Bursa Yıldırımspor ile oynadığımız kupa mücadelesini geride bıraktık. Bu karşılaşma üzerine sert eleştiriler yapmak doğru olmaz çünkü sahadaki tablo tamamen genç yetenekleri görmek ve izlemek üzerine kuruluydu. Genç oyuncularımız iyi niyetli, yetenekli ama bir o kadar da heyecanlı görünüyor. Bu heyecanı yenmeleri için sahada daha fazla şans bulmaları gerekiyor. Sahada yol gösterici bir ağabey modeliyle yer alan Hasan Bilal ise son düdüğe kadar mücadelesini sürdürdü. İstediğimiz sonuç çıkmadı, kupa bu sezon nasip değilmiş. Zaten bizim için asıl önemli olan kulvar lig ve ligi asla bırakmamamız gerekiyor.
Sezona iyi bir başlangıç yaptık ve şu an lider koltuğundayız. İş zorlu maçlara gelince tıkanmamız ise kabul edilemez. Erzincan karşılaşmasında tabeladaki skordan bağımsız olarak sahada kötü bir futbol vardı. Ligde bu kadronun seviyesinde diyebileceğimiz, gerçekten dişli 5-6 rakibimiz bulunuyor. Bu seviyedeki rakiplerle karşılaştığımızda şimdiden sendelemeye başladık. Şehrimizin takımı bu görüntüyü kesinlikle hak etmiyor ve artık bir an önce toparlanmamız şart.
Temsilcimizin saha içindeki oyun alışkanlıklarını acilen değiştirmesi lazım. Israrla sürdürülen kanat oyununu bırakıp bir an önce "kaleyi görünce vur" anlayışına geçmeliyiz. Sürekli "ben vurmayayım, pas vereyim" düşüncesiyle hareket etmek bize zaman ve pozisyon kaybettiriyor. Doğrudan kaleye vurulsa gol olacak topları bile içeriye çevirmenin hiçbir mantığı yok. Kaleyi gördüğün anda şutu deneyeceksin. Bu hücum anlayışını değiştirmezsek sezon sonunda ne liderlik kalır ne de şampiyonluk gelir.
Şimdi kupa maçını konuşup eleştirme vakti değil çünkü önümüzde çok kritik bir 52 Orduspor sınavı var. 8 Kasım'da oynayacağımız bu zorlu deplasman mücadelesinde hem takımımıza hem de armayı Ordu'da bile yalnız bırakmayacak olan büyük taraftarımıza yürekten başarılar dilerim.
KAYNAK: YENİ SAKARYA GAZETESİ