Teşkilat, en sade anlamıyla bir hedef doğrultusunda bir araya gelenlerin oluşturduğu bir yapıdır…
Teşkilatçılık da her şeyi inandığınız dava hatırına arkaya atabilmektir…
O yüzden teşkilatta yer alan çoğu insan gerçekte teşkilatçı değildir…
Bunu yakın bir zamanda teşkilatların çalışmalarından gördük zaten…
Dahası bizim ülkedeki en büyük siyasi sorunun başında gelir teşkilatlar ve teşkilatçılık...
Partilerimizin teşkilatları maşaAllah epey kabarıktır…
Sokakta her üç kişiden dördü bir teşkilat üyesidir neredeyse…
Tabii bunda teşkilatların kredi kartı dağıtır gibi rozet dağıtmasının etkisi de epey büyüktür…
Adam hırlımı hırsız mı, edepli mi edepsiz mi, davayı sırtlanır mı sırtlanmaz mı bakılmadan insanlar üye yapılıp teşkilatlar hindinin cılız bedenini kabartması gibi şişiriliyor…
Teşkilatçılık bir davayısahiplenme ile ilgidir…
Kalbinize ve aklınıza yatan bu davayı sahiplendiğiniz zaman liderini de sahiplenirsiniz…
Lider A derken, siz B derseniz sadece kalabalık yapmış olursunuz...
Buraya kadar edebiyat yaptık; şimdi bizdeki durumu biraz tahlil edelim...
Ak Parti’de dava sahibi ana kadronun yıllardır ümmet için yaptığı fedakârlığınartılarının çok olması vicdan sahibinin ret edebileceği bir şey değil…
Bugünkü sorun teşkilatta yer alanların, vekilindenüyelerine kadar aynı samimiyetteolmamalarından kaynaklanıyor…
Zaten o yüzden de halkımız “Aslınıza dönün” mesajı vermiştir…
Yani içinizdekiasalakları,yalancıları,nemalananları, edepsizleri, cahilleri arındırın öyle çıkın karşımıza…
O yüzden güçlendirme temelden başlamalı…
Örneğin gençlik teşkilatlarına özellikle dikkat edilmeli…
Kavgaya adam toplamıyorsunuz, yarın birgün bu millete ufuk çizecek, lider olacak adamları içinizde barındırmalısınız…Bu gençler eğitimli, dava ruhu taşıyan, vatan-millet nedir bilen, maneviyat sahibi ve de hürmetli olmalı…
Bu asrın savaşı kalem ile, kas ile değil, az olsun kaliteli olsun lafı meşhurdur…
Yani“Kaldırım taşlarının çok olması bir gram elmasın değerini düşürmez”
Dahasıteşkilatları pasiflikten çıkarmalısınız…
Kusurları görüp bölgesindeki vekilleri,başkanları, yöneticileri, davalarında aldığı kuvvet ile hizaya getiremiyorsa ve de sadece gösterilerdekalabalık yapmaktan öteye gidecek tesire sahip değillerse bir gurup yığından başkabir şey değillerdir…
Ön plandakilere çeki düzen verecek donanım ve yetkide olmalıdır teşkilatlar…
“Emret sahip” havasından çıkmaları iktidar partisi için olmazsa olmazdır yani arada kazanı hak yolunda kaynatmalı…
Davayı temsil edemeyen vitrin güzellerinin tozu alınmalı…
Yoksa ne mi olur, millet hepinizin tozunu alır Ak Partili kardeşlerim...
Bu yukarıdaki tahliller CHPve MHP içinde geçerli…
Yıllardır teşkilatlara sormayan, sormuş gibi yapan, teşkilat olamayan sadece bir grup olan CHP…
Kendi içinde, kendi davasına, partisine, meclisinde oy atmadığını söyleyen bu gruptan bir umut nasıl çıkar bilemem…
Zaten öyle bir derdi olmadığını yıllarca ispatlayarak yerini korumuş bir yapı…
Yıllar sonra elde ettiği birkaç aylık iktidar olma serüvenine bile kendisinin inanmadığı “Vaatleri yerine getirmezsem olmam” bahanesine sığınarak onu destekleyen teşkilatınıbir kez daha hüsrana düşürmesi iyi bir netice değil…
Teşkilatsan, davan belli ise liderine liderlik yaptırmak zorunda isen CHPkardeşim; sizin alttan değil üsten bir değişime ihtiyacınız var…
Bak o yüzden HDP’yi size alternatif çıkarıp yılların CHP’sini silmek istiyorlar, benden söylemesi…
Birde benim yiğit kardeşlerim var; onların kahramanlıkları, fedakârlıkları ile dolu bu memleket…
Kimi öldü, kimi öldürüldü ama hepimizin içindeki o vatan millet ruhu daha ölmedi çok şükür…
MHP’li kardeşlerim size de bir lider gerek…
Bunu ancak teşkilatlarınızla kafa kafaya gelip halledersiniz…
Milletin az da olsa verdiği iktidar imkânını çözüm sürecine karşı çıkıp ve kan kokusunda ısrar ederek reddedip tabanı, milleti duymamakta ısrar etmenin “Dağdaki kardeşimi rahat bırakın, at koştursunlar” diyen HDP’nin tavrı ile ne farkı var...
İkisi de aynı renk...
Teşkilat olaraksizin hem lider hem çizgi değişikliğine ihtiyacınız var…
Seçimde yaptığınız yöntem ile oy artırdığınızı zannetmeyin çünkü başkalarının hatalarından başkaları kaybeder, millet geçmişi biliyor…
Siz gelecekte ne yapabilirsiniz onlardan bahsederek milleti kazanın…
Size uygun bir sözüm varSelahattin Şimşek’ten: “Sağlam kafalar sağlam bedenlerde olsaydı; düşünürler pehlivanlardan çıkardı!”
Artık bedeni iri olan arkadaşları değil aklı kalbi büyük olanları da toparlayın ki gittiğiniz, gitmek istediğiniz yolu bilelim… Ümmet için durduğunuz yeri üsttekilere siz gençler anlatın…
Birde kendi davanız için yürüyün sokaklarda da imrenelim…
Aslında bu meseleler beni aşar…
Ben teşkilatlardaki yapıların ihlas-sadakat-ehliyet sorunlarını konu edinmek istemiştim…
Nasip bir başka yazıyaymış…