Şimdi de şike çıktı. Necip Fazıl’a, “Kirlilik hakkında nasıl bu kadar kesin ve iddialı konuşuyorsunuz?” demişlerdi de, “Haliç’in neresinden damlalıkla bir damla alsan aynı derecede mikrop çıkar” diye cevap vermişti.
Ali Şen… Aziz Yıldırım… Sadettin Saran… Ünal Aysal… Spor dışında ne iş yaparlar? Ünal Aysal, RAM dış ticaret kökenli. RAM, Koç’un. Aysal, Belçika’lı ortağıyla enerji ihalelerinin tam göbeğinde. Devlete elektriği pahalı satıyor diye tartışılan bir isim. Aysal’ı GS’ye başkanlık için öneren kim? İnan Kıraç. Bu arada Koç grubu, telefon dinlemelerini önleyen “enigma” diye bir cihaz üretmiş, TV’de reklamı var. Takıyorsun telefonuna dinleyemiyorlar. Ne Ergenekon kaldı ne şike… Geç kaldılar ama olsun. Telefonları dinleyenler hiç olmazsa “yorumlar”ı kayda alamazlar.
Fadıl’ı tanıyorsunuz, Jet Fadıl. O da kulüp başkanıymış. "Sayın Aziz Yıldırım siz acaba silah tüccarı mısınız? Sayın Aziz Yıldırım siz askerlik yaptınız mı?” diye basın açıklaması yapmış. "Sayın Özgener'e de soruyorum, seni acaba arkadan İsrail mi yönetiyor? Seni acaba doğuya istihdam gelmesin, doğuda kan aksın diyen dış güçler ve Aziz gibi iç güçler mi yönetiyor?"
Pakize Suda Adapazarı’ndaymış. Hemen telefon geldi. Zeki Aydıntepe ile aynı masadaymış. Eee? Beni neden arıyorsunuz? Zeki Toçoğlu’yla oturacak değil ya. Kadın, gazeteci. Zeki Toçoğlu sevmez gazetecilerle konuşmayı. Benimle konuşmuyor mesela. Pakize Hanım demiş ki Zeki Aydıntepe’ye, “Burada erkekler niye bu kadar gergin?” Gergin?
Sabaha karşı denk geliyorum Habertürk’te, Pakize Suda mikrofonu uzatıyor. Sakın kaçırmayın. Antalya’da soruyor: “Ortadoğu ülkelerini sayar mısınız?” Cevap: “Hindistan, Pakistan, Afganistan.” Sivas’ta soruyor: “Cumhur nedir?” Cevap: “Vatanını, memleketini canından çok sevmektir!” Malatya’da soruyor: “Türkiye’nin en uzun nehri?” Cevap: “Nil!” Ortak cevap her şehir de aynı: “Ayyy ne desem bilmem ki. Bugün kafam çok karışık.”
Türkiye’de şike varmış. Çok şaşırdım. Milyarlarca liranın döndüğü bir sektörde fair play dışında bir beklentim yoktu zaten. Futbolcu “hoca” arıyor. Teknik değil manevi. “Hocam gol atmazsam günah olur mu?” Nasıl yani? “Atmazsam 150 bin verecekler…” Cevap: “Sorun olmaz.” “Hoca” bunu söyleyen. Hocam benim de bir sorum olacak? Rakip kaleye atmayıp bir de kendi kalesine atıp 150 bin daha alırsa, sorun olur mu? Şerefsiz, haysiyetsiz hoca!
Şike ha? Vaaayyyy… Hem de Türkiye’de. Sevmeyiz ki biz kumarı! Gavur sever onu. Alman Federal İstatistik Dairesi verilerine göre şans oyunlarından devletin aldığı pay 3 milyar 300 milyon eurodan fazla. Eskiden beri var futbolda bahis sektörü. Her ülkede. Spor olsun diye yapılmaz yani spor! Yasal bahis oyunu “İddaa” kurulmadan önce de “toto- loto” vardı zaten. Şimdi her sokakta bir İddaa bayisi var. Gazeteler “İddaa’da kazandıran” ekler veriyor. Kültür sanat, bilim ekleri verse ne olacak, direk çöpe… Bulmacalar da neredeyse tamamı yanlış çözüldükten sonra çöpe… “Türkiye 8 milyar dolarlık bahisle “devlet eliyle oynatılan” bahis liginde dünya üçüncüsü”ymüş. Rakam eskidir haa...
Sevmeyiz kumar mumar. Karşıyız batının ahlaksızlığına. Yapmayız yanlış işler. Rüşvet vermeyiz, adam kayırmayız, eksik tartmayız, sahte diploma almayız, başkasına tez yazdırıp doçent olmayız, küçüklerimizi severiz, büyüklerimizi sayarız. Engin Ardıç okuruz. Bu ülkeyi bu hale Kemalistler getirdi, biz bir şey yapmadık. Osmanlı tertemizdi, şimdi de biz pırıl pırıl olduk. Sörvayvır Taner gibi haykırmak istiyorum: “Ohhh yeaahhh gızlar!”
Eczacı Engin Gündoğar’a not: Senden bahsetmediğimin farkındasın değil mi bebeğim!