Bu beraberlik hiç yakışmadı!

Sakaryaspor'umuz, İskenderunspor karşısında sahaya mutlak galibiyet parolasıyla çıktı. Tribünlerdeki taraftarlarımız da maça hazırdı; herkesin beklentisi üç puandı. Çünkü bir tarafta ligde tutunmaya çalışan bir İskenderunspor, diğer tarafta oynadığı beş maçın tamamını kazanmış bir Sakaryaspor vardı.

Peki ne oldu da sahadan beraberlikle ayrıldık? Sahada gördüğümüz Sakaryaspor, ne yazık ki bu maçın öneminin farkındaymış gibi oynamadı. Rakibine karşı beklenen üstünlük kurulamadı; oyuna sonradan giren futbolcular da beklenen katkıyı sağlayamadı. Teknik direktör Ümit Bozkurt ve ekibinin de takımı harekete geçirme konusunda yeterince etkili olamadığını düşünüyorum. Elbette değerlendirmeyi yalnızca teknik heyete yüklemek doğru olmaz; futbolcuların da sahadaki sorumluluklarını yerine getirmesi gerekiyor.

Peki neden bu kadar kızgınım? Çünkü bu iki puanın ne kadar önemli olduğunu biliyorum. Sezon sonunda şampiyonluk hesabı yapılırken bugün kaybedilen puanların değeri daha iyi anlaşılacak. Üstelik geçmişte de benzer acılar yaşadık. Yıllar önce eski statta Adana Demirspor'a karşı kazanırsak şampiyon olacağımız son maçta Taner'in golleriyle 2-0 geriye düştük, ikinci yarıda bastırmamıza rağmen maç 2-2 bitti ve şampiyonluğu kaçırdık. İşte bu puan kaybı bana o günleri hatırlattı.

Yine de geçmişe takılıp kalmanın anlamı yok. Önemli olan hatalardan ders çıkarıp önümüzdeki maçlara daha iyi hazırlanmak. Önümüzde Beyoğlu Yeni Çarşıspor maçı var. Pazar günü İstanbul deplasmanında takımımızın sahaya çok daha istekli ve kazanma arzusuyla çıkmasını bekliyorum. İskenderunspor karşısında kaybedilen iki puanın telafisi ancak buradan galibiyetle dönmekten geçer.

Kızgınlığım Sakaryaspor sevgimden geliyor. Bu taraftar, sahada sonuna kadar mücadele eden bir takım görmeyi hak ediyor.

Hoşça kalın, esen kalın değerli okuyucularım!