Sevgili okurlar;
Bir pazar günü daha birlikteyiz. Mart ayı dert ayıdır. Ya da büyüklerimizin dediği gibi, ‘ Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır.’
Değişen iklim şartlarının yarattığı ortamda hayat devam ediyor. Havaların soğuk olması, cemrenin düşmesi, nevruz sancılarının yaklaşması, her alanda hayat pahalılığının artarak üzerimize gelmesi bu sıralar hep kulak arkası edildi!?.
Kısacası bir yandan yaşam kesitlerinin yansıdığı medyada, tartışmanın büyük bir bölümün, ’terör ile müzakere’ oluşturuyor!
Maalesef terör ile yatıp, terör ile kalkıyoruz!
Türkiye’yi bu uçurumun eşiğine kim ve kimler getirdi?
Türkiye, bir zamanları iki-buçuk eşkıya dediği güruh ile neden ve neyin pazarlığında?
Dillere dolandırılan bu ‘ barış’ kelimesi neyi ifade ediyor?
Türk Milleti tarih boyunca barıştan yana öyle büyük dersler çıkardı ki, bugün bu dersleri bile hatırlayan yok!
Ne acı, ne acı!
* * *
Tarihin derinliklerine bir göz atacak olursak, Türk Kaanı Bilge Kaan, Vezir Tonyukuk’a yazdırıp, Orhun ve Yenisey ırmakları kenarına diktirdiği yazılı taşlardaki seslenişi, bugüne de ışık tutuyor:
‘Ey Milletim, unutma ki Çin’in altını, imkanı, kadını, ipekli kumaşları senin aklını çelebilir!
Çin’e gidebilirsin! Sana orada mutlu bir yaşam vaat edenler olabilir! Ama unutma ki orada özgür olamazsın!
Ötüken’ de oturduğunda, üste mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer yarılmadıkça, senin ilini, töreni kimse bozamaz!’
Türk’ün yazılı vasiyetnamesi olan bu haykırıştan bir değil, bin ders çıkarmamız mümkün!
***
30 Yıl önce, bir kısım solcu arkadaşları ile ayrılık şarkıları söyleyen ve Marksist-Leninist çizgide, devlete baş kaldıran, ardından, ‘Kürtçülüğü’ keşfetmiş, yönünü bir başka alana çevirmiş Abdullah Öcalan(APO) ve arkadaşlarının; ‘ bir tabanca, 9 mermi ‘ ile bugüne taşıdıkları bu hareket, Türk Milleti’nin birliğini, dirliğini tehdit eder, bir mahiyette bulunuyor!
Kenya’da yakalanarak, Türkiye’nin kucağına verilen Abdullah Öcalan, ömür boyu hapse mahküm edildikten sonra, şimdi kim ve kimler tarafından muhatap ve barış havarisi ilan edildi?
Ve Türkiye nasıl oldu da, terör ile pazarlık eder hale getirildi?
İşte bu noktada, hafızalarımızı iyi test etmemiz gerekir!
İşte Türkiye’nin, terör ile pazarlık halini, iyi anlamamız ve öğrenmemiz gerekiyor!
Bugüne gelişte, suçlular, sadece hapishanelere tıktığımız askerlerimiz mi?
Bir kısım aydın, gazeteci, yazar ve seçilmişlerimiz mi?
Evet, bu darbeci ilan ettiğimiz insanlar mı?
Peki, bu noktaya gelişte, siyasi iradenin mazbatasını alıp, Türkiye’yi yöneten, pısırıkların rolünü hatırlayanımız yok mu?
Bu pısırık sivil iradenin mahsulleri, nasıl oldu da, sabun köpüğü gibi üste çıktı ve bu tartışma ortamında kayboldular!?
İnanılacak gibi değil!
* * *
İmralı ile müzakerelerden bir barış umudu beklentisi var. Ortaya saçılan bilgiler pek iç açıcı değil. Hükümet bildik tavrında ısrar ediyor. Muhalefet ise aynı tas,aynı hamam..Vatandaşın büyük bir bölümü pes etmiş görüntüsü içinde!
Durum vahim!
İşte böyle bir ortamda,İmralı üç güvercin uçuruyor..Üç güvercinin gagasında,birer mektup..
Biri BDP’ye, biri Kandil’e, biri Avrupa’ya!
Vah ki, ne vah!
Eskiden karşımızda PKK illeti vardı. Ve terörist başı Abdullah Öcalan..
Şimdi muhatap terörist başı ile birlikte dört oldu!
Ayıkla, ayıklayabilirsen pirincin taşını!?
Ve nereden, nereye?
Bir tabanca, 9 mermi, sizlere şuraları versek yeter mi!
* * *
Sevgili okurlar,
Sizlere bu hafta da Sakarya’nın güzelliklerinden söz edecektim.
Sakarya’nın Hendek İlçesi sınırları içindeki Uludere vadisinden kesitler sunacaktım. Ama gündem hızla baş döndürüyor. Terörü,olup biteni, konuşulanları, tartışılanları ‘kulak arkası’ edemedim..
Hani derler ya, Fatih Sultan Mehmet’in cehennem topları, Bizans surlarını dövüyor. Bizans imparatoru ve avanesi,’ meleklerin kadın mı,erkek mi’ olduğunu tartışıyor!?
Bizim durumumuzda bundan farklı değil.
* * *
Hendek Belediyesi öncülüğünde, o muhteşem Uludere vadisi cennete çevrilmiş. Geçen yıl Ramazan ayında, bir soluk dinlendiğim, gölgesine sığındığım, bir nefes uyuya kaldığım vadide, gerçekleştirilen eserler, beni gelecek açısından biraz gülümsetti..
Sizlerle Sapanca’da eylem yapan Roman vatandaşlarımızın ve sitem eden çarşı esnafının düşüncelerini paylaşamadım..
Hakkını teslim edelim;
Memlekette güzel şeylerde oluyor!
Sağlıklı, güzellikler dileği ile pazarınız hoş, sofranız bereketli olsun!