Hanımlar âdet günlerinde veya nifâs (loğusalık) hallerinde iken dua edebilirler; zikir ve dua anlamı taşıyan âyet-i kerimeleri okuyabilirler.
Bunun yanında, Kelime-i şehâdet, Kelime-i tevhid, istiğfar, salâvat-ı şerife getirebilirler. Aynı şekilde tefsir, hadis ve fıkıh gibi dinî eserleri okuyup mütalaa edebilirler (Merğînânî, el-Hidâye, I, 31; İbn Nüceym, Bahru’râik, I, 49; Şirbînî, Muğnî’l-Muhtâc, Beyrut, 1418/1997, I, 120-121, 172)
Erkekler cuma namazından çıkmadan bayanlar öğle namazını kılabilir mi?
Kadınlar ve kendilerine cuma namazı farz olmayan hasta ve benzeri kimseler vakit girdikten sonra, imam cuma namazını bitirmeden önce kendi evlerinde öğle namazını kılarlarsa bu namaz geçerli olur.
Kendilerine cuma namazı farz olmayan bu gruptakilerin şehirde veya şehir hükmünde olan bir yerde öğle namazında cemaat yapmaları da mekruhtur; kendi başlarına kılmalıdırlar.
Kendisine cuma namazı farz olan bir kimse ise, özürsüz olarak cumaya gitmez ve imam cuma namazını bitirmeden önce kendi evinde o günkü öğle namazını kılarsa Hanefilere göre bu namaz geçerlidir, fakat cumaya gitmediği için günahkâr olur. Diğer üç mezhebe ve Hanefilerden İmam Züfer’e göre ise kıldığı öğle namazı geçersizdir. Cuma namazı kılındıktan sonra tekrar kılmalıdır. (Mergînânî, Hidâye, I, 90-91; Halebî, Halebi Sağîr, s. 321, Salah Bilici Kitabevi)
Kadınların özel halleri nelerdir?
Kadınların, hayız (adet/ay hali), nifas (lohusalık) ve istihâza (özürlülük) olmak üzere kendilerine özgü üç halleri vardır.
Hayız, ergenlik çağına giren sağlıklı kadının rahminden düzenli aralıklarla belirli sürelerle gelen kanamayı ifade eder. Bu durum, kadınların ergenlik dönemine girmelerinden menopoz dönemine kadar görülen fizyolojik bir olaydır. Türkçede bu olaya, hayız hali denildiği gibi, adet hali, adet görme, adet kanaması, aybaşı hali, tıp dilinde de ‘regl’ denilmektedir. Kur’an-ı Kerim’de; ‘Sana kadınların ay halini sorarlar. De ki: “O bir ezadır (rahatsızlıktır). Ay halinde kadınlardan uzak durun. Temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri vakit, Allah’ın size emrettiği yerden onlara yaklaşın. Şüphesiz Allah çok tövbe edenleri sever, çok temizlenenleri sever.” (Bakara 2/222) buyrulmaktadır.
Nifas ise, doğum yapan kadının rahminden gelen kanamaya denir. Buna lohusalık hali, böyle kadına da lohusa denir. Doğumdan veya organları beliren ceninin düşürülmesinden sonra görülen kan, nifas kanıdır. Lohusalık hali, alt sınırı olmamakla birlikte, en çok kırk gün sürer. Peygamberimiz bir hadisinde; “Lohusaya (azamî) kırk gün müddet tayin edilmiştir. Kırk gün sonunda temizlenirse (ne âlâ! ) Aksi halde (lohusa), namaz kılmak için o kırk günü aşmaz’’ buyrulmaktadır (Dârimî, Kitabu’l Vudu, 98/956).
İstihâza ise, kadınların görmüş oldukları âdet ve lohusalık kanaması dışında, rahim içi damarlardan bir hastalık veya yapısal bozukluk sebebiyle oluşan kanamadır. Daha genel bir ifadeyle, kadının âdet ve lohusalık dışındaki kanamaların tümüne verilen addır. Âdet çağı içerisinde bulunan kadının (yaklaşık 9-55 yaş arası), üç günden az ve on günden fazla gördüğü, doğum yapan lohusanın 40 günden fazla gördüğü, 9 yaşından küçük kızların veya menopoz dönemindeki kadınların gördükleri kanlar istihaze kanıdır.
Hz, Âişe şöyle demiştir: Fâtıma bintu Hubeyş, Rasülullah’a hitaben: Ey Allahın Resulü ben temiz olamıyorum, namazı terk edeyim mi? Diye sordu. Rasûlüllah: “Bu, ancak bir damar (kanı)dır, hayız değildir. Adet günlerin geldiği zaman namazı bırak, tamamlanınca da temizliğini yap ve namazını kıl” buyurdu (Buhârî, Hayz, 11)
Hayız ve nifas ile ilgili bazı özel hükümler bulunmakla birlikte, istihâza bir özür hali kabul edildiğinden, onunla ilgili herhangi özel bir hüküm bulunmamaktadır.
Âdet görmeyen kızın veya ihtilam olmayan erkek çocuğun mükellefiyeti ne zaman başlar?
Dini hükümlerle mükellef olma, ergen olmakla başlar. Erkek çocuklar, ihtilam olmakla; kızlar ise adet görmekle buluğa ermiş yani ergen sayılırlar.
Erkekler, genelde 12-15; kızlar ise, 9-15 yaşlar arasında buluğa ererler (ergen olurlar). Sıcak iklimlerde bu durum daha erken olabileceği gibi, soğuk iklimlerde daha geç yaşta buluğa erebilmektedir. Erkek olsun, kız olsun, 15 yaşına kadar ergenliğe ulaşamamış bir çocuk, 15 yaşını bitirdiği tarihten itibaren hükmen ergen ve mükellef sayılır (Mevsılî, İhtiyâr, İstanbul, ts. , II, 271- 272).
Kadın adetliyken nikahı kıyılabilir mi?
Kadınların adet hali, birtakım hususları yerine getirmelerine engel olmakla birlikte, bunun nikahla alakası yoktur. Dolayısıyla kadın adetli iken kıyılan nikah geçerlidir. Ancak adetli iken cinsel ilişkide bulunmak haramdır. Nitekim Kur’an’da; “Sana kadınların ay halini sorarlar. De ki: O bir ezadır (rahatsızlıktır). Ay halinde kadınlardan uzak durun. Temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri vakit, Allah’ın size emrettiği yerden onlara yaklaşın. Şüphesiz Allah çok tövbe edenleri sever, çok temizlenenleri sever” (Bakara, 2/222) buyrulmaktadır.
Buna göre adetli halde bulunan bir kadına nikah kıyılabilir ancak temizleninceye kadar onunla cinsel ilişkide bulunulamaz (Ahmed b. Hanbel, Müsned, III, 132; Mevsılî, İhtiyâr, İstanbul, ts. I, 26-28).
Cünüp olan bir bayan, henüz gusletmeden önce adet olsa, ayrıca gusül alması gerekir mi?
Cünüp olup da henüz gusletmeden önce adet görmeye başlayan bir kadının hemen gusletmesi şart değildir, guslü âdetinin bitimine kadar geciktirebilir (Zebîdî, El-Cevheratu’n-Neyyira, Mektebetu Hakkaniyye, Pakistan, ts. , I, 13; İbn Nüceym, el- Bahru’r-râik, Dâru’l-Marife, Beyrut, ts. , I, 64). Ancak bu durumda olan bir kadın âdetinin bitmesini beklemeden temizlik amacıyla boy abdesti alabilir.
Menopoz döneminde ibadetler nasıl yerine getirilir?
Menopoz, kadınlarda gebe kalma ve doğurma yeteneğinin sona ermesi, âdetten kesilme, âdet görmeme hali demektir. Menopoz dönemine geçiş esnasında adet düzensizlikleri ve adet günlerinde değişiklik meydana gelebilir. Fıkıh kitaplarında, menopoza giren bir kadının 55 yaşını doldurmadıkça, kendisinden gelen kanın adet kanı olduğu belirtilmektedir. Ancak bu, herhangi bir ayete veya hadise dayanmamaktadır (İbn Âbidîn, Haşiyetu Redd’i-Muhtar, Beyrut, 1421/2000, III, 515).
Günümüzde tabiplerin belirttiğine göre menopoza giren bir kadın, ilk bir sene içersinde tekrar adet görebilir. Bu durumdaki kadın, normal adetlinin yapamayacağı şeyleri yapamaz. Ancak bir sene geçtikten sonra görülen kan, özür kanı olarak kabul edilmektedir. Fakat en iyisi bu durumda olan kadının bir kadın doğum uzmanına muayene olup, kanamasının adet kanaması mı yoksa özür mü olduğunu tespit ettirmeli ve ibadetlerini ona göre yapmasıdır.