Çoğumuzun başına gelmiştir; çocukken, kıyafet ya da başka bir eşyamızı deli gibi arar bulamayınca annemize sorarız… Soru sorulduktan sonra yanıt değişmez “nerede çıkardıysan/bıraktıysan oradadır. Biz belli bir süre yine arar ve bulamayız bu sefer annemiz kalkar ve ilk baktığı yerde bulur…
Başka bir örnek, evimizde bir elektronik eşya bozulur; inceliriz, araştırırız elimizden geldiğince tamir etmeye çalışırız sonunda pes eder işin ustasını veya servisi çağırırız. İşten anlayan kişi gelir sorunu sorar ve o an günlerdir çalışsın diye uğraştığımız makine takır takır çalışır…
Şans mı? Tevâfuk mu? Yoksa annelerimizin ve ustaların gizli bir gücü mü var? Doğru cevap “D” ve “E” belki de, yani hem hepsi hem hiçbiri… Hatırladıkça anlamsız bir şekilde gülümseten buna benzer hadiselerin bir nedeni olmalı ama ispatlanamayan bir neden…
Hayat insanı şaşırtarak yaşatmayı seviyor. İnsan da bu şekilde yaşamaya aşina oluyor. Belki içgüdülerine kadar işliyor. Misalilk paragraf için “annelik içgüdüsü” yanıtını verecek kişi sayısı az değildir. Cevabın doğruluk payı vardır ama evladı ve evin düzenini tanımak bilmek durumuna göre bu pay göz önünde tutulmalıdır…
Şaşırmak dedik ama insan her durumda bu eyleme müsait. Bir şans oyunu düşünelim, her sonuç anlık dahi olsa şaşkınlık yaratır ve yerine kazanmanın sevincine ve kaybetmenin hüznüne bırakır. Kazanma ihtimali düşük olduğu için bu şaşkınlık normaldir ama kaybedince niye doğar bu duygu?
Aslında insanın her beklentisi şans oyununu kazanma ihtimaliyle aynı oranda başlar. Nasıl ya olur mu öyle şey diyebilirsiniz? İzninizle açıklayayım… Beklentilerimiz ya olur ya olmaz diye başlar ve zaman geçtikçe terazi gibibir tarafa kayar. Ve bu terazinin kefelerine tek kişi yani biz ağırlık koyabiliriz… Şans oyunları ise yine kazanma ve kaybetme ihtimaliyle başlar ama zaman ve oyuncu sayısına göre dengeler değişir…
“Beni artık hiçbir şey şaşırtmıyor” cümlesini kuran kişi hiçbir şey beni mutlu edemez demek istemiştir esasen. Belki kaybetmenin fazlalığından artık kazanmanın bir önemi kalmamıştır. Ligden düşmesi kesinleşen bir takımın galibiyet sevinci ne kadardır ki?
Sorduk ya annelerimizin gizli güçleri mi var diye; kaybedilen eşyayı bulmak kolay ama çok önceden kaybettiğimiz başka başka şeyleri de bulabilseler. Huzuru, mutluluğu misal. Belki dedikleri gibidir nerede bıraktıysak oradadır. Sahi biz huzuru ve mutluluğu nerede bıraktık?
Size Ömer Hayyam’ın dörtlüğüyle veda etmek istiyorum… Allah’a (c.c.) emanet olun…
Bu dünyaya kendi isteğimle gelmedim ben;
Şaşkınlıktan başka şeyim artmadı yaşarken.
Kendi isteğimle de gidiyor değilim şimdi,
Niye geldik kaldık, niye gidiyoruz bilmeden