Sevgili okurlar:
Geçtiğimiz haftaki yazımda ' Bekle bizi Sakarya' diyerek, anavatan Türkiye ve doğduğumuz kent Sakarya'ya özlemlerimizi dile getirmiştik..
Mevsim, tatil mevsimi olunca, biz de hazırlıklarımızı yaparak Brüksel'den yola çıktık.. Bizi uzun bir yolculuk bekliyor..Belçika, Almanya, Avusturya, Slovenya, Hırvatistan, Sırbistan ve Bulgaristan üzerinden geçerek Edirne'de Türkiye'ye ' merhaba' diyeceğiz..
Her izin mevsimi büyük telaş yaşanır. Belçika'da,, Hep izin yolu üzerine konuşmalar yapılır.. Yol güzergahı ülkelerdeki durum merak edilir..Bu yıl en çok konuşulan ülke ise Sırbistan oldu.. Sırbistan polisi, ülkeden transit geçenlerden 'uluslararası ehliyet' istiyormuş.. Benim de uluslararası ehliyetim yok.. İzin yoluna ben de çıkacağım için endişelendim..Gidip bağlı olduğum Schaerbeek belediyesinden uluslararası ehliyet talebinde bulundum..Tam bir hafta süre verdiler.. Geçtiğimiz günlerde yine belediyede idim.. Bir dosya için 'sabıka kaydı belgesi' gerekliydi.. O belge için de aynı şekilde beklemem gerek idi..Küçük bir araştırmada, Belçika'da birçok belediyenin farklı uygulamalar içinde olduğunu gördüm..Hatta uluslararası ehliyet için bağlı olduğum belediye 16 Euro isterken,başka belediyeler bu rakamı 35 Euro'ya kadar çıkarabiliyordu..
Bürokrasi işte!
Her ülkede, her belediye de sorun yumaklarının ortasında kendini gösteriyor..
Farklı uygulamalar,farklı istekler..
Oysa, hizmet anlayışının, her yerde aynı olması gerekmez mi?
Belediyeler, halka hizmet için teşkilatlandırılmadılar mı?
Sivil idarelerin ilk durağı belediyelerde modernleşme beklenirken, alabildiğine bürokratik işlemler çoğaltılıyor..Çok üzücü bir durum bu!
Bürokrasi ve hizmet!
Aklıma rahmetli Turgut Özal geldi..
Hükümet programı okurken, ' Bürokratik işlemleri kolaylaştıracağız' diye söz verdi.. Ama başaramadı..Artan rüşvet olayları karşısında o tarihi sözü etti:
' Benim memurum işini bilir!'
Yani iş gören, bir işi halleden, hariçten nemalanıyordu..
İzin yolunda da, vatandaşlarımız yıllarca bu 'çorba parasından' şikayetçi olmadı mı?
Şimdi Sırbistan ' uluslararası ehliyet' istiyor!
Niye ki?
Ne oldu ki?
Ulusal gazetelerin birinin haberini diğeri yalanladı.. Ama halk gerçeği öğrenmek için her kapıyı çaldı..Siyasilerde farklı açıklamalar yaptı..
Sonunda resmi açıklamalarda geldi..
'Sırbistan, böyle bir uygulama yapmıyor'diye..
Brüksel-Schaerbeek Belediye Başkan Yardımcısı Sait Köse'ye sordum;
Kaç ehliyet başvurusu oldu diye?
600 ehliyet sahibi vatandaşımız ' uluslararası ehliyet ' için Schaerbeek belediyesine başvuru yapmış.. Diğer ülkelerde de aynı durum yaşandı.. Yani izin öncesi çıkartılan asılsız bir haberin maliyeti bu!
* * *
Bir haberci olarak, ben bile tedbir almak zorunda kaldım..Madem ki,izin yoluna çıkıyorum,benim de uluslararası bir ehliyete sahip olmam gerekli..
Ama Sırbistan'dan geçerken,böyle bir istek ile karşılaşmadım..
Belgrad'ı dolaşarak geçmek istediğimiz güzergahta polisin 'dur' işareti ile durdum..'Ehliyet' isteyeceğini beklerken, ' Bayım aracınızın farları yanmıyor..Sırbistan'da araç farları yakılmalı'dedi.. Gerçekten farlar yanmıyordu..Yanık idi, ama otomatik uykuda idi..Teşekkür edip yoluma devam ettim..
* * *
Belçika'dan sonra Liege yakınlarında bizi yağmur uğurladı..Köln yakınlarında sabahın ilk işaretlerine tanıklık ettik..Güneş'in doğuş işaretleri idi bu! Bize doğa, kuzey doğumuzda muhteşem bir tablo sunuyordu..Kırmızının tüm renkleri karşımızdaydı..Köln ovasını geçerek,Frankfurt'a,oradan Avusturya'ya ulaştık..Ülkeleri birbir geçtik..Sırbistan'da mola verdik..Lokoviçka'da hoş bir ortamda dinlendik..Yolboyu rahat bir yolculuk yaptık.. Yollar tenha idi..Belçika plakalı araç bile görmedik desem doğrudur..
Brüksel'den saat 04.00 sıraları yola çıktık..Saat 24.00 sularında Sırbistan-Bulgaristan sınırında molaya karar verdik..
* * *
Almanya ve Avusturya yol hizmetlerini mükemmel hale getirmiş..Slovenya ve Hırvatistan'a da bu anlamda AB eli değmiş..Sırbistan ise kendi imkanları ile birşeyler yapma anlayışı içinde.. Ama Bulgaristan'da durum hala vahim! Bulgaristan'ın bir AB üyesi ülke olduğuna inanmak çok zor..Nere baksan perişan!
Uzatmayalım, sabah 04.00 sularında Bulgaristan'dan Edirne'ye doğru yol aldık..Edirne'ye geldiğimizde saat 07,30 idi.. Yine otomobil triptik işlemleri.. Gümrük memuru ' yine kayıt yapacağız'dedi.. Kalabalık olmadığı için işlemlerimiz çarçabuk yapıldı ve İstanbul'a doğru yola çıktık..
Çok sevdiğimiz ve Türk Bayrağı'nın dalgalandığı topraklardaki huzur ve rahatlığımız çok farklı.. Yolculuğumuz henüz bitmedi..Şimdi bizi bir başka heyecanlı yolculuk bekliyor..Sabah kahvaltısı için İstanbul Büyük Çekmece'ye davetliyiz.. Ve oradan ver elini Sakarya..
Yeşil her tonunun farklı güzellikler sergilediği Sakarya.. Hani ' Bekle bizi Sakarya' demiştik ya.. İşte biz geldik.. Doğa ile arkadaşlarımız ile sevdiklerimiz ile hasret gidermeye..
Sakarya sevdamız bir başka işte..