ÇİN’İN HEGEMON GÜÇ OLMA PLANI VE TRUVA ATI HARİTASI   

            KOMÜNİST ÇİN'İN AKILALMAZ TÜRKİYE PLANI? 

              Afganistan: Uygur ve diğer cihatçı gurupların Afganistan ve Doğu Türkistan arasındaki geçiş güzergâhı olan Vahan koridoruna[11] Çin’in üs kurmasını izin veren Afganistan, Vahan koridorundaki bir kısım stratejik toprakları da para ve silah karşılığında Çin’e teslim etmiş durumdadır.  

                 Ayrıca yine para ve silah karşılığında yüksek miktarda Çin’e borçlanan Afganistan, borçlarını geri ödeyememek noktasında değerli maden kaynaklarını Çin’in çıkarmasına izin vermek mecburiyetinde kaldı. Çin ise sözde kendi yatırımlarının güvenliğini bahane ederek Afganistan’da üs kurmayı başardı. Bu üslerdeki askerler aynı zamanda Afganistan ve Taliban[12] güçleri arasındaki problemlerden faydalanarak Afganistan iç siyasetinde söz sahibi bir konuma geldi.  

                 Uygur ve diğer cihatçı guruplara karşı Çin’in zaman zaman Afganistan güçleriyle beraber harekatlar yaptığı da bilinmektedir. Neredeyse 50 yıldır hiç savaşmamış olan Çin ordu birliklerinin bir nevi bu bölgedeki harekatlar sayesinde talim yaptırdığı ve bölgenin stratejik noktalarına dair bilgileri de öğrendiği anlaşılmaktadır.  

              Günümüzde bir taraftan İslam dinine inananları terör unsuru olmakla suçlayan Çin, diğer taraftan İslam başta olmak üzere dini inançlarla mücadele etmeyi önceleyen bir siyasete gütmeye başlamıştır. İçeride bu yönde siyasi yaptırımlarda sınır tanımayan Çin’in, mevzu Afganistan olduğunda Taliban ile irtibat kurmakta hiçbir beis görmemektedir[13].  

              Ayrıca Doğu Türkistan’ın Çöçek şehrinin Dörbilcin ilçesinde bulunan şeker fabrikası, 2014 yılında bizzat şahit olduğum şekliyle Afganistan Talibanlarına 3.000 ton şeker, Bingtuan 9 ve 10. diwiziyesi ise 10.000 ton civarında buğday unu yardımında bulunmuştur. 

             Kazakistan, Tacikistan ve Afganistan özelinde kısa bir değerlendirme yapılacak olursa, Komünist Çin idaresi 1949 sonrası kurulurken uluslararası egemenliği tartışmalı olan ama tarihi süreçte Uygurlara ait olduğu kesinlik kazanan topraklarda Çin, daha sonra uyguladığı stratejiler ile yerleşmiş ve zikredilen üç devleti kendi menfaatine kullanarak hem askeri, hem ekonomik, hem de stratejik kazanımlar elde etmiştir. 

             Ukrayna: 1991’de Sovyetlerin dağılması sürecinde bağımsızlığını kazanan Ukrayna ekonomik sıkıntılarını çözmenin en kestirme yolunu borçlanmada bulmuştu[14]. Öncelikle borçlanan ülke  sonraları bu borçları kapatabilmek ve aynı zamanda Rusya’ya karşı Çin’i yanına çekebilmek için, uzun menzilli füzeler de dâhil olmak üzere Çin’e askeri teknoloji aktarımı yaptı. Aldığı teknolojileri geliştiren Çin, zamanla bu füzeleri AB ve Amerika’ya karşı koz olarak kullanmaya başladı[15]. Ukrayna’nın bu maddi sıkışmışlığı, Karadeniz’deki mayıncı yunus balığını bile Çin’e satmasına[16], dahası ayrıca Varyak[17] adındaki uçak gemisini, Hong Kong’da restoran ve gezi parkına çevirme şartıyla ünlü aktör Çeng Long’a sattılar[18]. Bir sene sonra yüksek vaatlerle Boğaz’dan geçirilen gemi, Çin’e teslim edildi. Buna karşılık her sene milyonlarca Çinli turist  Türkiye’ye gelecekti, ancak hiçbir zaman bu hayal gerçekleşmedi[19]. İlişkilerini 2000’li yıllarının başından itibaren geliştirmeye devam eden Ukrayna, Karadeniz’in Ukrayna’ya ait sahillerinde Çin şirketlerine ait olan liman ve kapalı bölgeler inşa etmesine de göz yummak durumunda kalmıştır. Bununla da yetinmeyen ve ekonomik darboğazdan kurtulmak isteyen Ukrayna hükümetleri, topraklarının 5’ini, tarıma elverişli topraklarının ise 9’unu oluşturan 3 milyon hektar toprağı Çin’e sattı[20]. Topraklar, Belçika, Ermenistan ve Hollanda’nın da aralarında bulunduğu 50 ülkenin yüzölçümünden daha büyük durumdadır. Çin ise zikredilen arazilere Bingtuan’ı yerleştirerek,  görünüşte  sebze ve tarımla uğraşırken, gerçekte ise Çin’in hegemon güç olma sevdasının turuva atının en önemli halkasını oluşturacak olan Ukrayna, Gürcistan, Beyaz Rusya ve Doğu Avrupa’ya uzanan yayılma planını devreye sokmuş görünmektedir[21]. 2018 yılında bizzat Ukrayna’da yaşayan Çinliler ile zikredilen bu konular hakkında yaptığım görüşmelerde elde ettiğim bilgiler gerçekten Çin’in nasıl bir tehlike olduğunu görmemi sağlamıştır. 

                Pakistan: Singapur’un senelerdir kullanmamasına rağmen Çin’in önünü kesmek amacıyla ulaşımında kısıtlamalara gittiği Malakka boğazına[22] alternatif olarak Singapur Pakistan’dan kiraladığı Givadar Limanı’nı anlaşma süresi dolduğu an, çin sene 2016 pakistanın aldığı kredi ve borçlarına karşılık önce 10 seneliğine, daha sonra ise 11 milyar dolarlık kredi vererek 43 senelı işletme hakkını aldı[23].bundan başka Çinin ICBS Bankası, ulaşım alanındaki inşaatlarda harcanmak üzere Pakistan’a daha yüzde 1,6 faizle 11 milyar dolarlık kredi ayriyetten sağlayacak. Havaalanı, liman, otoyol ve demiryollarının inşa edilmesiyle Pakistan’ın güneybatısındaki Belucistan eyaletinde yer alan bu stratejik Gwadar Limanı’nını, Çin’in batısındaki işgal bölge doğu türkistanın kaşgar honcirap sınır kapısından çinin iç bölgesine giden demir yola bağladı. Toplam 3 bin kilometrelik bu hatla hem Çin’in Ortadoğu, Afrika ve Avrupa ile ticareti daha az masraflı olacak, hem de jeostratejik ve jeopolitik avantaj sağlanacak.çin şuanda neredeyse Pakistan çin koridoruna 60 milyar dolardan fazla yatırım yatırmıştır .yeni Bu durum bir taraftan Çin’in yayılmacı deniz yolu ticaretinde avantajlı konuma geçmesini sağlarken, diğer taraftan Pakistan’ın bir nevi Çin peykine dönüşmesinin önünü açmış oldu[24]. Bununla da yetinmeyen Çin, İpek Yolu projesi içindeki demir ve  karayolunun güvenliğini bahane ederek Kaşgar-Pencap-Givadar hattındaki Pakistan’a ait toprakları satın alma veya işletme görüntüsüyle işgal etti.( Halis Özdemir’in makalesinden iktibas edilmiştir) (Devam edecek)