Her ülkenin kendine has kültürü, yaşam tarzı ve hayat anlayışı vardır, hiç kuşkusuz…

Hangi ülke mazisine sahip çıkar, öteden beri gelen değerlerini koruma ve kollamada titiz bir yol izler; işte o ülkede yozlaşma olmaz, tahribat yaşanmaz, daha açık bir ifadeyle çürümeye yer yoktur...

Aksi halde toplum saygınlığını yitirir, kendi kültürüne ve değerlerine ihanet etmiş olur...

Son yıllarda bizim yaşam tarzımıza ve moral değerlerimize ters bir taklitçilik, aldı başını gidiyor…

Örneğin futbol sahalarında gördüğümüz ve gözümüze “iri bir arpacık” gibi batan kılık-kıyafet çirkinliği yetmiyor olmalı ki, özellikle Portekiz ve Brezilyalı sporcuların kendi inançlarına ve yaşam biçimine uygun dövmeleri, acayip saç modelleri yanında yaş günü kutlama alışkanlıkları, bizim sporcularımız tarafından da taklit edilir hale geldi...
Bu durum hiç de hoş değil...

Bir kova unu “yaş günü kutlaması” adı altında arkadaşlarının kafasından aşağı boca edenler, kötü bir taklitçi olarak ne yaptıklarının bilincinde değildir sanırım…

İnsana maddi ve manevi hiçbir getirisi olmayan bu taklitçi anlayış sadece spor sahalarında ve salonlarında değil; sosyal yaşamın neredeyse her alanında görülür oldu…

Taklitçilik dur durak bilmeden, toplumun önemli kesimini esir almış bulunuyor...

Bundan kurtuluş için yetkili, etkili, bilinçli ve duyarlı kesimlere görev düşüyor...

Gençleri uyararak, taklitçiliğin hiçbir yararı olmadığı, bilakis zararı dile getirilerek, bu çirkin alışkanlığı toplum dışına itmek, artık kaçınılmaz bir hal aldı…

Bu konuda üzerine düşeni çekinmeden ve de cesurca yerine getirecek bir anlayışla hareket edecek etkili-yetkili ve de duyarlı herkese ve her kesime Bizim Bahçe’den “Leylaklar” gitsin istedik…

TV’Yİ KENT MEYDANI’NA KURUN

Ligin final haftaları geldi çattı…

Sakaryaspor’un son maçlarında kazaya uğraması istenmiyorsa, gelişmeler titiz bir şekilde süzgeçten geçirilmeli, bin düşünüp bir adım atılmalı…

Taraftarlar da yönetimin alacağı karara saygı gösterir ve uyum sağlarsa, kulübü cezalandırma konusunda elde kalem bekleyen federasyon yetkililerinin gazabından kurtulmuş olur takımımız...

Yarın sahamızda oynayacağımız maçın önemi belli…

Kaybedilecek tek bir puanın dahi hayati önem taşıdığını, asla unutmayalım…

O nedenle diyoruz ki dev ekranlar stattan uzak bir yere kurulsun…

Futbolcularımız, stat dışından gelecek seslere takılıp kalmasınlar…

Göreceksiniz, işimiz o zaman çok daha kolay olacak…

Sakaryaspor bugüne kadar oynadığı seyircisiz her maçı kazandı...

Yarın da öyle olması için gelenek bozulmamalı ve taraftarı şehrin merkezinde toplayacak dev bir TV ekranı kurulmalı...

Nereye!

Tabii ki, Kent Meydanı’na…

Biliniz ki, ceza nedeniyle sessizliğe bürünecek maçı, stressiz ve sakin bir şekilde oynayacak yeşil siyahlı ekibin elinden Van Büyükşehir Belediyespor’un kurtulması zor...

Yeter ki yönetim ve taraftar anlayış birliği içerisinde hareket etsin…

Hem böylece Sakaryaspor tarihinde bir ilk gerçekleştirmiş olur, hem takımımız sessiz sakin üç puanı alır getirir ve Kent Meydanı’nı sevince boğan taraftarına hediye eder...

Bu düşüncelerle gerek Sakaryaspor Yönetimi’ne, gerekse taraftarlara bu zorlu haftayı kolay kılacak bir davranış sergilemeleri adına Bizim Bahçe’den “Yeşil siyah laleler” gitsin istedik…