Mübarek Ramazan ayını ve bayramını geride bıraktık.
Şimdi önümüz Kurban Bayramı, akabinde yılbaşı…
Daha sonra ocak ayı, seçim takvimi, şu bu derken bir de bakmışsınız mart kapıya dayanmış.
Ve önümüze seçim sandığı konuvermiş.
Bir anda olacak bunların hepsi, zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız bile.
Her neyse…
Peki, nedir son durum?
Ahval ve şerait nasıldır memlekette?

Allah’a hamdolsun memleketin durumu gayet iyi.
Ufak tefek aksaklıklar ve tatsızlıklar olsa da ülke olarak yolumuza emin adımlarla devam ediyoruz.
Rabbim ele güne muhtaç etmesin, devletimize milletimize zeval vermesin.
AK Parti hükümeti 2002’den bu yana çok önemli başarılara imza attı.
Ülkenin makûs talihini tersine çevirdiler.
Ancak şehrimiz açısından bakarsak aynı şeyleri söylemek hayli zor.
Sakarya şehri her seçimde AK Parti’ye verdiği olağanüstü desteğe karşılık yeterli ilgiyi ve hizmeti göremedi.
Bütün kapılar yüzümüze kapandı, heveslerimiz her daim kursağımızda kaldı, neye elimizi attıysak kurudu.
Her zaman üvey evlat muamelesine maruz kaldık.
Yapımı yıllarca süren sağlık yatırımlarını saymazsak elle tutulur, gözle görülür bir hizmet alamadı bu şehir.
Kime ne faydası olduğu belli olmayan Bölge Adliye Mahkemesi bile bu şehre çılgın proje diye lanse edilmişse gerisini varın siz hesap edin.
Kaldı ki o müjdenin üzerinden bile 2 sene geçti, ortada mahkeme falan yok!

Daha önce de çeşitli kereler dile getirdim, “Bu şehre ne yaparsa Büyükşehir Belediyesi yapar” diye…
Çehremizi değiştirecek, bize yaşama sevinci aşılayacak olan Büyükşehir Belediyesi’nden başkası değil.
İşte bu gerçekten hareketle devamlı Büyükşehir’le ilgili yazılar kaleme alıyorum.
Diğer meselelere hiç mi hiç değinmiyorum çünkü aynı kapıya çıkıyor.
Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu’ndan gayrısının hayrı yok bu şehre.
O kadar ki AK Parti’nin başarısı bile Büyükşehir’in yaptıkları ve yapamadıklarıyla ölçülüyor.
Ve de bu yüzdendir ki AK Parti’ye yönelik eleştirileri bile Zeki Toçoğlu göğüslüyor.
Değil yerel, ulusal konularda bile Başkan Toçoğlu topa giriyor.
Peki, bu kadar önemli bir konuma sahip olan Büyükşehir Belediyesi’ni yönetenler neler yapıyor?

700 milyon TL’yi aşan borcuna ve incir çekirdeğini bile doldurmayan gelirlerine rağmen elinden geleni ardına koymuyor Zeki başkan.
Altyapı yatırımlarına ağırlık veriyor ve kalıcı projelere imza atmaya çalışıyor, şehre yeni yeni eserler kazandırıyor
Ama sokağa çıktığınızda bunun karşılığını da göremiyorsunuz.
Kafamı nereye çevirsem Büyükşehir kötüleniyor.
Hangi haberin ve köşe yazısının altındaki yorumlara baksam Toçoğlu ve ekibinden dert yanılıyor.
Herkesin dilinde aynı cümle dolanıp duruyor: Büyükşehir çiçek ekmekten başka ne yaptı?
Çiçek ekmekten başka bir şey yapmadı mı Büyükşehir?
Söyleyenler de bunun böyle olmadığını bilmesine rağmen Toçoğlu ve ekibine anlamsız bir düşmanlık besliyor.
İşin garibi AK Parti içinde de bu güruha çanak tutan, destek veren ve böyle yaparak tabiri caizse kendi ayağına kurşun sıkan insanlar var.
Anlayacağınız bütün hesaplar mart ayındaki seçimlerin üzerine yapılıyor.
Hedefe giden yolda her yol mubah sayılıyor!

Büyükşehir Belediyesi, klasik bir iktisat kuralı olarak kıt imkânlarla sonsuz istekleri karşılamaya çalışıyor.
Ancak şehrin ulaşım ve trafik sorunu her yapılan iyi şeyi gölgede bırakmayı başarıyor.
Zeki başkan kabul etmese de bu şehirde trafik ve ulaşım sorunu var gerçekten.
Birçok noktada günün her saatinde sıkışıklık yaşanıyor, sürücüler ecel terleri döküyor.
Adapazarı’nda araç kullanmak günden güne daha da zorlaşıyor.
Başkanın da kabul ettiği gibi bu şehrin otopark sorunu da hat safhada.
Bu meseleyi halletmek adına üretilen parkomat uygulaması da yaraya merhem olamadı, bilakis tepkilerin artmasına sebebiyet verdi.
Yolların daraltılıp kaldırımların genişletilmesi gibi günübirlik düşünceler de sinirleri zıplatmaktan gayrı bir işe yaramadı.
Ulaşım Master Planı ciddi ve gerekli bir hamleydi lakin çok ama çok geç kalındı.

Bu şehirde ulaşım sorunu da yaşanıyor.
Özellikle Yenikent bölgesine ulaşmak deveye hendek atlatmak gibi.
Son derece çileli ve bir o kadar zahmetli!
Vatandaş şehir dışında oturuyormuşçasına her gün 40-45 dakikalık yolculuklar yapıyor ve bu yolculuklar çoğu zaman ayakta gerçekleşiyor.
Bu durum adı Büyükşehir olan şehrimiz için ciddi bir ayıp ve ciddi bir zaaftır!

Trafik ve ulaşımın yanında bir diğer eleştiri konusu da Büyükşehir’in Sakaryaspor’a olan sözüm ona ilgisizliğidir.
Hâlbuki belediyenin altyapıya büyük önem ve destek verdiğini ve her ay kasasından ciddi miktarda bir parayı bu işe harcadığını herkes biliyor.
Ama altyapıyı bu şehirde hiç kimse umursamıyor.
Çünkü yarınları değil bugünü düşünüyor insanımız.
Geleceği değil, günü kurtarmanın peşindeyiz!

Sözün özü her şey trafik, ulaşım ve Sakaryaspor’da düğümleniyor…
Büyükşehir Belediyesi yolları genişletip, altgeçitler inşa edip, dolmuş ve minibüs enflasyonuna son verip ve büyük otopark yatırımlarına imza atıp trafik sorununu bertaraf etse…
Çok değil, 10 tane daha otobüs satın alıp yeni güzergâhlar belirleyerek Yenikentlilerin hizmetine tahsis etse…
Ve her sene 50 bin TL gibi bir parayı altyapıya ayırmak yerine, bir defada 500 bin-1 milyon TL arası bir parayı Sakaryaspor’a hibe etse…
Şayet bunlar yapılmış olsa insanların gözündeki perde kalkacak ve bu şehirde çiçek ekmekten başka işler de yapıldığını çok rahat görecekler.
Ve şayet şu anda Zeki başkana yüzde 50 destek varsa, bu rakam bir anda yüzde 60-70’lere fırlayacak.
Ancak yukarıda saydığım işleri gerçekleştirmek söylemesi kadar kolay olmuyor.
Nihayetinde her şey imkânlar nispetinde…

Büyükşehir ne yapıyor, Zeki Toçoğlu ne yapıyor?
Bu meseleyi önyargılarımızdan arınarak ele almalıyız.
Kimsenin işine gelmese de eğri oturup doğru konuşmak durumundayız.
Şahsen ben sonunda yandaş ve yalaka olarak yaftalanma pahasına da olsa doğruları konuşmayı ve kendi gerçeklerimi yazmayı sürdüreceğim.
Hele şu bayram mahmurluğunu üzerimizden bir atalım…