“Paralel” kelimesinin ilmi izahını bilmem ama güncel olarak bakar ve biraz da avamca değerlendirirsek herhalde “Yandan iş götürenler” manasına geliyor…
“Kaçak et kesenler, efendisine uymayan askerler” gibi bir mana da var ortada…
Tabii, bu kendilerine ek işler vazifelendirip aslını unutanlar kategorisinin sadece yılların Hizmet Hareketi’ne yıkılması epey dostların arasını açtı, diğer paraleller için de iyi bir kamufle aracı oldu…
Sanki raydan çıkmış bu ruh haline sahip insanlar sadece Hizmet Hareketi’nin içinde varmış gibi…
Hâlbuki bu durum,samimi çoğunluğu ve bizleri bir hayli rahatsız etmekte…
Şahsi hatalar umuma mahal edilemez…
Bizdeki derin sıkıntı şahsi ihtiras ve hataların ümmeti ilgilendirecek kadar tahripkâr olmasından kaynaklanıyor herhalde…
Ama ben cemaati suiistimal eden ve kullanan, birbirine çarpıştırmayı vazife edinen bu paralellerden bahsetmeyeceğim…
Onun boyutları, usulü, planı beni aşar…
Hele ki çevredeki dostlarımdan her üç kişinin dördünün bu cemaate yakınlığı düşünüldüğünde...
Yine de kim hizmet adamı, kim durumdan nemalanıyor, kendini kullandırıyor; onun ayrımını yapacak kadar da gözümüz açık çok şükür…
Dahası bizimkiler ek işe tenezzül edemeyecek kadar davasına sahip çıkıyor…
Ama muhabbet bu işte; kimini dama çıkarır, kimini ay’a…
Ben esas diğer paralellerin de farkına varılmasını isterim…
Mesela Ak Parti içinde bir paralel var ki işine gelene “Onlardan” damgasını vuran, menfaatine ters iş ise ticari hayatını mühürleten, yetki, konum, dönem kendisinden yana olduğu için doğru-yalan bakmadan insanları ötekileştiren, lideri için “Yaratandan ötürü severiz” lafına aldırmadan “Menfaatimize göre severiz” mantığıyla hareket eden, sapla samanı karıştıran paraleller…
Bunlar, ak paraleller…
Bunlar da birlik, dirlik ve düzene diğerleri kadar zarar veren bir zihniyete sahip…
Ve de aynı düzeyde bunların da alaşağı edilmesi gerek…
Bunlar pirincin içindeki beyaz taş gibi tehlikeli ve yeni Türkiye’nin içindeki virüs gibiler…
Bu yandan çarklılara da bir operasyon borcu vardır sayın Cumhurbaşkanı’nın...
Bir diğer paralel vardır ki onlar da vatan millet sevdası (!) içinde çöreklenmişlerdir…
Onların derdi de ırkçılık belasını güncel tutmaktır…
Bunun için varsa yoksa Türk milleti, Türk milleti…
Hâlbukibu hareketin liderinin ırkçılık damarı ile sokaklarda olay çıkmasın diye yıllarını verip sakinleştirdiği bu grubun amacı “En iyi Kürt ölü Kürt’ür” diyerek aşağılık ve din dışı sloganlarla işi “En iyi Laz, Çerkez, Boşnak, Abaza ölü olandır”a getirmektir…
Bunlar da böylesine paralelcidir…
Bu paralelciler de en az diğer paralelciler kadar tehlikeli ve durdurulması gereken bir zihniyet içindedir…
Bir paralel de ülkenin iki numaralı siyasi hareketinde var ya onu tahlile lüzum görmüyorum…
Onu tarih tahlil etsin…
En azından etrafında dolaşan iyi insanların muhalefet kültürünü canlı tutması açısından onlara paralel üstü bir ifade bulmak gerek…
Unutulmasın ki bu tür ayrıştırma ve lakap takmaların amacı Müslüman’ın Müslüman’la irtibatını kesmektir…
Süreç içerisinde asıllarından kopmuş paralel zihniyeti insana, cemaate, topluma, tarikata, millete hâkim olmaya başladığında ortaya cihat diye Müslüman’ı katleden, kendi inancı dışında din tanımayan topluluklar çıkar, çıkıyor da…
İnsanın içinde bulunduğu çevreye düşmanlık beslemesinin başlangıcı içimizdeki paralelin yeni yollar çizme hevesinden kaynaklanmakta…
Bunun farkına varıp hem içimizdeki, hem etrafımızdaki yer alan gruptaki ya da oluşumlardaki paralelleri çarpıştırmayı asıl zannetmek bizi sadece parça parça etmeye yarar…
Şu unutulmasın; bir topluluk kötülendiğinde Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vessellem), “Her topluğun iyisi de vardır, kötüsü de” uyarısında bulunmuştur…
O yüzden hepimizin iyi tarafı da var, kötü tarafı da…
Mümkünse etrafın orasında burasında kusur bulmak yerine herkesin kendi it’ine sahip çıkması daha evla olacaktır…
Tabii bu zordur ama İttihad-ı İslam dediğimiz, ümmet dediğimiz hadise ancak o birliktelikten sonra gerçekleştirilebilir…
Şuan olduğu gibi “Benim paralelim seninkini döver” diye birbirimize gövde gösteri yapıp,“Biz öyleyiz ama siz de hırsızsınız, hainsiniz, dilencisiniz” gibi ithamlarla kardeşimizin ayıplarını bulmak yerine gizlemek güzel olandır…
Tabii bu sözden hata ve yanlışların üstü örtülsün diye bir sonuç da çıkarılmamalıdır…
Burada önemli olan ölçü ve niyettir…
Müslüman Müslüman’ın kardeşidir…
Ramazanın bütünleştirici ruhu içinde Allah içimizdeki nefis paralelini, siyasi paraleli, hatta cemaatler içinde cemaatini kötü gösteren hareketler yapan paralelcileri bu ay hürmetine ıslah eylesin…
Aramızda imani husustaki ortak noktaları daim etsin İnşaAllah…
Bu paralel işi çok su götürür…
Bizim ortak noktamız dinimiz, gerisi teferruattır…
Yeter ki imanımıza halel gelmesin, yarın bir gün birbirimize lazımız zira…