Sevgili okurlar,
Bu pazarda sizlere farklı bir kulvarda, ama seveceğiniz bir konuda bilgilendirmek istiyorum.
Elbette bizi tanıyanlar, aylar, yıllardır yazılarımızı okuyanlar ‘ siyasi’ konuda da görüşlerimizi merak edenler var..
-Mesela, listeleri nasıl buldunuz diye mesaj atanlar var?
-Hatta şimdiden, hangi siyasi parti, ne kadar milletvekili çıkarır diye, seçim totolar bile başladı.
Basın mensubu arkadaşlarımın, yazı ve haberlerini en ayrıntılı biçimde okuyor, bilgi sahibi olmaya bakıyorum.
Basın mensubu arkadaşlarıma haksızlık yapmak istemem. Yani tereciye tere satacak halimiz yok! Siyaset önemli gözlemleri içeren bir kulvar. İl, ilçe yönetim kurulları, delegeler, milletvekilleri ve adayları tanımak çok önemli.
Siyaset, halka hizmet etme enstrümanlarından biri. Halkla ilişkileriniz çok kuvvetli olacak. Halk sizi önder, lider olarak kabul edecek ve resmi makamlar ile iletişiminiz güçlü olacak. Ankara’da masaya vurduğunuz da ses getirecek projeleri hizmete sokmaktaki kararlılığınız konuşulacak…
Tüm bunları yapabilmek için, donanımlı olmak, halk tarafından sevilmek, kabullenilmek gerekir.
Duruşunuz, bakışınız, söylemleriniz, olaylar karşısındaki tepkiniz, milli meselelerdeki hassasiyetiniz, basını ile ilişkileriniz, hoşgörünüz, sevginiz, hizmet aşkınız, bu yolda en büyük kıstasları teşkil edecek..
Siyaset, zor ve çetin bir yol.. Bu yolda halkın yükünü çekmek için, güçlü raylarınız, sağduyu sahibi olmanız, engin bir sabrınız bulunması gerekir..
Bunlar yeter mi?
Uluslararası tecrübe için bir dil bilme, kariyer yapmak, kendi mesleğinde en üst seviyelere çıkmak ta gerekiyor..
Bazen bu yolda diploma bile yetmeyebiliyor!
Halkın acı ve sevinçlerini paylaşım, bulunduğu ortama uyum, yöre ve memleket sorunlarına vakıf olmakta var işin içinde..
İşte böyle bir şey siyaset!
Dürüst, kalıcı bir iz bırakmak gerek. Geri döndüğümüzde siyaset kulvarında böyle dürüst, kalıcı iz bırakanlarımız var şükür!
İnşallah göreve talip olanlarda, halkın gönlünde taht kurar ve layık oldukları yere getirilirler..
Bizim uzaklardan temenniden başka söyleyeceğimiz ne ola ki?
Gönlümüz, arzumuz, Sakarya’ya, ülkeye hizmet edeceklerin kazanması ve işbaşına getirilmesidir.
Yüce Mevlam, neylerse, güzel eylesin!
* * *
Sevgili okurlar,
Bilmem haberdar oldunuz mu? Geçtiğimiz günlerde Ege’nin incisi İzmir’in en eski köklü spor kulüplerinden Altınordu, tam 32 ülkeden U12 Yaş grubu gençleri bir turnuvada bir araya getirdi.
Ne kadar mutlu oldum, bilemezsiniz..
İzmir’den futbolun taçsız krallığına yükselen Metin Oktay, o muhteşem Fuar Şehirleri Kupaları’nda Türkiye’yi temsil eden Ali’li, Gürselli, Fevzili,Ayfer’li.. Göztepe Spor kulübü aklıma geldi..
Ya Sakaryasporlu Altınkafa Muammer, Bıcır İsmet ve Nejat Taymanlar, Ekrem Karaberberler ile diğerleri..
Bu tarihe damga vuran sporcularımız hangi ortamda yetiştiler ki, bugün o nesli arar olduk!?
Yani Türk futbolu, yaşadığı bu krizden nasıl çıkar?
77 Milyona nüfusa dayanmış olan bir Türkiye, hala neden dışarıdan lejyoner futbolculara mahküm durumdadır?..
Neden milli başarılara aç konumdayız?
Kazım Kazım’lar neden bu derde deva olamazlar?
Avrupa’da yetişen ve milli takıma kadar yükselen Türk gençleri, bu yükü daha ne kadar taşırlar?
Daha ne kadar?
* * *
Sevgili okurlar,
Geçtiğimiz günler,Brüksel’in 1.Amatör küme futbol takımlarından CrossingSchaerbeek tam 180 spor kulübü arasından,120 futbol takımına ev sahipliği yaparak, U8,U9 ve U10 yaş gruplarındaki futbol takımlarını Brüksel’de bir araya getirdi..
Aileleri ile birlikte 5 bin sporcu ve sporcu ailesi bir araya geldi. Everton, West Ham ve FC Köln futbol takımlarının şampiyon olduğu bu organizasyona inanamayacaksınız, imza atanlar Türkler idi.
Sahada Türk isimlerini görmek gözlerimi yaşarttı. Ya yönetici Türkler..
Brüksel Schaerbeek Belediye Başkan Yardımcısı Sait Köse’nin himayesinde gerçekleşen, Crossing Spor kulübü Başkanı Erdal Sevik ve arkadaşlarının yükünü çektiği turnuvaya, Brüksel Saint-Josse Belediye Başkanı Emir Kır’da desteklerini esirgemedi.
Turnuvaya Türkiye’den Beşiktaş U9 ve Afyonkarahisar’dan Emirdağspor futbol takımları da renk kattı..
Bu turnuvaya, tam üç gün oyunca tanıklık ettim.
Geleceğin yıldızlarını, yani Messi’lerini, Arda’larını, Ronaldo’larını izleme keyfi yaşadım.
Ne muhteşem maçlardı onlar..
Gol atamadığı, iyi oynayamadığı için ağlayan, anne ve babasının kucağına sığınan, antrenörünün gözüne bakan ve mağlubiyeti kabullenemeyen yeni bir nesil geliyor.
Muhteşem bir nesil..
Brüksel’de bu maçları izlerken, Sakarya’yı hayal ettim.
Akyazı futbol sahasında buluştuğumuz günler aklıma geldi. Akyazı Gençliksporlu, Akınsporlu Naci Fazlıoğlu, Fuat Aktürk, Mehmet Kopya, Deve Turan, Kelle Hüseyin, Tava Sapı Selahattin, Uşaklı Ahmet, Arap Yetkin, Bücür Mustafa, Paşa Necati ve ardından gelen futbolcu arkadaşlarım..
Büyük bir sevgi ortamında buluştuğumuz, top koşturduğumuz, Alaağaç, Pazarköy, Altındere, Taşburun, Küçücek, Karaçalılık, Kazancı Bedil, Osmanbey çayırları..
Birbirine sevgi ile bakan,muhteşem arkadaşlıklarının ötesinde maçtan, maça koştuğumuz günler..
Metin Oktay’ı, Can Bartu, Şeref, Cemil gibi futbolcuları izlemek için kaçıp gittiğimiz İstanbul..
* * *
Sevgili okurlar,
O spor alanlarını mahvettik!..Çayırlar, spor alanları kalmadı!..Mahalle aralarında artık top çeviren çocuklarımız yok!..Her yana AVM’ler, apartmanlar diktik!..Çocuklarımızıihmel ettik, çocukluk günlerimizi öldürdük!..Bazı büyük spor kulüpleri de ‘ Yaz Spor Okulu’ adı altında aileleri sömürmekten öteye bir işe yaramadı..
Gençlerimizi, yeni neslimizi heba ettik!. Uyuşturucunun, illetin, tembelliğin, nemelazımcılığın kucağına ittik!
Yeni nesil bu yukarıda saydığımız değerleri nereden bilecekler?
İşte futbolda dünya ülkelerinin gerisinde kalmamızın nedeni bu! Türkiye’de insanlar farklı önalgılarla ipnotize edildi!..Yalanlar, bizlere gerçek diye sunuldu!
İnandık, başarı için yürüdük, olmadı!
Taşıma suyla değirmen döner mi?
Birbirimize kurşun atar olduk! Geldiğimiz son nokta bu! Allah beterinden saklasın!
* * *
Sevgili okurlar,
Ne mi yapmalıyız?
Tez elden, belediyeler, gençlik spor birimleri yeni semt sahaları yapmalı ve gençlerin hizmetine sunmalı.. Mevcut halı sahalarının ücretleri, belediyeler ve gençlik birimlerince ödenmeli ve gençlerin buralarda ücretsiz spor yapmaları sağlanmalı.. Spor yapan gençlere belediyeler malzeme yardımı ve hatta bir miktar para yardımında bulunmalı..
Daha birçok tedbir alabiliriz. Sporda başarı istiyorsak elbet!..
Bunlar zor şeyler değil. Bunları yapamayan, bunlara kafa yoramayanları işbaşına getirirseniz, Türkiye bu girdaplardan kurtulamaz..
Artık işin ehlini işbaşına getirmede birliktelik yapmalıyız! Durumun farkında olan ve bu durumlara reçete yazabilecek, çözümler üretebilecekleri seçmeli ve seçebilmeliyiz..
İşte Avrupa’daki başarının sırrı bu!
Başarı için kenetlenmek, bir araya gelmek, halisane çalışmak, özveri göstermek, kafa yormak, gençleri kucaklamak, ailelerin yanında olmak gerek..
Pazarınız, sağlıklı güzelliklere vesile olsun. Saygılar..
TEBRİK VE BAŞSAĞLIĞI
Bu yıl şampiyon olma başarısı gösteren Akyazı Alaağaçspor yönetimini, futbolcu ve taraftarlarını tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.
Ayrıca Köyümüz Alaağaç’ın değerli simalarından Ali Sevencan’ın ve Dursun Ali İskender’in vefatını büyük üzüntü ile öğrendim. Ailelerine, yakınlarına ve dostlarına başsağlığı dileklerimi iletir, Yüce Allah’tan gani gani rahmet dilerim. Mekanları cennet olsun!