Mevsim normalleri üzerine çıkan sıcaklar nem oranını da aynı şekilde artırınca insanların kimyası da bozulur oldu...
Bu arada bizim Haber Merkezimiz'in de pusulası şaşıverdi...
Tanınmış iş adamı Mehmet Tever'in değerli eşinin cenazesinin bir gün önce defnedildiği haberi yapılınca gazetemizde, telefonlarımız da susmak bilmedi...
Haberin doğru olup olmadığını öğrenmek isteyenlerin yanında, cenazenin ertesi gün öğle vakti kaldırılacağını söyleyerek işin doğrusunu dile getiren değerli dostlarımızın uyarısı olmasa biz dahi bu acılı günlerinde Teverler'in yanında olamayacaktık...
Zaman zaman da olsa böyle istenmeyen hatalar yapılabiliyor, hele de böyle boğucu sıcaklar içersinde gazetecilik gibi dikkat isteyen bir iş yapıyorsanız, böyle derin bir üzüntünün içinde bulabiliyorsunuz kendinizi...
İşte böyle bir yanılgıya düştük cenaze gününü şaşırarak...
Bu nedenle okuyucularımızın, özellikle de Teverler'in hoşgörüsüne sığınarak Asiye Anamız'a bir kez daha rahmet, kederli Aile Efradına sabırlar dileyelim istedik...
SAVCILARIN F.B. AŞKI...
Kayseri'ye tayini çıkan Cumhuriyet Başsavcısı Ferhat Kapıcı ile ondan önceki Başsavcı Hüseyin Özbakır da Pazar günü oynanan Sakaryaspor - Fenerbahçe karşılaşmasını izlemek için Şeref Tribünü'nde yerlerini aldılar...
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Mustafa İsen, Vali Mustafa Büyük, Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu ve Hendek Belediye Başkanı Ali İnci ile Türk-İş Mali Sekreteri ve Demiryol-İş Genel Başkanı Ergün Atalay da bu ilginç maçın izleyicileri arasında yer aldılar...
Her iki savcının da fanatik Fenerbahçe taraftarı olduğu bilinir...
Şike olaylarına bir hukuk adamı olarak yaklaşımları nasıldır bilemeyiz, ancak Savcılar'ın Fenerbahçe sevgisine şapka çıkarılır...
Bu sıcak günde uzaktan gelip gönül verdikleri takımlarını izlemeleri de bunu hak ettiklerini gösteriyor...
Fenerbahçe'yi böyle yürekten seven taraftar sayısı çoğaldıkça, yıpratmak hiç de kolay olmayacağa benziyor...
İlimizden Zonguldak Başsavcılığı'na atanan Hüseyin Özbakır ile Kayseri'ye tayini çıkan Ferhat Kapıcı'ya spora ve takımlarına olan sevgileri nedeniyle birer demet "mimoza" gönderelim istedik, Bizim Bahçe'den...
ENERJİNİN İSYANI!
Pazar günü oynanan Sakaryaspor-Fenerbahçe maçı ilk çeyrek saati golsüz bir orta saha mücadelesi halinde geçerken, Fenerbahçeli Semih ceza sahası içersinde bir anda kendini yerde buluverdi...
Onur ve Salih arasında kalıp yere uzanan Semih'in profesyonel hilesine maçın hakemi Halis Özkahya'ya penaltı düdüğü çaldırttı...
İşte o anda bu yersiz penaltıya yönelik homurtular yükselirken yavaş yavaş, saha içinden ve dışından, beklenmedik bir olay oldu, bir anda...
Sahayı aydınlatan pilonların ışıkları pat diye kesiliverdi...
Topu penaltı noktasına koyarken Semih, Sakaryasporlu bazı oyuncular da itirazlarını sürdürüyordu...
Maç durdu... Yaklaşık 10 dakika penaltı atılamadı...
Anlaşılan bu penaltıya sadece Sakaryasporlu oyuncu ve taraftarlar değil, enerji de isyan etmişti, sahayı karartarak...
Ne yapılsa itiraz fayda etmedi ve genç Sakaryaspor, belki de berabere bitirebileceği bir maçta, karartılı bir penaltı golüyle yenik düşüp demoralize oldu ve farklı bir yenilgiyle kapattı...
Orta hakem Halis Özkahya'ya bu nedenle Bizim Bahçe'den "iri dikenli kaktüsler" gönderelim istedik...
ÇARK'TA BALIK TUTULUYOR...
Gözümle görmesem inanmazdım, Çark Deresi'ne olta atıp balık tutanların olabileceğini...
Geçen dönemde bir gün, Belediye Başkanı Aziz Duran telefon edip, Yazlık Köprüsü'ne doğru birkaç kişinin balık tutmakta olduğunu söylemişti...
Bir benzerine rastladım mutad yürüyüşlerim sırasında, Mithatpaşa Köprüsü'ne doğru...
Baktım kutunun içi balık dolu...
"Nafakayı çıkarıyoruz" diyen amatör balıkçıların bir isteği var...
Suyun debisinin artırılması...
"Hani Sakarya Nehri'nden Çark Deresi'ne su taşıyacak bir hat vardı. Niye devreye girmiyor?" diyen balıkçıya gel de hak verme!
Çark Deresi Projesi yürürlüğe girerken hayli fırtına koparılmıştı...
Karşı çıkanlara, "İçersinde eskiden olduğu gibi yüzülen, balık tutulan bir dere istenmiyor mu?" diye tepki gösteriyordu o dönemde Belediye yetkilileri,...
Baktım bunun bir ayağı az da olsa tamamlanmış, oltayı kapıp Çark Deresi kıyılarına koşanların sayısı giderek artıyor...
Şimdi sıra yüzülecek kalitede ve derinlikte bir Çark Deresi oluşturmaya geldi...
Ahdımız var, böyle olursa dereye Çark Köprüsü'nden ilk atlayan biz olacağız, tabii bir yanımızda da Aziz Duran olacak...
Bakalım şimdilik zor gibi görünen o beklenen tablo ne zaman gerçekleşecek?
Bu doğrultuda harekete geçecek olan Rüstem Keleş'e kolaylıklar dileğiyle Bizim Bahçe'den bir demet "orkide" göndermek de bize düşecek, hiç kuşkusuz...