‘Bu şehrin Fahri Müfettişi’ yazıyor:
"Bugün mutlu bir şekilde şehir gezisine çıktım...
Niyetim, şehrin ‘tarihi, turistik ve kültürel’ yerlerini dolaşmak ve sokaklarda biraz yürüyüş yapmak…
Mutluyum çünkü geçen günlerde size gönderdiğim bir serzeniş yazımda ‘bu şehrin sokakları kimin?’ diye sormuş Rent A Car firmalarının, anlayacağınız kiralık araç temin edenlerin, sokakları işgalinden rahatsızlığımı dile getirmiştim...
Sabahleyin mahalli gazeteleri gözden geçirirken Belediye’nin kiralık araç şirketlerini denetlediğini, usule uygun davranmayan firmaları uyardığını ve birtakım tedbirler uyguladığını okudum... Yaşadığımız şehirle ilgili, cadde ve sokaklarda gözüme çarpan bir işgalin üzerine gitmiş belediye yetkilileri, nihayet...
Gel de sevinme buna...
Demek ki gündeme getirilen sorunlar dikkate alınıyormuş...
Kiralık Araç firmalarının ilan, reklam ve afişleri yok, kaldırılmış. ‘Oh be!’ dedim, dedim ama bir de ne göreyim, daha önce fotoğraflarını çektiğim ve sizlere de gönderdiğim araçlar yerlerini koruyor. Sadece üzerlerindeki Kiralık Araç levhası kaldırılmış…
Şimdi soruyorum: ‘Kiralık Araç’ levhası kaldırılıp, araçlar sokakları işgal etmiş vaziyette yerinde dururken, problem çözülmüş mü oluyor?
Gazeteci olarak işin üzerine gidip doğruyu bulup çıkarmak size düşmüyor mu?
Bilmem ne dersiniz?" diyerek tamamlamış sözlerini...
Sadece Büyükşehir değil, vatandaş da iş başına getirilen Zabıta Müdürü Yusuf Hoca'dan çok şey bekliyor...
Bu zorlu görevde her ne kadar başarıya ulaşmak kolay olmasa da, düzgün bir Müdür olarak onun sorunların üstesinden geleceğine inanılıyor...
Bakalım sokak işgalleri ne zaman bitecek?
Bir günlük şehir gezisi sonrasına sığdırdığı şikayetleri böyle imdilik...
Bu Şehrin Fahri Müfettişi böyle giderse eğer, "Şehrin Delisi" olacağa benziyor diye yazmıştık...
Gelişmeler gösteriyor ki, bu doğrultuda hızlı şekilde yol alıyor...
Bakalım Belediye, bizim yaman Müfettişin değindiği şikayetleri ne ölçüde yerine getirecek...
Şehrin Fahri Müfettişi'ne "laleler", çiçeği burnunda Zabıta Müdürü Yusuf Türkhan'a kolaylıklar dileğiyle "iri yapraklı zambaklar" gitsin istedik, Bizim Bahçe'den...
İNTERNET AVCILARI
İŞ BAŞINDA...

Daha önce bizim de başımıza gelmişti...
Benzer sorun bu defa ismi bizde saklı bir okuyucumuzun başına gelmiş...
Emniyet zaman zaman GSM kullanan aboneleri bu konuda uyarmaya devam ederken, hâlâ aynı yol ve yöntemle soyguna kalkan internet avcılarının bitmez tükenmez istismarı sürüp gidiyor...
Okurumuz diyor ki:
"29.09.2011 günü (dün) saat 12.12 de Emniyet'ten aradığını söyleyen bir şahıs telefon etti...
Adı Kemal Sönmez, Ankara Mamak şube müdürüymüş. Kredi kartlarımın şifrelerini ve internet bilgilerimi kullanarak Güney Anadolu’daki illerde birkaç şehir ismi saydı adım terör olaylarına karışmış. Hangi banka kartlarım olduğunu sordu. "Ben de bütün bankaların kartları var" dedim. Akbank kartımı bir ATM'den onun söyleyeceği bir hesap numarasından makbuz alıp terör şube müdürlüğüne göndermem gerektiğini fakat ATM'ye gidene kadar telefonun açık kalması, kapatmamam gerektiğini söyledi. Ben de yarım saat, bir saat niye açık kalacakmış dedim. Adam adımın terör olaylarına karıştığını benim iyiliğim için aradığını yüksek sesle söylemeye başladı. Ben de, onun hakkında araştırma yapacağımı, beni burada herkesin tanıdığını belirttim. Pat diye telefonu kapattı.
Adamın şivesi doğuluydu.
Kontör dolandırıcıları, şimdi de kredi kartlarına ve internet bilgilerine ulaşmaya çalışıyor anlaşılan
Telefonu açanlar telefon sahibinin ismini bilmiyor isim, kart numarası, şifresi ve de internet bilgilerini vermesinler sakın, halkımızı uyaralım istiyorum..."
İlk anda böyle bir telefonla karşılaşıp paniğe kapılanlar olabilir...
Oyuna gelmemek lazım...
Evet, böyle dile getirmiş başından geçen konuşmayı okuyucumuz...
Bu konuda benzer şikayetler aldı başını gidiyor...
Nasıl takip edilir, kim durdurur ve kim oyuna gelir?
Yetkililer bu işe ne der, bilemeyiz...
Bunu yapanlar ısrarla sürdürdüklerine göre hayli mesafe almış olmalılar...
Uyarı görevimizi yapalım okuyucumuzun talebi üzerine, bir kez daha Bizim Bahçe'nin tiryakilerine...
Böyle üçkağıtçılar var, size bir telefonla ulaşabilen...
Gelmeyin taklalara, ulaşmasın soysuzlar baklalara...
Uyarımızı dinleyip önlemini alacak okuyucularımıza "kardelenler" gönderelim istedik Bizim Bahçe'den, bu nedenle...
HALİL İBRAHİM BALCI’YA
ULUSLARARASI GÖREV...

Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, Dünya Fırıncılar Federasyonu’nca dünyadaki mesleki eğitim geliştirilmesine yönelik oluşturulan ‘Mesleki Eğitim Komitesi’ne seçildi...
Hollanda, Danimarka, İsveç ve İsviçre’den temsilcilerin de görev alacağı komitede, Ülkemizi Federasyon Başkanı Halil İbrahim Balcı temsil edecek...
Komite ilk toplantısını 15 Ekim 2011 tarihinde İtalya’nın Verona kentinde gerçekleştirecek...
Komitede alınacak kararlar, daha sonra Dünya Fırıncılar Federasyonu'na Üye 31 ülkede uygulamaya konulacak...
H.İbrahim Balcı'ya bu önemli ve uluslararası görevinde başarılar dileğiyle Bizim Bahçe'den "mor sümbüller" gönderiyoruz...
"ÜÇ GÜZEL İNSAN" VE
SAKARYA ÜNİVERSİTESİ

Sakarya Üniversitesi’nin 1970’lerde temelinin atılıp bu günlere gelmesinde büyük emekleri olan ‘Üç Güzel İnsan’ 28 Eylül 2011 Çarşamba günü ilimizdeydiler.
Prof. Dr. Nevzat Kor, Prof. Dr. M. Rahmi Bilge ve Prof. Dr. Ramazan Evren, Sakarya Üniversitesi’nin 2011–2012 Eğitim ve öğretim yılı resmi açılış töreni vesilesiyle Sakarya’ya geldiler...
Kendilerine takdim edilen plaketlerden mutlu oldular...
O zamanlar Asistan olarak Sakarya Mühendislik ve Mimarlık Akademisi’ne (SDMMA) aldıkları gençlerin bugün Rektör, Profesör, Dekan, Bölüm Başkanı, Ana Bilim Dalı Başkanı ve Müdür olduklarını, hatta onların öğrencilerinin bir kısmının da Profesör, Doçent ve Yardımcı Doçent unvanı almış olmalarından dolayı mutlu oldular...
Milli Görüş'ün unutulmaz lideri rahmetli Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın en güvendiği danışmanları arasında yer alırdı Prof. Dr. Nevzat Kor...
Eski talebeleri olan etkili, yetkili bilim adamları; "Nevzat Kor denilince akla; tevazu, incelik, zerafet ve gönül adamlığı gelir" diyerek saygı ve övgüyle bahsederler ondan daima...
Üniversite'deki programı takiben önceki gün toprağa verdiğimiz Sakarya'nın "Güvercin Dedesi" Şaban Üstüner'in cenazesine katılarak vefalı bir tablo ortaya koyan bu "Üç Güzel İnsan"a yıllar sonra gerçekleştirdikleri ziyaret nedeniyle Bizim Bahçe'den "orkideler" gönderelim istedik...
NECDET ÖĞRENİR’İN ACI GÜNÜ
Sakarya Üniversitesi Hendek Meslek Yüksekokulu'nda görevli Öğretim Görevlisi Necdet Öğrenir'in oğlu Ümit Öğrenir vefat etti...
Uzun süredir rahatsız olan Ümit Öğrenir, dar-ı bekaya göçtü...
Cenazesi 30 Eylül 2011 Cuma günü (bugün) Adnan Menderes Caddesi’nde bulunan Güllük Camii'nde kılınacak öğle namazını müteakip defnedilecek…
Ümit Öğrenir' e Allah'tan rahmet, Öğrenir Ailesi ve sevenlerine sabır diliyoruz, acılarını paylaşarak...