Yeni Sakarya Gazetesi yazarı Recep Sarıhan, bu haftaki köşe yazısında şehirlerin yalnızca yapılarla değil, yetiştirdiği gönül ve ilim insanlarıyla da kimlik kazandığını belirterek Seyyit Osman Adapazari’nin hayatını ve Adapazarı’nın manevi dünyasındaki yerini ele aldı.
“Ruhu vardır şehirlerin” sözleriyle yazısına başlayan Sarıhan, tarihi eserlerin, doğal güzelliklerin, mabetlerin, türküler ve şehirde yetişen ilim-irfan sahiplerinin kentlerin ruhunu oluşturduğunu ifade etti.
“Adapazarı’na ruh katanlardan birisi”
Seyyit Osman Adapazari’yi, “Adapazarı’na bu ruhu katan ve çorak toprakları bereketlendirenlerden birisi” olarak anlatan Sarıhan, buna rağmen hayatına ilişkin bilgilerin oldukça sınırlı olduğuna dikkat çekti.
Adapazari’nin doğum ve ölüm tarihlerinin bilinmediğini aktaran Sarıhan, günümüzde Adapazarı’nın Solaklar Mahallesi’nde kendisine atfedilen bir türbenin bulunduğunu belirtti. Türbeyi ziyaret ettiğini anlatan Sarıhan, çevrede yaşayan vatandaşlarla da konuştuğunu ancak Seyyit Osman Adapazari hakkında detaylı bilgiye ulaşamadığını ifade etti.
Divanı Millet Kütüphanesi’nde
Sarıhan’ın aktardığına göre Seyyit Osman Adapazari’nin 18. yüzyılın ikinci yarısı ile 19. yüzyılın ilk yarısı arasında yaşamış olabileceği düşünülüyor. Hakkındaki sınırlı bilgilere rağmen günümüze ulaşan bir divanı bulunuyor.
Millet Kütüphanesi’nde bulunan divanındaki şiirlerden Adapazari’nin Kadiri meşayihinden olduğunun anlaşıldığını belirten Sarıhan, yazısında şu dizelere yer verdi:
“Kime mensûbiyyetin var sorar isen ârifâ
Hazret-i Geylânî Pîr’in bir günahkâr kemteri”
Sarıhan, Adapazari’nin manevi silsilesine ilişkin farklı değerlendirmelerin bulunduğunu, ancak bu konuda kesin bilgilerin sınırlı olduğunu da kaydetti.
Ruslarla mücadeleye şiirlerinde yer verdi
Seyyit Osman Adapazari’nin şiirlerinde mücadele ve cihat temasının da görüldüğünü aktaran Sarıhan, Ruslarla yapılan savaşlara işaret eden dizeler bulunduğunu ifade etti. Bununla birlikte şiirlerde bahsedilen mücadelenin 1806-1812 Osmanlı-Rus Savaşı mı, 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı mı yoksa başka bir savaş mı olduğunun bilinmediğini belirtti.
Solaklar’da tekkesi bulunuyordu
Sarıhan, geçmişte Solaklar’da Seyyit Osman Adapazari’ye ait olduğu belirtilen bir tekkenin bulunduğuna ilişkin yerel anlatıların olduğunu da aktardı. Ancak tekkenin ne zamana kadar faaliyet gösterdiği ve son postnişininin kim olduğu konusunda kesin bilgi bulunmadığını ifade etti.
Serdivan Belediyesi’nin geçmiş yıllarda Seyyit Osman Adapazari’nin divanı üzerinde çalışmalar gerçekleştirdiğini hatırlatan Sarıhan, divandaki bazı şiirlerin bestelendiğini ve bu eserlere internet üzerinden ulaşılabildiğini belirtti.
“Şehirler yeniden ruh kazanır”
Seyyit Osman Adapazari’nin bıraktığı divanın önemli bir kültürel miras olduğuna vurgu yapan Recep Sarıhan, yazısını bu mirasın gelecek kuşaklara aktarılması temennisiyle tamamladı.
Sarıhan, “Kim bilir, birileri çıkar Seyyit Osman Adapazari’nin divanının okunduğu ilim ve gönül halkaları kurar bir gün. Onun nefesi, onun ilim ve irfanıyla yeniden ruh kazanır betonlarla doldurduğumuz şehirler” ifadelerini kullandı.
Fotoğraf: sosyal medya



