Oturduğu yerden ahkam kesiyor demesinler diye kalktım gittim Gezi Parkı'na geçtiğimiz pazartesi. 
'Devrim'in başladığı günden üç gün sonra yani, sıcağı sıcağına.
Devrim diyorum evet, çünkü şairin dediği gibi 'bir gülün açılması devrimdir, bildiğin anladığın bir devrim.'
Neler gördüm paylaşayım sizinle:
Evvela 'devrim' nasıl gelirmiş, geldikten sonra ne olurmuş, insanlar devrimle nasıl refaha, saadete, adalete, eşitliğe, özgürlüğe boğulurmuş onu gördüm.
Sonra 'Türk baharı' tamlamasını şehvetle söyleyenleri gördüm.
Okuldan kaçmış lise öğrencilerinin fantezilerini gördüm.
Üniversiteli 'cici çocuklar'ın enerjilerini nerelere kanalize ettiklerini gördüm.
Duvarlarda, yollarda hemen her yerde başbakana edilen küfürlerin yazılı olduğunu gördüm.
Bu küfürlerin önünde hatıra fotoğrafı çektiren medeni, donanımlı, masum insanları gördüm.
Yanmış araçları, tahrip edilmiş yolları, yağmalanmış dükkanları gördüm.
Sırt çantaları, boyun bağları ve ellerinde telefonları ile devrim havasına girmiş, kendilerini bir şey zanneden 'cici çocuklar' gördüm.
Yıllardır televizyonlarda dilimizin, ahlakımızın, manevi ve kültürel değerlerimizin çanına ot tıkayan sözde sanatçıları, gazetecileri, artistleri gördüm.
Ayağında, üstünde, gözünde en ünlü markalarla devrim fantezisini gerçekleştirmek isteyen romantik gençlerimizi gördüm.
Tuvalet sırasında vatanı kurtaranları gördüm.
Babam duyarsa beni keser diyenleri gördüm.
Romantik, devrimci ve özgürlükçü aşıkların aşklarını gördüm.
The Marmara'nın altındaki kitchenette'te oturup gençleri seyreden nostaljik tatmincileri, 'nerde o eski devrimler' diyenleri gördüm.
'Cici çocuklar'ın göstermelik temizlik çalışmalarını, sahte kitap okumalarını, samimiyetsiz nezaketlerini gördüm.
Öğrencilerini meydana götüren büyük hocalar gördüm.
'Mustafa Kemal'in askerleriyiz' diye bağıranların hiç de az olmadığını gördüm.
'Meydanda, Gezi'de her renkten insan var' safsatasını gözlerimle gördüm.
Birçok öğrenciyi, 'cici çocuğu' 'varolmanın dayanılmaz hafifliği' içerisinde gördüm.
Yüzlerdeki öfkeyi, kalplerdeki kini, tavırlardaki bayalığı, dillerdeki terbiyesizliği gördüm.
Bir kedi gördüm sanki...
Popüler kültürün binbir yüzünü gördüm.
Devrim de devrilmiş ha!
Baksanıza neler gördüm neler!