Kendi halinde adamlardık...
Etliye sütlüye karışmaz, dünya işleriyle pek uğraşmazdık.
Kafamızı önümüze eğip dolaşır, tevazuyu elden bırakmazdık.
Muteber adamlardık hepimiz.
***
Eskiden beş vakit namazımızı camilerde eda ederdik.
Zamanla cemaatten kopup evde kılmaya başladık.
Önce sünnetleri terk ettik, sonra sadece Cuma namazlarına devam eder olduk.
Önceleri Yasin okurduk perşembe geceleri, sonra kırk yılda bire düştük.
Cuma günleri kabirleri ziyaret ederdik, şimdi sadece bayramdan bayrama uğrar olduk.
***
Sakal bırakırdık sünnettir diye.
Önce sakalı kestik, sadece bıyıkla idare ettik.
Sonra sonra bıyıktan da vazgeçtik.
Önceden ellerimizi göbeğimizde bağlardık, şimdiyse arkada bağlıyor, bazen de cebimize sokuyoruz.
Eskiden dostlarımızla hayırda yarışırdık.
Şimdi ise birbirimizden makam mevki kapmak için uğraşıyoruz.
***
Salâvat kampanyaları düzenlerdik eskiden.
Şimdi kısa yoldan köşeyi dönme kampanyaları düzenliyoruz.
Eskiden yüzümüz kızarırdı...
Şimdi avucumuz kaşınıyor.
100 metrekare evlerde oturur; salonda soba, mutfakta kuzine yakardık.
Şimdi dubleks evler bile bize yetmiyor.
***
Mütevazı dükkânımızın tentenesini kendimiz kaldırırdık sabah namazından sonra.
Besmeleyle açar, nasibimizi beklerdik.
Yanımızdaki elemanlar açmaya başladı dükkânı zamanla.
Sonra işler büyüdü, dükkân yetmez oldu.
Şirket, ofis, holding der olduk artık bunun adına.
***
Eskiden Allah'ın selamını verirdik birbirimize.
Şimdi birbirimize parti büyüklerinin selamını taşıyoruz.
Aman gıybet yapmayalım diye ağzımızda çakıl taşıyla gezerdik.
Şimdi milletin arkasından atıp tutmakta hiçbir beis görmüyoruz.
***
İnançlı adamlardık ama her nedense makam sahibi olduktan sonra aklımıza geldi hacca, umreye gitmek...
Yıllarca çalıştık olmadı, bu günlere nasip oldu jeep'lere binmek.
Bir çarığımız, bir heybemiz vardı oysa...
Ağır yükler yüklediler bize, vurdular sırtımıza.
İmtihanımız daha da büyür oldu bir zaman sonra.
***
İşte böyle canım efendim ahvalimiz.
Başta da dediğim gibi kendi halinde adamlardık biz.
Ne Ahmet'in kavuğu, ne Mehmet'in tavuğu...
Allah'ın rızasını kazanmaktı bizim tek gayemiz...
***
Horacius'un meşhur bir sözü vardır güzel kardeşim:
Dinlemiyorsun ama
Bu senin kendi öykün...