Sakarya’da siyasetin bir numaralı gündem maddelerinden biri de AK Parti’nin kendisine koyduğu 7-0 hedefi…
Milletvekillerinden il ve ilçe teşkilatlarına, belediye başkanlarından kadın ve gençlik kollarına kadar partinin tüm kademeleri bu hedefe kilitlenmiş durumda…
Yapılan hesap ve çalışmalar tamamen kendi tabirleriyle “7 güzel insanı Ankara’ya göndermek” üzerine kurgulanıyor…
Bizler de yazı ve yorumlarımızda sürekli olarak iktidar partisinin bu hedefine vurgu yapıyoruz…
Böyle olunca bizim de sonucun bu şekilde olmasını istediğimiz zannediliyor…
Şahsen ben AK Parti’ninSakarya’da 7-0 yapmasını hiç mi hiç arzulamıyorum…
Böylesi birsonucun şehre artı bir katkısının olacağını da düşünmüyorum…
Bilakis 7-0 gibi bir neticenin şehrin aleyhine olduğu kanaatini taşıyorum…
İstiyorum ki her partiden en az bir milletvekili olsun, böylelikle bir rekabet ortamı oluşsun…
Muhalefet vekilleri iktidar vekillerini hizmete zorlasın ve an be an onların ensesinde boza pişirsin…
Böylesi bir siyasi atmosferde hizmet akışının daha sağlıklı ve nitelikli olacağını tahmin ediyorum…
Kaldı ki biz AK Parti’nin 6-0 yaptığı zamanları da biliyoruz…
Bu dönemki kadar hizmet alamıyordu şehrimiz…
Hatta tulum çıkarmalarına rağmen milletvekillerimiz bakan da yapılmıyordu…
Ne zaman MHP ve CHP de birer milletvekili çıkardı, o zaman pabucun pahalı olduğu anlaşıldı…
Bu meyanda bilhassa CHP Milletvekili Engin Özkoç’un hakkını yememek lazım…
Açtığı milletvekili irtibat bürosu sayesinde vatandaşla diyalogda mesafeleri kaldırdı ve diğer tüm vekilleri en azından telefonlarını açmaya zorladı…
Onun sayesinde AK Parti’de nöbetçi vekil uygulamasına geçildi ve her hafta sonu bir vekil şehre gelerekpartibinasında vatandaşın derdini dinledi…
Yine Özkoç sayesinde MHP Milletvekili Münir Kutluata şehre daha sık gelmek ve TBMM’de daha aktif olmak durumunda kaldı…
Önceleri adı sanı duyulmayan Kutluata, biraz da Özkoç’un zorlamasıyla ayda yılda bir yaptığı basın toplantılarının sayısını çoğalttı…
Yine hiç soru ve araştırma önergesi vermeyen Münir Kutluata, Engin Özkoç’un bu alanda rekor kırması sonucu bir şeyler yapmaya mecbur hissetti kendisini…
Velhasıl kelam devlet büyüklerimizin sürekli kurdukları bir cümle vardır…
Derler ki, “Farklılıklar zenginliğimizdir…”
Ben de diyorum ki farklı farklı partilerden milletvekilleri seçilsin ki kim işini iyi yapıyor, kim kötü yapıyor ve de Sakarya’yı en çok hangi vekil seviyor anlayalım…
CHP İLE MHP’DE “MALUMUN İLANI”
Milletvekili aday listelerinin açıklanmasına artık sayılı günler kaldı…
3 hafta içerisinde neyin ne olduğu ortaya çıkmış olacak…
AK Parti tabanında ve bununla birlikte tüm Sakarya kamuoyunda inanılmaz bir heyecan ve merak duygusu hâkim…
Listenin nasıl şekilleneceğini hiç kimse kestiremiyor…
Adeta nefesler tutulmuş bir vaziyette partinin kararı bekleniyor…
CHP ve MHP tabanı ise “malumun ilanına” kilitlenmiş durumda…
CHP’de Engin Özkoç, MHP’de ise Münir Kutluata’nın liste başı olacağı hususunda hemen herkes hemfikir…
Bu nedenle CHP ve MHP’de herhangi bir heyecandan ve beklentiden söz etmek mümkün değil…
CHP’de Engin Özkoç’u istemeyen partililer olduğu bir gerçek…
Ha keza MHP’de de Münir Kutluata’nın aday gösterilmemesi için birçok insan dua ediyor…
Her iki milletvekiline gösterilen bu tepkinin ben biraz aşırı olduğunu ve de kendilerine haksızlık edildiğini düşünüyorum…
Lakin bu tepkilerin oluşmasında sorumlulukları olduğu gerçeğini de kendilerine hatırlatmak istiyorum…
Her iki milletvekili de şapkasını önüne koyup iyice bir düşünmelidir…
“Biz nerede yanlış yaptık da bu insanlar bize cephe aldı” diye kendilerini sorgulamalıdır…
Zira kimse kimseye durduk yere düşman olmaz…
ULUSAL BASININ ATABEK İLGİSİ
Milletvekili aday adayı Çiğdem Erdoğan Atabek, AK Parti’de adından en çok söz ettiren siyasetçilerin başında geliyor…
Kısa bir zaman zarfında kadın kolları başkanlığından MKYK üyeliğine, oradan da bakan yardımcılığına kadar yükselen ve de son kertede milletvekili aday adayı olan Atabek,popülaritesi bir hayli yüksek bir isim…
Öyle ki ulusal düzeyde yayın yapan radyo ve televizyonların peşi sıra kendisini konuk ettiğine şahit oluyoruz…
Atabek son birkaç gün içerisinde Kanal 7 Ana Haber’in ve TRT Radyo 1’in canlı yayınına katıldı…
Daha evvel de Beyaz TV, TRT Haber, A Haber, Kanal 24, Kanal A gibi ulusal yayın yapan televizyonlara konuk oldu…
Bunun yanında Akit Gazetesi’nde röportajı yayınlandı…
Ulusal düzeyde bu denli ilgi çeken Atabek, yerel basını da ihmal etmedi…
Gazetesinden radyosuna, dergisinden internet sitesine varıncaya kadar herkesi ziyaret etti…
Sosyal medyada da hayli etkin olduğunu hatırlatarak, bu meyanda basın araçlarını en iyi kullanan siyasetçi olarak görüyorum kendisini…
Bakalım mütevazı bir ekiple yürüttüğü ancak hayli ses getiren kampanya çalışması Atabek’in şansını nasıl etkileyecek…
İKİSİ BİRDEN OLMAZ
Siyaset mühendislerince AK Parti listesi kurgulanırken bazı adaylar yan yana getirilmiyor…
Çeşitli saiklerle varılan kanılar neticesinde “Bu varsa, şu olmaz” gibi sonuçlar öne sürülüyor…
Örneğin her ikisi de bayan olduğu ve bir fiil Aile veSosyal Politikalar Bakanlığı’nda görev aldığı için Ayşenur İslam ile Çiğdem Atabek aynı listede olmaz deniliyor…
Başından beri aynı ekibin içinde oldukları için Milletvekili Ali İhsan Yavuz’la eski İl Başkanı Recep Uncuoğlu’ndan sadece birinin listede olacağı iddia ediliyor…
İkisi de Hendekli olduğu için ya Ali İnci yer alır listede, ya da Ziya Cevherli yorumları yapılıyor…
Tıpkı bunun gibi ikisi de eski milletvekili olan Erol Aslan Cebeci ve Recep Yıldırım, ikisi de avukat olan Ali İhsan Yavuz ile Recep Hacıeyüpoğlu, ikisi de halkta karşılığı yüksek isimler olarak Ali İnci ile Enver Toçoğlu, ikisi de temayülden iyi oy alan Ebubekir Sofuoğlu ile Ender Serbes, ikisi de gazeteci olan Cihat Zafer Demirel ile Kemal Öztürk isimleri aynı listede yan yana gelmez yorumları yapılıyor…
Ben Genel Merkezin kafasının bu şekilde çalıştığına ihtimal vermiyorum…
Aday gösterilme kriterleri bellidir ve bu kriterler arasında cinsiyet, meslek, meşrep ve bölge gibi ayrımların olduğunu sanmıyorum…