Ülkemizde çağdaşlaşma özentisiyle başlayan değişim süreci, toplumsal anlamda kabul görmeyen birtakım yozlaşmaları, saldırıları da getirdi, son çeyrek asırda beraberinde…
Kabul edilmesi zor olaylar da göstermiştir ki, bu işin önü alınamazsa, hayat kolaylaşacağı yerde, zorlaşacaktır…
Gün geçmiyor ki sadece şehrimizde değil, ülkenin pek çok şehrinde görev yapan bir doktora ya da öğretmene saldırı olmasın…
Bunlardan biri de Şehit Fatih Kemal Yarar Ortaokulu Müdürü Alican Akdoğan’a yapılan, affı zor saldırı ve tartaklama olayı…
Adını, kendini hedef yapmaktan çekindiği için vermeyen okuyucumuzun mektubunu, isimsiz ve imzasız olduğu için yayınlamıyoruz…
Olay ne derece doğrudur, onu da bilemiyoruz…
Ancak ülkede gelişen olaylar sonrasında “Olması kuvvetle muhtemel bir olay” deyip, okuyucumuzun talebi üzerine, böyle bir olayın gerçekleştiğini objektif olarak sadece duyurmakla yetinebiliriz…
İsimsiz okuyucumuza gösterdiği duyarlılık adına Bizim Bahçe’den bir demet “Nane çiçeği” giderken, yetkililerin konu üzerine eğilmesini ve varsa olayın zanlılarının cezalandırılmasını istedik sadece...
BU SESE KULAK VERMEK GEREKİR
Kafasında “Kurtuluş Savaşı” simgesi kalpağı, elinde bastonu ile Karasu’nun Yuvalıdere Köyü’nde yaşayan TCDD’den emekli; gar şefliğinin bir zamanlar sözünü dudaktan, gözünü budaktan esirgemeyen emeklisi Mahmut Topal çıkageldi gazeteye…
90 yaşına merdiven dayamasına rağmen, son derece dinç, ülke ve ilin sorunlarına duyarlı bir emekli olarak diyor ki,
“Benim trenim gara girmeli ve bu konuda duyulan endişelere son verilmeli…
Gar şehir için olmazsa olmaz önemli bir çıkış merkezidir...
Büyük illerde olduğu gibi, bugün şehrimizde de merkezde olan garı işlevsiz bırakmak, bu halka ve şehre yapılmış zulümdür ki, bunda siz gazetecilerin de vebali vardır...
Böyle hayati bir konuyu, amaç hasıl oluncaya kadar gündeme taşımak ve sıcak tutmak size düşer...
Niye bu görevimizi yerine getirmiyorsunuz.”
Mehmet Topal amcaya gel de hak verme…
Olacak iş mi!
Bu konuyu çoğu kez gündeme getirsek ve de yapılanları farklı açılardan ele alıp yorumlasak da zaman zaman, Yuvalıdereli Mehmet Topal’ı tatmin edici bir yayın gündeme gelmemiş anlaşılan…
Bu vesileyle, bir kez daha sunalım istedik yetkililerin dikkatine…
Mehmet amcanın temenni ve sitemi, isteriz ki karşılıksız kalmasın, heybesi üzüntüyle dolmasın…
Eski bir demiryolcu olarak, yıllarca garda görev yapan ve hala o günleri diri tutan bir hafızaya sahip olduğu izlenimi veren Mehmet Topal’a, arzuladıklarına kavuşması dileğiyle Bizim Bahçe’den “Erguvanlar” gönderelim istedik…
NAZ HANIM’IN MUTLULUĞU
Gazetemiz sekreteri Naz Onur, güzel kızını; hem annelik hem de babalık yaparak büyütüp bugünlere getirdi…
Üniversite mezunu kızı Gizem, ilimizin tanınmış inşaat mühendislerinden Besim Boncuk ile Huriye Boncuk’un oğlu Özkan’a gönül vermiş…
Dün Saraçoğlu eski tesisleri yanında, göl kenarında yapılan düğünle hayatlarını birleştiren ve birbirine hayli yakıştırılan gençlere, ömür boyu mutlu olmaları dileğiyle “Pembe”, Naz Onur ile Huriye-Besim Boncuk’a ise kurulan akrabalık bağının uzun soluklu olması adına “Sarı güller” gönderelim istedik Bizim Bahçe’den…