Son yıllarda ev ve işyerlerini soyup soğana çeviren hırsızlardan mağdur olan ailelerin sayılarında artış gözleniyor.
İl Emniyet Müdürü Mustafa Aktaş, Hırsızlık Masası’nı takviye edip hırsızların ilgi alanına giren yerlerde etkili önlemler alacak bir ekip oluşturunca, hırsızların keyfi kaçtı…
Arka arkaya yakalanıp adalete teslim edilen yerli ve ithal hırsızların bu defa işinin kolay olmadığını görmek, şehir adına son derece sevindirici…
İnsanlarımızın korkulu rüyası haline gelen hırsızlarla mücadelede bu defa farklı bir yol ve yöntem izlemeye koyulan İl Emniyet Müdürü Mustafa Aktaş ve hırsızlık masası ekiplerine, kolaylıklar dileğiyle Bizim Bahçe’den “Leylaklar” gönderelim istedik.
ŞENOL ÇOKLUK’A GEÇMİŞ OLSUN
Kapalıçarşı’nın bıçkın esnafı Şenol Çokluk, soğuk ve kasvetli kış günlerinde nefes alıp vermekte zorlanıyor…
Bu nedenle senenin bazı günlerini hastanede geçirir oldu…
Bu kış da değişen bir şey yok.
“Olmaya devlet cihanda, bir nefes sıhhat gibi” sözü boşuna söylenmemiş…
Bir değil, birkaç nefes sıhhat için tedavi altına alınan Şenol Çokluk’un derdinden ve halinden anlayan doktoru Mustafa Yetiş, onu bu kez tam iyileştirmeden göndermeyeceğe benziyor.
Giderek daha rahat nefes alacağı izlenimi veren Şenol Çokluk’a geçmiş olsun deyip “Itırlar”, Doktor Mustafa Yetiş’e kolaylıklar dileğiyle “Sümbüller” gönderelim istedik Bizim Bahçe’den…
SEVDANIN BEDELİ
Sakaryaspor taraftarları “Sevdanın yaşı olmaz” anlayışıyla takımının peşine düşerken, ona verdiği zararın farkına varmıyor bir türlü, her nedense…
Neredeyse alışkanlık haline getirdi, sevdalandığı takımına ekonomik açıdan yıpratacak cezalar getirmeyi…
Hele şu sıralarda yeşil siyahlılar açısından tek kuruşun dahi önem taşıdığı bir ortamda, gelen binlerce liralık cezalar, sıkıntıyı işin içinden daha da çıkılmaz hale getiriyor.
İnsan sevdalandığı takımına her maçta böyle cezalar getirirse, bunun adına nasıl sevda denilebilir…
Buna olsa olsa takımına düşmanlık denilir…
Yazık değil mi!
Bu nasıl bir sevda böyle, severken sıkıştırıp nefessiz bırakmak gibi bir şey…
Yakışıyor mu taraftara…
Her zaman dile getiriyoruz, “Vazgeçin bu yanlıştan” diyerek…
Ama ne dinleyen var ne de yanlıştan vazgeçen…
Bu şartlarda bir darbe de taraftarından yiyen Sakaryaspor nasıl kurtulacak içine düştüğü kötü durumdan, gel de düşünme derin derin…
Biz bir kez daha hatırlatalım istedik keyfiyeti, ola ki sağduyulu bir taraftar grubu çıkar da, uyarır diğerlerini ve sevda yerine oturur, yüzler güler...
Aksi halde yeşil siyahlı dünyada, alçak sürünme devam edip gider…
Bu duygularla, iyi niyetli taraftara Bizim Bahçe’den “Zambaklar” gönderelim istedik.
BANLİYÖDE FİNAL YERİ
Arifiye-Adapazarı arasında işletilecek banliyö seferleri için geri sayım başladı.
Donatım durağı ile Gar girişi üzerindeki hatta mevcut geçitlerde, raylı sistem nedeniyle trafiğin aksayacağı görüşü üzerine yoruluyor kafalar…
İlk etapta Arifiye’den gelen trenin Donatım durağında final yapıp, yolcularını indirmesi düşünülüyor.
Bu tutar mı, bilemeyiz!
Ancak kulaktan kulağa gelen bir söylentinin altını çizmeden geçemeyiz.
Bu bölümün trafiğe kapanmasında amaç, yapılaşmaya açma düşüncesiymiş.
Bilmem bu görüşe ne buyrulur.
Gar trensiz, gül dikensiz olamayacağına göre, söylenenlerin dedikodudan ibaret olduğuna inanmak istiyoruz.
Bu doğrultuda iyi niyetli düşünen herkese ve her kesime Bizim Bahçe’den “Kardelenler” gönderelim istedik.