Vladimir LENİN bu soruyu 100 sene önce sormuş ve tarihin akışı değişmiş.
Bu günlerde de herkes birbirine soruyor, “Ne yapmalı” diye.
AK Parti’yi iktidardan düşürmek için ne yapmalı?
Belediye başkanlarını devirmek için ne yapmalı?
Memleketi kurtarmak için ne yapmalı?
Ne yapmalı da akıl sağlığımızı korumalıyız?
Yoksa hasta olacağız hepimiz.
İnme inecek bir yerlerimize!
Bir şeyler yapmalı, bir şeyleri değiştirmeli ve dönüştürmeliyiz ki yatağımızda dönmeden uyuyabilelim akşamları.

Bazı soruların cevabını vermek gerekiyor önce.
Kim haklı, kim haksız?
Kim suçlu, kim suçsuz?
Önümüzde seçimler var peşi sıra…
Kim şanslı, kim şanssız?
Kim bahtlı, kim bahtsız?
Soruyu da doğru sormamız gerekiyor:
Muhalefet nasıl kazanır mı demeliyiz?
Yoksa AK Parti nasıl kaybeder mi?
AK Parti kaybederse mi kurtulur memleket?
Yoksa daha da güçlenirse mi?


Şurası kesin ki hırslarımız ve ihtiraslarımız var hepimizin.
Gelecek kaygımız, beklenti ve menfaatlerimiz var.
Ne yapmalı da korumalı menfaatleri?
Ne yapmalı da tutmalı köşeleri?
Nasıl bir hareket tarzı benimsemeli?
Neler yazmalı, neler söylemeli?
Çok bağıran mı çok haklıdır?
Çok konuşan mı, çok yazan mı?
Söyleyince acı söyleyen mi haklıdır?
Susunca derin susan mı?
Yalan ve iftira ile devrilir mi ağaçlar?
Söz ağızdan çıktıktan sonra doğrulur mu devrilen çamlar?
Hepsini konuşacağız hafta boyunca…
Her şeyi masaya yatıracağız.
Kimin haklı, kimin haksız olduğunu…
Kimin şanslı, kimin bahtsız olduğunu…
Muhalefetin nasıl kazanabileceğini…
AK Parti’nin nasıl kaybedebileceğini…
Bunların hepsini detaylı bir şekilde ele alacağız.

Ne yapılması gerektiği, ne söylenmesi gerektiği, ne yazılması gerektiği konusunda kafa yoracağız ama…
Bakmadan geçemiyorum bu günlerde;
Çimenlerin içinde biten o güzelim gelinciklere…