Aslında yıllardır dillendirilen mesele…
Kürt meselesi, Doğu meselesi, zülüm meselesi gele gele çözüm meselesi şeklini aldı ve şimdi kan gövdeyi götürüyor…
Ardı ardına “Süreç durdu,yavaşladı, süreci sabote ettiler” gibi serzenişler neden yapılıyor anlamıyorum doğrusu…
Dahası hadi çözülmek isteyenler yapıyorda hükümet niye “Süreç durdu, bitti, böyle gitmez” demeye başladı…
Anladığım şu ki yıllardır süren bu mesele çözüm değil çözün meselesiydi…
Yani Müslüman Kürtkardeşimin başına üşüşmüş Kürtmaskeli leşlerin ettikleri zulmün ve baskının milletimiz tarafından, dahası hükümet tarafından ayrıştırılma duası idi bunca yıldır süren mesele…
Şimdi tamda Müslüman Kürt kardeşimin içindeki leşler, ırkı, dini, meşrebi belli olmayan sözde Kürt özde hainler ordusunun temizlik anı gelmiş ve güzelce de çözülüyorlar…
Saflar belirginleşiyor, eşkıya-evliya ayrılıyor, esas Kürt ile maskeli Kürtler birbirinden ayırt ediliyor…
Dualar kabul oluyor…
Yani asıl süreç şimdi başladı…
Sapla saman ayrılıyor, cüruf atılıyor, sivilce patlatılıyor…
Eeeh biraz can yanacak; haliyle bir şeyi onarmak için yada yapmak için biraz gürültü çıkar…
Tabii şununda bilincinde ve imanında olmamız gerek: “Bir musibet geldiğinde kimse ayrılmaz”
Buda ümmet olarak gözümüzü kapayarak ses çıkaramadığımız, maddi manevi desteklediğimiz düşmanlarımızın cezasının diyetidir…
Allah daha beterinden korusun…
Sıkıntılar, musibetler, deprem gibi, sel gibi, savaş gibi hadiseler eşi, dostu, yerlisini, yabancısını samimi ve imanlı ve insancıl olanları hep birbirlerine bağlamıştır…
Ve etrafımızdaki bunca sıkıntılı halklara yardımcı olmak ve safları sıklaştırmak gibi sonu hayır olacaktır…
Bizi dışarıya bulaştıramadılar, içimizi, midemizi bulandırıyorlar…
Terör;özgürlük, haklar,eşitlik, adalet adı altında birdevletin diğerbir devletin zenginliklerine el koymak için uydurduğu bir isimdir…
Artık bunu bu zamanda özgürleştirme, demokratikleşme bilmem ne adı altında yapılan, dünyayı daha yaşanılacak yer için elimizden geleni yapmalı nameleri ile sözde dünya ülkelerinin attıkları adımlardan küçüğümüzle büyüğümüzle yeteri kadar gördük…
Devletlerinin ülkemiz gidişatında gerçek bir yardım severlik, ağabeylik, liderlik vasıfları ile ön plan çıkmaya başlamasının neticesidir bu gün de dün de yaşadıklarımız acı olaylar…
Ama bu sefer istenilen oyunlar pek tutmamış olacak ki devletlerin “Hemen yardım edelim, birlikte hareket edelim, şöylede yapalım, emret sahip nereyi istersen yakar yıkarız, istediğin gibi olsun Türkiye” nameleri…
Bu demektir ki bu gövde artık bizim, isteyen istediği gibi operasyon yapamaz…
Bu bir duanın halidir aslında…
İnsanımızın kan dökülmesin diye yıllardır katlandığı, sandıklardaki hilelere bile neredeyse izin verildiği, kan dökülmesin, bahane bulmasınlar diye göz kapatıldığı bu süreçte artık son taşlarını oynayan bir çapulcu ekibinin yine son çırpınışlarını izliyor milletimiz…
Bu oyunda en büyük rol Kürt kardeşimize düşüyor, yine en büyük tokadı millet onlardan bekliyor bu seçimde…
Çünkü artık onlar da farkında artık her şeyin...
Beyaz Türklerin yaptığının mislini Kürt görünümlü kurtlardan görmüştür Doğulu kardeşim…
Evlere girip istedikleri gibi yağmalamalar, çoluk çocuk kaçırmalar, keyfi cezalar, gelişemeyen barajlar, sanayiler, kullanılamayan sular, topraklar, kayıp iş gücü, yıllardır hep onların başına gelmiştir bütün bunlar…
O yüzden kısas hakkı Kürtlerindir…