Doğduğumda merhum babam Hafız Mehmet Aydın Efendi cami imamıydı (v. 1978), ha keza merhum amcam Hafız Hasan Aydın da cami imamıydı (v. 1080). Kur’an okunan ailede doğmuş olmak “sosyal ve duygusal sermaye” bakımından yitirilmez bir hazinedir. Büyüklerimizi okutan merhume nenem (babaannem) eşi genç yaşta vefat ettiği halde maddi yoksulluğa rağmen, manevi zenginliğe eren gönlüyle onları Düzce de Merhum Hasan hoca efendinin eğitimiyle hafızlık lütfüne ermelerine vesile olmuştur. Cümle geçmişlerimize Rabbim mağfiret buyursun. Amin.
İmamlık ister mihrab, ister kürsü ve isterse minberde olsun ana kitabı Kur’an olmadan ifası mümkün olmayan bir vazifedir. Az veya çok her müslümanın Kur’anla yaşayan bir irtibatı vardır. Kur’anın ezberlenmesi de her Müslüman için en yüksek paye iken, bir din görevlisi için ise daha da önem arz etmektedir. Hafız olmamak daima bir üzüntü/sıkıntı sebebidir. Mihrabın ve kürsünün lezzeti, ziyneti hafızın hafızasından geçtiğini bilmeyenimiz yoktur.
HAFIZ; Kuranın tamamını ezberleyen kimseye denir. Bazen Hamil, bazen Ehlül Kur’an, bazen de sahibul Kuran gibi sözcüklerle de ifade edilmiştir. Hamili Kurana saygı, Allah’a tazim demek olduğu hadisi şerifi hepimizin malumudur.
Merhum Ali RIZA SAĞMAN HOCAEFENDİ; Sesi güzel ve usul ve vucuhat bilmeyenlere hafız bey diye hitap eder, Sesi güzel olmasa da usul ve vucuhat bilenlere Hafız efendi dediği kayıtlarında anlatılır.
KUR’ANIN MUHAFAZASI İKİ YOLLA OLMUŞTUR.
“Şüphe yok o zikri biz indirdik biz, muhakkak biz onuda muhafaza edeceğiz” Hicr suresinin 9. Ayetinde, Elmalılı müfessir; “O halde bu va’d varken sahabe Kur’anın Mushafa cem’ile niçin meşgul oldular? Sualide varid olamaz. Çünkü hafızların hıfzı gibi onların Cem’ide Allahu Tealanın esbabı hıfzı cümlesindendir. Allah onun hıfzını taaahhüd ettiği içindir ki onları bu suretle cemü zapta muvaffak etmiştir. (Elmalılı 5/3041)
Ebu Bekir İbnul Arabi, “Özellikle kıraat vecihlerinin Mushaflarda değil rivayet yoluyla yani ezberden aktarılarak yaşatıldığını ifade eder.” (Ahkamul Kuran) İBNÜL CEZERİ DE; Daha sonra Kur’anın naklinde Mushafların ve kitapların korumasına değil, kalplerin ve zihinlerin korumasına (ezberlemesine) güvenilmiştir. Bu durum yüce Allahın bu ümmete nasib ettiği değerli özelliktir. (En Neşr, 1, 6)
“Senin kalbine ki bir uyarıcı olasın diye indirdik” (Şuara, 194) Kur’anın kalbe inzal olmasının da bize vereceği bir çok dersler vardır. Necmeddün Kübra tefsirinde der ki; Eğer Tevrat da Hz Musaya elvah/levhalar ile indirilmeyip de böyle kalbine indirilmiş olsaydı, gazap zamanında onları elinden bırakıvermezdi ve ilmi ledün öğrenmek için Hızırı aramağa gitmezdi” (Elmalılı, 5/3644)
Bu konuda ki bazı hadisi şerifler; Resûlullah sallallahu aleyhi ve selem; “Kur’an okuyunuz. Çünkü Kur’an, kıyamet gününde kendisini okuyanlara şefaatçi olarak gelecektir” “Kur’an’ı gereği gibi güzel okuyan kimse, vahiy getiren şerefli ve itaatkâr meleklerle beraberdir. Kur’an’ı kekeleyerek zorlukla okuyan kimseye de iki kat sevap vardır.” “Sadece şu iki kimseye gıpta edilir: Biri Allah’ın kendisine Kur’an verdiği ve gece gündüz onunla meşgul olan kimse, diğeri Allah’ın kendisine mal verdiği ve bu malı gece gündüz O’nun yolunda harcayan kimse.” “Her zaman Kur’an okuyan kimseye şöyle denecektir: Oku ve yüksel, dünyada tertîl ile okuduğun gibi burada da tertîl ile oku. Şüphesiz senin merteben, okuduğun âyetin son noktasındadır.” “Kim Kur’an’ı okur ve onu güzelce ezberler, helâlini helâl, haramını haram kabul ederse, Allah bu sayede o kimseyi cennetine sokar. O kişi de kendi ailesinden hepsi cehennemi hak etmiş on kişiye şefaat eder” “Şu Kur’an’ı hâfızanızda korumaya özen gösteriniz. Muhammed’in canını kudretiyle elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, Kur’an’ın hâfızadan çıkıp kaçması, bağlı devenin ipinden boşanıp kaçmasından daha hızlıdır.” “Kur’an hâfızı, bağlı devenin sâhibine benzer. Deve sahibi devesini sürekli gözetirse elinde tutar. Eğer onunla ilgilenmezse kaçıp gider.”
HAFIZLIK SÜRECİ
Bir öğrencinin hafızlık sürecini en doğru hocası anlatabilir. Ben yine de hocamın izniyle kısaca birkaç cümle sarf edeyim. Öncelikle irade ve azim gerekir. Karar aşaması çok önemlidir. Unutmamalı ki “İnsan için ancak emeğinin karşılığı vardır, onun emeği değerlendirilmeye alınacak ve karşılığı kendisine eksiksiz ödenecektir” (Necm suresi, 39,40,41) “Karar verip de bu kararı uygulamaya koyuldun mu, o zaman da Allah’a tevekkül et. Şüphesiz ki Allah tevekkül edenleri sever” (Ali İmran, 159)
İkinci ve en önemli, olarak hocalarımız olmadan bu talebeliği başarmak çok mu çok çok zordur. Her türlü nefsi engele, harf, hareke ve uslub ve sistem hatalarından koruyacak olan ancak hocalarımızdır. Başarının anahtarı hocalarımızın irşad, dua ve ikazlarıyladır. Rabbim onlara hayrı kesir lütfetsin. Amin.
Öğrenci bir tohumsa, hocası da topraktır. Çuvalda ki tohum toprak olmazsa nasıl büyüyecek ve gelişecektir. Onlar sadece toprak değil belki başarılı birer bahçıvandırlar. Mekan olarak da İlahiyat Fakültesi benim için ayrı bir “Kur’an Kursu” hatırası yaşatmıştır. Soranlara ben Sakarya İlahiyat Fakültesi hafızıyım deme imkânını bana bahşettiler. Ezberde farklı metotlar olmakla beraber, biz her gün bir sayfayı hedefledik. Bazen yoğun programlarım sebebiyle aksama olduysa da hocamın yanına daima giderek, nefse tembellik imkânı vermemeye gayret ettik. Hocam ise hiçbir anımın derssiz geçmemesine özen göstermekteydi. Yaşam tarzımı hafız öğrenciliği üzerine programlamıştım. Her cüzden beş sayfa ezberlediğim de camimizde ki mukabele programına ezber okuyarak devam ettim. Zira camimizde sabah namazlarından önce her gün bir cüz (yirmi sayfa) mukabele eksiksiz devam etmektedir. Hem mukabele ve hem de ezber okumak kolaylık ve zorluğu bağrında barındırmıştır. Her sıkıntının dua ve istişareyle aşılacağı gerçeğini unutmamak gerekir.
HOCAM DOÇ. DR. ALİCAN DAĞDEVİREN
Doç Dr Alican Dağdeviren hocam, Erzurum’da doًğdu. İlkokul ve ortaokulu Yalova’da, lise eًğitimini İstanbul’da tamamlad‎ı. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. Yüksek lisans ve doktora eğitimini SAÜ İlahiyat Fakültesi Tefsir Anabilim dal‎ında tamamladı‎.Özel çal‎‏ışmalar‎ını klasik Arap dili ve edebiyat‎ alan‎nda sürdürerek icazet aldıı. K‎ıraat alan‎ındaki çal‎‏maları‎nı (A‏şere-Takrib, Tayyibe) icazet alarak tamamladı‎ı. Hat sanat‎ alanı‎ndaki çal‎‏ışmalar‎ın‎; nesih, sülüs, r‎ka ve kufi dalları‎n da sürdürmektedir.
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öًğretmenliًği görevinde bulundu. Diyanet İş‏leri Ba‏şkanlığı‎ً‎ Harput Eًğitim merkezinde Kur’ân-‎ Kerim öğretmenliği yaptı‎ı. Hâlen Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Anabilim dalın da‎ öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Sevgili hocam bana Allahın bir lütfüdür. Kendisine duacı ve minnettarım. Ondan sadece tashihi huruf, ezber ve vucuhat değil aynı zamanda örnek bir eğitimci ve dost bir kişilik ve kimliğini de görme, tanıma, öğrenme ve vesilesiyle ilim dünyasıyla tanışma lütfüne nail oldum. Sayın hocam fakülte öğrencileri tarafından da ilgiyle ve sevgiyle takip edilen bir muallimdir. Sevgili Alican hocamı size anlatmam mümkün değildir. Hocamızın muallimliği “İHSAN VE RAHMET” üzere olmasıdır.
Zamana özenli olması, güler yüzü, bol ikramı, daima ümit ve moral bahşetmesi, okuduğum cüzler Orhan camimize gelerek bizzat yakın çekimden takip etmesi, hafızlık imtihan ve diploması için teşvik edip beraberce İstanbul2a kadar gelmesi ve daha sayılamayacak birçok hatırası gönlümde muhafaza edilmektedir. Hafızlığım kadar O’nu tanımış olmamdan dolayı da sevinçliyim. O’na ve ailesine özel teşekkür eder ve dualarımı arz ederek ellerinden öperim. Hocam hakkınızı lütfen helal ediniz.
PROF.DR. H.MEHMET GÜNEY
Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi dekanımızdır. Hocamızın hafızlığım esnasında bana karşı gösterdiği teveccüh ve güler yüzlü tavrıyla daima destekçim olmuş. Kur’ana gösterilmesi gereken saygının yansıması olarak, her karşılaşmamda ilgisini ve övgüsünü yaşamışımdır. Hıfzımın hitama ermesiyle hocam Alican beye, Mustafa hocama bir plaket verelim ve örnek olması bakımından öğrencilere bir Çarşamba konferansıyla bu işi taçlandıralım buyurmuştur. Tüm mahcubiyetimle beraber kabul ettiğim âli görevi “HAFIZLIĞIN YAŞI YOKTUR- HAFIZLIK YOLUNDA ALTIN ÖĞÜTLER” adıyla 13 Şubat günü fakülte binasında adı anılan konferansı eda etmeye gayret ettim. Sayın dekanımız ve hocam ve diğer hocalarım ve dinleyicilerin katılımıyla hitama eren program esnasında sayın Dekanımız bir plaket vererek teşekkür ve takdirlerini bildirdiler. Ayrıca Doç Dr Alican hocamın ve Prof Dr Abdullah Aydınlı beyin de konuşmaları ve hüsnü şahadetleriyle program sona ermiştir.
Sayın Dekanımızın cesaret verişi ve hafızlık yapmak isteyenlere ve hafızlık müessesesine bir halka olabileceğini düşündüren program umarım amacına ulaşacaktır. Acaba yapabilir miyim diye düşünenlere, yapabileceklerini müjdelemektir tek gayemiz. Sayın dekanımıza ayrıca teşekkürlerimi ve dualarımı arz ederim.
Programın medyada yer almasıyla vicahen veya telefon ederek tebrik ve teşekkürlerini ulaştıranlara daima duacı olduğumu belirtmek isterim. Özellikle Hocam Alican Beyle camime kadar gelerek tebrik ve “özel ve anlamlı” hediyesini sunan Prof Dr Mustafa Akçay hocama da saygı ve sevgilerimi sunarım. Hocamızın isimlik ve kalemliği olan hediyesinde ki şu dörtlüğünü sizinle paylaşmak isterim.
Olmazlar olur inan varsa azm yüreğinde
Bak rüyası hayat buldu Can Hoca elinde
Büyük azimli, pak yürekli Hoca Mustafa
Hıfz etti Kelam’ı Hak’kı sinni kemalinde
14 Şubat 2013 Prof Dr M. AKÇAY
Orhan Camii’nde ki görev arkadaşım ve kadim dostum Sayın Alaaddin Beşel hocamızın dörtlüğü için gönülden teşekkür ve dualarımla.
YÜCE KİTAP
Ey! Şanı mahşere dek korunan yüce kitap
Yetmez seni övmeye, hiçbir söz, hiçbir hitap
Seni ezberledi Hafız oldu hocamız Mustafa
Hesap günü Mizanda “Bizi yalnız bırakma”
20 02 2013 Alaaddin Beşel
DUAMIZ

Allah’ım! Bize okuduğumuz Kur’anın her bir harfinden ayrı bir tad, her kelimesinden bir keramet, her ayetinden ilahi bir inayet ve her suresinden bir saadet bahşeyle. Okuduğumuz her cüzün ecrini ihsan eyle. Allah’ım! Bize “elif” ile ülfet etmeyi nasib eyle, “be” ile bereket ihsan eyle. “te” ile tevbe etmeyi nasib eyle, “se” ile sevablarımızı artır, “cim” ile güzellikler nasib eyle, “ha” ile hikmet, “hı” ile dostluk, “dal” ile yakınlık, “zel” ile zeka, “ra” ile rahmet, “ze” ile ziyadelik, “sin” ile selamet, “şın” ile şifa, “sad” ile doğruluk, “dat” ile ziya, “ta” ile taravet, “za” ile zafer,”ayn” ile ilim, “ğayn” ile zenginlik, “fe” ile kurtuluş, “kaf” ile yakınlık, “kef” ile yeterlilik, “lam” ile lutuf, “mim” ile mev’iza, “nun” ile nur, “vav” ile velayet, “he” ile hidayet, “lamelif” ile sana kavuşma, “ye” ile kolaylık ver. Muhammedeleyhisselama, aline ve ashabına salatu selam olsun. Amin.