Bugün dört ayrı konuyu köşeme taşıyacağım. Bunların biri, ikisi, hatta üçü başlı başına bir yazı olabilirdi. Ancak, önce küçük bir işaret fişeğiyle durum tespiti yapmak istedim. Çözümsüzlük halinde ileride, su sorunların çözülmesinin nedenlerini derinlemesine yazacağım.

BİR: KARASU’NUN REFÜJÜ

Üç-dört dönem önce Karasu Belediye Başkanlığı görevine seçilen bir isim, Karasu Plaj Caddesi’nin orta refüjünü hemen hemen 3 metreye çıkararak, özellikle yaz aylarında bu caddeyi, işlevsiz ve sıkıntılı bir hale sokmuştu.

Karasu merkezi ile deniz sahili arasındaki bin 700 metrelik toplam 9 metrelik bu caddenin ortasındaki refüjü, caddenin boyundan boyuna, enini üç metreye çıkarınca, bin yedi yüz metre boyunda bir yatır gibi görünüyordu. Refüj böyle abartılınca, caddenin geliş ve gidişi iki buçuk-üç metreye düşmüş ve ulaşım sizlere ömür olmuştu. Hele de yaz aylarını varın siz tahmin edin…

Geçtiğimiz haftalarda Büyükşehir’in Sahil Projesi’ne bağlı olarak bu caddedeki yatır görünümlü refüjüne de el attığını, söz konusu üç kerte enindeki refüjü bir metreye indirdiğini sevinerek öğrendim. Öğrendim ama, sevincim de kursağımda kaldı. Zira Büyükşehir, mevcut refüjün Kocaali Yolu’ndan sonrasını düzenlemiş.

Yani son 500 metresini. İlçe merkezinden, Kocaali yoluna kadar olan bin yüz metrelik bölümde o yatır gibi refüj duruyor. Hazır başlamışken diyorum, Büyükşehir bu sorunu toptan çözse. Çözse de, ilçe halkı da, yazın gelen turistlerde daha bi rahat etse..

İKİ: İTHAL ARMUT FİDELERİ

Büyükşehir Belediyesi, Adnan Menderes Caddesi’ne yaptığı yeni düzenlemeden sonra, söz konusu caddenin orta refüjüne 4 metre aralıkla yabani armut fideleri diktirmiş. Baştan sona kadar tek tek saymadım ama şu anda o refüjde yüzlerce yabani armut fidesi bulunuyor. Adı, ‘Yabani armut’ ama armut falan verdikleri yok. Süs bitkisi olarak geçiyor ve çok da güzel çiçek açtığı biliniyor. 

Anlattığım, gündeme getirmeye çalıştığım, refüje dikilen yüzlerce yabani armut fidesi değil. ‘Neden yabani armut fidesi diktiniz?’ diye de sormuyorum. Anlatılanlara göre, bu yabani armut fideleri dış ülkelerden ithal edilmiş. Ve yine anlatılanlara göre her bir fidenin ithal fiyatı da 220 Euro tutarındaymış. Benim de araştırmalarımda, bu fiyatın, 160-210 Euro civarında olduğunu öğrendim.

Bu yabani armut fidesi iddiasında bulunan ben değilim. Ben bugün yazarak belki de şehirde ilk kez gündeme getiriyorum. Bunu fide işinden anlayan birileri araştırmış, bulmuş, şimdi de dillendirmeye başlamış. Yüzlerce yabani armut fidesi, tanesi 220 Euro’dan Büyükşehir tarafından ithal edildiyse o paraya acırım.

Bence Büyükşehir Belediyesi’nin ilgili dairesi, bu iddialara bir an önce cevap vermelidir. ‘Evet aldık’ da diyebilir. ‘Tanesi 220 Euro değil, sadece 30 Euro’ da diyebilir. Veya ‘O fideleri yurt dışından değil, Sapanca’dan aldık’ da diyebilir. Yani bir şey denmesinin vakti geldi de geçiyor. Ben bunu hatırlatmak istedim.

ÜÇ: SÜRÜCÜ KURSLARI!

Adapazarı’ndaki sürücü kursları kursiyerlerini daha önce, Camili-Karaman arasındaki ana yolda eğitiyor, sınavlar da yine bu yolda yapılıyordu. Birkaç ay evvel eğitim ve sınav yolu, Camili 1’in içine çekildi. Camili içinden Karaman arasında bir güzergah belirlendi ve sürücü kurslarının eğitmen şoförleri, kursiyerlere direksiyon eğitimlerini, bu resmen belirlenmiş yolda veriyor.

O bölgede oturduğum için her gün gözlemleme fırsatım oluyor. Camili 1, son derece sessiz ve sakin bir mahalledir. Minik minik çocuklar dahi, ana caddelerin dışındaki sokaklarda son derece güvenli bir şekilde oynarlar. Çünkü o sakaklardan günde ya üç araç geçer, ya da dört. Bu kadar sakindir yani.

Bazı sürücü kurslarının eğitim otomobillerini son zamanlarda, bu sessiz, sakin sokaklarda görmeye başladım. Bu güzergahtan sapma, sadece şoför eğitmenlerinin isteğiyle mi yapılıyor, yoksa kurs yöneticilerinin haberi var mı bilmiyorum. Ama şunun altını çiziyorum; bu eğitim otomobilleri, resmi olarak bildirilmiş, eğitim görülen güzergahın dışında en küçük bir kazaya karışır, bir çocuğun yaralanma veya ölümüne neden olursa onları kanunun elinden hiç kimse kurtaramaz.

Sakin sokaklarda kursiyer eğitiminin daha kolay olduğunu düşünüp, güzergahlarını değiştiren o sürücü kurslarının şimdilik adını vermiyorum. Bu ısrar devam ederse, güzergah dışı fotoğraflarını yayınlayacağım. Hem sürücü kurslarının, hem de ilgililerin dikkatine..

DÖRT: ŞEMSİYELİ BAHÇE

Büyükşehir Belediyesi, Atatürk Parkı’nın içine eskiyi yad etmek adına Şemsiyeli Bahçe’yi yeniden hizmete soktu. Gerçi, yeni bahçenin şemsiyeleri, pazarcı şemsiyesi gibi ama olsun. İnsanlar çaylarını içerken, yağmurdan ve güneşten korunabiliyor.

Şimdi Ramazan. Şemsiyeli Bahçe’deki çay-kahve servisleri iftardan sonra başlıyor. Ama masa ve sandalyeler bahçede halka açık olarak duruyor. İsteyen gidip gazetesini okuyor, dinleniyor vs.. Tamam da, o şemsiyeler neden kapalı? Vatandaş gündüz vakit geçirmek için bu bahçeye geliyor, oturuyor ama şemsiyeler kapalı. Şunları akşamdan açık bırakın. Vatandaşta gündüz boyu, yağmur veya güneşten korunsun. Şemsiyeler açık kalınca, fazla mı yakıyor acaba!..