması, yeşil siyahlı ekip için hayatî önem taşıyor...
Sakaryaspor taraftarının maça alınmayışı ilk planda aleyhte gibi görünse de, yeşil siyahlı ekibin bugüne değin seyircisiz oynadığı tüm maçlarını kazanmış olması, ayrı bir avantaj olsa gerek…
Küçük sahada küçük seyirci kitlesi önünde rahat bir oyun ortaya koyması beklenen Sakaryaspor’un bu maçı kazanacak formda olması ve şampiyonluğa inanması, bizi ümitli kılıyor.
Bu duygularla ve de heyecanla bekliyoruz yarınki maçı…
Osman Hoca ve talebelerinin Sakaryaspor’a yakışır oyunla Başkent’ten üç puanla döneceğine inanıyoruz…
Başarılı olmaları dileğiyle takımımızı Bizim Bahçe’nin “Yeşil siyah laleleri” ile uğurluyoruz Başkent’e…
SERAP İLE SEMİH’İN DÜĞÜNÜ VAR
Semra-Muammer Ercan çiftinin cici kızı Serap ile Rukiye-İsmail Cömert’in oğlu Semih evleniyor...
Yarın 19.00’da Atasoy Düğün Salonu’nda başlayacak düğünle hayatlarını birleştirecek genç çifte ömür boyu saadet dileğiyle “Beyaz”, Ercan ve Cömert ailelerine ise kurulacak akrabalık bağının hayırlı olması adına “Kırmızı güller” gidiyor Bizim Bahçe’den…