Babaların günüydü dün. Keyifli bir gündü yani. Babaları hayatta olmayan dostlar için buruk olsa da gurur duymaları gereken bir gündü aslında.
Tamam, “Cennet anaların ayakları altındadır.”
Kabul ediyoruz, ana gibi yar da olmaz ama devamına da sonsuz eleştirimiz var. 
Baba demek evin direği demektir. Baba demek otoriter bir bakışı ile sana çeki düzen veren insan demektir. Baba demek sert bakışlı ama tabiri caizse yufka yürekli adam demektir.
Unutmadan sosyal hayatta baba kelimesinin “gücü” ifade eden anlamı da vardır. Bu ülke yıllar boyunca Süleyman Demirel’i baba diye selamlamadı mı? mafya anası çok nadirdir genelde babası vardır bu işin. Ya da para anası demez kimse. Para babası vardır. Bende babayım ya izin verin bu kadarcık şımartayım kendimi. Neyse bayan okurlarımızı da kızdırmayalım yuvayı da dişi kuş yapar. Altını çizmekte fayda var.
Bizimde Ateş ailesinin reisi, değerli babamız ile farklı bir diyaloğumuz var. Arkadaş gibiyiz gerçekten. Bizi yakından tanıyan herkes bu arkadaşlığı çok iyi biliyorlar. Sadece aile hayatında değil iş hayatında da birlikte olduk kendisiyle. Son günlerde çok popüler olan biber gazından da nasibimizi aldık. Yok yok eylemde falan değildik. Kendisinin sağlık problemi nedeniyle Beşiktaş’taki doktoruna gittiğimizde Taksim Gezi Parkı olaylarının yoğun olduğu bir güne denk geldik. Daha sayamayacağım bir çok anı.
Biliyorum çok hoşlanmayacak kendisi bu yazıdan. Pek poh pohlanmayı sevmez ama çok iyi bilir ki ailemiz için çok değerlidir. Tıpkı tüm babaların kendi aileleri için değerli olduğu gibi.
Ama olsun ülkenin gergin bir ortamdan geçtiği bu süreçte belki de en önemli birleştirici ve barıştırıcı unsur olan babaların öğüt ve tavsiyelerine çok ihtiyacımız var. Başta ilimizin değerli avukatı Cumhur Ateş olmak üzere tüm babaların ellerinden öpüyorum. Nice babalar gününü evlatlarınızla geçirmeniz dileğiyle.