“Öyle olacak, böyle olacak… Şunla şu, bunla bu” derken iş geldi yine seçime dayandı…
Burnundan kıl aldırmayan ve kendilerinden başkasını düşünmeyen partiler yüzünden 1 Kasım’da yine sandık başına gideceğiz…
Fakir fukaranın, garip gurebanın hakkı olan parayı yeni bir seçim yapmak için harcayacağız…
Seçimden çıkacak sonucun ne olacağı da meçhul…
Belki aynı manzarayla yeniden karşı karşıya kalacağız…
Kamuoyunun bir bölümü AK Parti’nin tek başına iktidar olacağını, büyük bir bölümü de hiçbir şeyin değişmeyeceğini savunuyor…
Görünen o ki koalisyon hükümetleri eskisi kadar kolay kurulmuyor…
Ve yine görülen o ki AK Parti’den gayrı hiçbir partinin tek başına iktidar olma şansı yok…
Hoş sandık bu, ne olacağı belli olmaz…
Biz bu memlekette yüzde 22 ile iktidar olan DSP’nin oylarının bir sonraki seçimde yüzde 1’e kadar düştüğüne şahit olduk…
Yine de mevcut tabloda böylesi büyük değişimlerin gerçekleşmesi zor görülüyor…
O halde ülkeye istikrar gelsin, kaosun önüne geçilsin, hükümet kurulabilsin diye AK Parti’yi mi desteklemek zorundayız?
Başka bir çaremiz, başka bir çıkış yolumuz yok mu?
AK Parti cenahından estirilen havaya bakarsak durum aynen böyle…
Gidecek ve oylarımızı mecburen AK Parti’ye vereceğiz…
Kusura bakmayın ama yok öyle bir dünya!
AK Parti’yi yönetenler bu sığ düşünceyle hareket ediyorlarsa, sonuç onlar için hüsran olacak…
Şurası da bir gerçek ki bizim insanımızın büyük bir bölümü muhafazakâr…
Yani vatanına milletine, dinine diyanetine, örfüne geleneğine bağlı insanlar…
Kendilerinde olan bu özellikleri AK Partili insanlarda da gördükleri için bugüne kadar bu partiye destek verdiler…
Haramı helali bilen insanlar diye, namazında niyazında insanlar diye, dürüst ve namuslu ve de hak hukuk yemeyen insanlar diye oylarını gidip AK Parti’ye verdiler…
Şayet AK Parti için sular tersine akmaya başlamışsa yukarıda saydığım özellikleri terk ettikleri içindir…
İktidar nimetleri içinde gözleri karardığı içindir…
Mazlum insanların oyuyla iktidar olup kibir deryasında yüzdükleri içindir…
Yanlış yapan, kul hakkı yiyen ve kalıbının adamı olmayan insanlara sahip çıkıp onları cezalandırmadıkları içindir…
Oturdukları makamları sıçrama tahtası ve ballı ekmek kapısı olarak gören insanları yönetici yaptıkları içindir…
Hiçbir meziyeti, becerisi, bilgisi ve birikimi olmayan insanları belediye başkanı yaptıkları içindir…
Bu milletin derdiyle dertlenmeyen ve kendi çıkarlarından gayrısını düşünmeyen insanları milletvekili yaptıkları içindir…
AK Partililer şunu iyi bilmelidirler ki 2002’deki ruh geri gelirse bu millet onları yeniden iktidara taşıyacaktır…
Bu itibarla AK Parti tarihi bir fırsat yakalamış ve yolun eşiğine gelmiştir…
Ya kendini düzeltecek, aday listelerini düzeltecek, söylemlerini ve eylemlerini gözden geçirecek ya da milletin gözünden düşerek günden güne eriyip bitecek…
Her AK Partili yönetici bu gerçeği bilerek hareket etmelidir…
Zira bu memleket AK Parti ile kaim olmadığı gibi, bu memleketin insanları da AK Parti’ye oy vermeye mecbur değiller…
Mesele de sadece Kürt oyları meselesi değil…
Bilmem anlatabildim mi?
Orda bir baraj
var uzakta…
Geçen hafta yapımı devam eden Akçay Barajı inşaatını gezdik gazeteciler olarak…
Yolculuk esnasında bize projeyi yürüten SASKİ Genel Müdürü Rüstem Keleş rehberlik etti…
Tamamen hattın güzergâhını takip ederek Sapanca’dan Pamukova’ya uzandık…
Yol boyunca nasıl olacak da Sapanca’dan Pamukova’ya varacağız diye düşündüm durdum…
Raif Ugan’ın usta (!) şoförlüğü sayesinde kazasız belasız şantiye alanına vardık…
Biraz meşakkatli bir yolculuk oldu ancak karşılaştığımız manzara sonrası gittiğimize ve gördüğümüze değdi diyebilirim…
Bilhassa Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu tarafından karşılanmak bana bütün yorgunluğumu unutturdu…
Bu memlekette, bu şehirde ne kadar güzel, ne kadar faydalı ve ne kadar büyük projelere imza atıldığını görmüş olduk…
Bomboş, vaha gibi bir alanın ve de boşa akan derelerin, kar suyunun istendiği zaman nasıl değerleneceğine şahit olduk…
Akçay Barajı bittiğinde Sapanca Gölü’ne alternatif olacak…
Şehrin bilmem kaç yıllık su ihtiyacı karşılanacak…
Ayrıca yapılacak hidroelektrik santraller sayesinde proje kendi masrafını kat bet kat çıkaracak…
Başta projeleri, vizyonu ve çalışkanlığıyla Büyükşehir Belediyesi’ne ve şehrimize inanılmaz katkılar yapan SASKİ Genel Müdürü Rüstem Keleş hoca olmak üzere, bu projeyi düşünen ve hayata geçiren herkesten Allah razı olsun…
İşte bizim böyle projelere ve böyle yöneticilere ihtiyacımız var…