Endüstriyel Bölge, 5 Eylül 2026 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla Ferizli ve Kaynarca ilçelerini kapsayan iki bölgede ilan edildi.
Yaşanılan yoğun tekiler sonrasında süreç askıya alındı ya da tepkilerin dinmesi beklenmekte.
Ziraat Odaları başta olmak üzere, Sivil Toplum Kuruluşları, Yeni Parti ve Milletvekili Ayça Taşkent, tarım arazileri, su kaynakları ve yaşanılacak çevre riskleri nedeniyle kararın iptali istiyor.
Kararın ilk ilanından itibaren ortaya konulan yoğun karşıtlık sonrası, iptal edildiğine dair yaygın bir kanaat oluşturuldu. Buna bağlı olarak emeği geçenlere teşekkür yarışına girildi.
Oysaki bir müddet sonra anlaşıldı ki karardan henüz vazgeçilmedi, zamana terk edilmiş.
Tartışmalı süreç henüz devam etmekte. Bakanlık yetkililerin inceleme yapması ve sonrasında bir karar oluşması beklenmekte.
Bakanlık inceleme kararı ise Sakarya Valisi başta olmak üzere, AKP Milletvekilleri ve Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile görüşme gerçekleştirdi.
Bunun üzerine Bakanlık teknik bir heyet göndererek OSB doluluk oranlarını ve arazileri yerinde inceleyerek, yeni rapor oluşturulacak.
Anlaşılacağı üzere tehlike henüz geçmiş değil, erken sevinç nidaları attık.
Mevzu Sakarya olunca böylesi gelişmeler ne yazık ki yaşanabiliyor, oldu/bitti ile sonuç alınabildiği gibi gecikmeli sonuçlarda alınabiliyor.
Özellikle OSB konusu bizde bir türlü kapanmıyor, gündemimizden çıkmıyor.
Bir dönem Kimyasal OSB tehdidi yaşadık, bugünde Endüstriyel Bölge ile karşı karşıyayız. Sanayileşme, büyüme ve gelişme tarifinden anlaşılan bu olsa gerek.
Tarım arazileri korunarak, sanayileşmekte mümkün.
Doğru arazi temini ile bunu yapmak mümkünken her nedense verimli tarım arazileri üzerinden planlama yapılma isteği, altında yatan gerçeği bilmemek mümkün mü!!
Kolaycılık ve düşük maliyet…
Yok sayılan heba edilen değerin farkında değiliz, günü kurtarmak ve düşük çıkarlara geleceği feda etmek.
Böylesi akıl tutulmasını izah etmek ve anlamak mümkün değil.
Acarlar Longozu, Sakarya’nın en önemli doğal miraslarından biridir. Su kaynakları ve canlı yaşamı için büyük değer taşır. Bu eşsiz doğayı korumak hepimizin sorumluluğudur.
Karşı olunan sanayileşmek değil. Ancak sanayileşme, verimli tarım arazileri pahasına olmamalıdır. Alternatif alanlar varken neden tarım toprakları tercih ediliyor?
Sakarya’nın geleceği plansız yatırımlara kurban edilmemelidir. Çiftçinin, üreticininsesi duyulmalı, bilimsel veriler dikkate alınmalıdır. Kalkınma, doğayı yok etmek anlamına gelmemelidir.
Endüstriyel Bölge kararı henüz kesinleşmiş değil. Bu nedenle mücadeleyi bırakmak için erken. Süreci takip etmek ve kamuoyu duyarlılığını korumak gerekiyor.
Unutmayalım, fabrika kurmak mümkündür. Ancak yok edilen tarım topraklarını ve doğal yaşamı geri kazanmak kolay değildir. Sakarya’nın geleceğini korumak, doğasına sahip çıkmakla başlar.
Siyasi erkten beklenti açık. Sakarya’nın sesini duymaları gerekiyor. Kararlar masa başında değil, bölgenin gerçekleri dikkate alınarak alınmalı. Yurttaşın itirazları görmezden gelinmemeli.
Bir kez daha hatırlatalım. Toprak sadece bir yatırım alanı değildir. Su sadece bir kaynak değildir. Doğa sadece bir manzaradan ibaret değildir. Hepsi yaşamın temelidir.
Sakarya’nın değerlerini korumak hepimizin görevi. Bugün sessiz kalırsak yarın çok geç olabilir. Acarlar Longozu’na, tarım arazilerine ve su kaynaklarımıza sahip çıkmak için daha neyi bekliyoruz?
Teşekkür yarışını terk edip, karşı durmaya devam edelim !
Kaynak: YENİ SAKARYA GAZETESİ