Birkaç maddeden oluşan kısmi anayasa değişikliği referanduma götürüldü ve 12 Eylül’de yapılan oylamayla yasalaştı. Hatırlarsınız, bu oylama öncesi “Yetmez ama evet” diyen bir grup vardı. Bu grubu oluşturan insanlar, yapılan değişikliklerin gerekli olduğunu ancak yetersiz olduğunu savunuyordu.
Buna rağmen “Bu da bir şeydir” diyerek evet oyu kullanmış ve değişikliğe destek vermişlerdi.
İşte ben de Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu’nun Korucuk’ta yaşanan ulaşım sorunuyla ilgili hamlesi için “Yetmez ama evet” diyorum.
Bölgede yaşanan ulaşım sorunu zaten var olan hatları uzatarak değil, yeni otobüsler satın alıp yeni güzergâhlar belirleyerek çözülebilir.
Eğer tam anlamıyla bir hizmet yapılacaksa yolu ve yöntemi budur.
Ancak belediyenin bu iyi niyetli hamlesini de görmezden gelemeyiz.
“Bu da bir şeydir” ve de en azından ortada sorunun çözümü adına gösterilen samimi bir çaba ve gayret vardır.
Bölge halkı için yol ve süre kısalmamış ancak konfor ve araç bekleme süresi açısından bir iyileştirme yapılmıştır.
Bu küçük hamle bile sorunun aslında o kadar da büyütülecek bir şey olmadığını ve ufak dokunuşlarla bir şeyler yapılabileceğini gösteriyor.
O halde, “Daha önceleri neredeydiniz” demekten de alamıyor insan kendini. Öyle ya, değer miydi bunca yıl insanlara işkence çektirmeye? Belediye başkanları en çok bu yüzden eleştiriliyor işte. Hizmeti geç ulaştırdıkları ve insanların yaralarının kangren olmasını bekledikleri için…
Oysaki vatandaşlar hizmeti en kısa sürede ve en süratli şekilde almak istiyor; hakları da. Ortada bir sorun varsa ve çözümü de mümkünse yıllarca beklemenin/bekletmenin ne âlemi var?
Sözün özü belediyenin bu hamlesiyle bir rekabet ortamı oluştu. Artık özel halk otobüsleri haricinde bir alternatifi daha var insanların. Bu da bölgede ulaşımın kalitesinin artmasını sağlayacaktır.
Gelelim diğer konuya… Yani şu evi satılığa çıkarma meselesine. “Sahibinden satılık ev” yazımdan sonra birçok emlakçıdan telefon aldım. Evimi kısa sürede satabileceklerini ve bu konuda bana yardımcı olabileceklerini söylediler. Tamam da benim evim Korucuk’ta, yani depreme dayanıklı bölgede.
Evimin etrafı konsolosluk binası gibi tel örgülerle çevrili ve özel güvenlik elemanları 24 saat adeta kuş uçurtmuyor.
Büyükşehir Belediyesi’nin gerek duble yol, gerek park ve sosyal tesis, gerekse altyapı yatırımları da ortada.
Şıkır şıkır da belediye otobüsleri çalışıyor, her yarım saatte bir.
O halde niye satayım ki ben gül gibi evimi? Enayi mi yazıyor benim alnımda?